| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| İnsan Hakları Açısından Eğitimin Sorunları Ve Çözüm Önerileri[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Eğitimci, Baş Müfettiş ![]() İnsan hakları, İngiltere de Taç - Baron çatışması ile başlamış ve uzun yıllar devam eden çatışmalar sonucunda Baronları, Taç'tan bazı haklar almasıyla bir sürece girmiştir. Bu çatışmalar sonucunda Hürriyet Fermanı (Magna Carta Libertatum) 1215'te ilan edilmiştir. Habeas Corpus Kanunu ile 1699' da ilk defa dilekçe vb. haklar kazanılmıştır. Parlamento üstünlüğü, anayasa hükmü haline gelmiş fakat, parlamenter hükümetlerin kurulması 18. yüzyılda mümkün olabilmiştir. Sonra, Amerika'ya göçen yüz civarında İngiliz burada "İnsan Hakları" kavgasını başlatmış ve muvafakat olmuşlardır. Nitekim, ilk yazılı anayasa 1787' de Amerika'da doğmuştur. Fransa'da da hemen 2 yıl sonra 1789' da " İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesi" yayınlanmıştır. Bu haklara, hep savaşlarla ulaşılabilmiştir. Batı toplumu gittikleri yerlere, bu hakları götürmek yerine, oralarda bu hakları, kendileri için kullanmışlar, gittikleri yeri sömürge, halkını köle saymışlardır. Ayrıca, Batı demokrasisinin hürriyet anlayışı bireycidir. İnsan hakları evrensel beyannamesi Newyork'ta 1948' de yayınlanmıştır. İki yıl sonra 1950'de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Roma'da Avrupa Konseyi tarafından ilan edilmiştir. Bu sözleşme ile "aykırılıklara" Avrupa İnsan Hakları Divanı'nın el koyacağı hükmü getirilmiştir. Bu gelişim devam ederek 1975 de Cenevre'de son senet olarak AGİK tarafından açıklanmıştır. Bir hususa burada işaret etmek yerinde olacaktır. 1948 de Amerika' da "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi "; 1950 de Roma da "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi" ilan edilirken Türkiye'de de çok partili sistemle Demokrat Parti iktidara gelmiştir. Batıda acımasız savaşlarla insan hakları elde edilirken, İslam dünyası 600. yılda Kuran'la savaşsız olarak ve ilahi bir şekilde bu haklara kavuşmuştur. Aynı şekilde Hıristiyan dünyasında da ilahi olarak İncil'le haklar verilmiştir. Bu nedenle, her iki din; köleler, fakirler vb. halk kitleleri arasında hızla yayılmıştır. Gerek ilahi ve gerekse dünyevi olarak elde edilen hakların korunması ve gelişen bilim dünyasının etkisiyle ilerleyen veya yeniden ortaya çıkan insan haklarının tanınması korunup kullanılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, hak ve hürriyetler; temel hürriyetler (kişi, güvenlik, mülkiyet hakkı, eşitlik, konut dokunulmazlığı); iç hürriyetleri (kişiye inançlarını, bilgilerini, manevi niteliklerini kazanma ve gerçekleştirme, fikir, din, vicdan, ibadet, eğitim - öğretim vb.); sosyal davranış hürriyetleri (toplanma, dernek kurma, basın - haberleşme); siyasi haklar (seçme - seçilme) şeklinde sınıflandırılabilir. Bunlardan, temel hürriyetler, sınır hürriyetler olup diğer hakların var olma şartıdır. Buraya kadar özetlemeye çalıştığım hak ve hürriyetlerin elde edilmesi için ne kadar zor şartların ve uzun bir zamanın aşıldığı görülmektedir. Halen her şey başarılmış değildir. Önemli olan, bireylerin, kendisinin insan olduğunu, insan olmanın diğer canlı ve cansız varlıklardan çok farklı, onurlu, erdemli bir ayrıcalığı ifade ettiğini, bu ayrıcalığın, insanı anlamlı kılan bir takım hak ve hürriyetlere sahip olmasından kaynaklandığını, bu ayrıcalığı bilmesi, tanıması, koruması, geliştirmesi ve kullanması hususudur. Bence eğitim ile insan hakları burada bir korelasyon oluşturuyor. Basitçe şöyle söyleyebilirim: Eğer birey hak ve hürriyetlerini biliyor, tanıyor, koruyor, geliştiriyor ve kullanabiliyorsa iyi bir eğitim görmüştür sonucuna ulaşırız. Eğitim, bireyin davranışında kendi yaşantısı yoluyla, kasıtlı olarak, istendik değişme meydana getirme sürecidir. Böyle olunca, birey evvela kendisinin insan olmaktan doğan haklarını kullanması ve bunu davranış haline getirmesi gerekir. Bunun yaşantı haline gelebilmesi ise nitelikli eğitimle olur. Çünkü, insan, yaşantısının ürünüdür ve yaşadığını öğrenir. Nitelikli eğitim, eğitim düzeyi yüksek insanlar üretir. Eğitim düzeyi yüksek insanlar:
Düşünüyorum o halde varım. (Descartes) Bunun için de;
Ayrıca, yetkililerin "her insan saygıdeğerdir" fikrine inanması ve etkili olduğu için değil insan olduğu için saygıdeğer olduğunu hissetmesi ve bundan zevk alması lazımdır. Mustafa Erkaya; 1941, Ereğli, Konya doğumlu. Gazi Eğitim Enstitüsü, Fen grubu ve Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim fakültesi, eğitim ve yönetimi bölümü mezunu. Çeşitli yerlerde ortaokul ve liselerde yönetici ve müdür olarak çalıştı. 1976 yılından Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişi görevine başlamış olup, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunmuştur. 1983'ten bu tarafa da baş müfettiş olarak görev yapmaktadır. | |
| | |
| |
![]() |
| Tags: acisindan, cozum, egitimin, haklari, insan, onerileri, sorunlari |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Proje önerileri | insatiable | Trafik Güvenliği ve İlkyardım Kulübü | 1 | 16-11-08 19:37 |
| Eğitimde çoklu zeka teorileri açısından otizme bir bakış | YitiK | Otizm ve Eğitimi | 1 | 23-08-08 14:56 |
| Bebek Ve Çocukların Uyku Sorunlarına Çözüm | YitiK | E-Kitaplar | 0 | 13-08-08 17:38 |
| Elinde "İnsan hakları ve internet" konulu yazı olan var mı? | huritürkmen | Belirli Gün ve Haftalar | 1 | 28-11-07 13:57 |
| Çocuk Hakları, Çalışan Çocuklar ve Eğitim Sorunları | YitiK | Eğitim Sorunları | 0 | 05-11-07 01:00 |
| Bookmarks |
| Seçenekler | |
| ismail | |