2011-2012 Yıllık Planlar | 2011-2012 Günlük Planlar | Plan | Günlük Plan | Yıllık Plan | Öğretmen | Eğitim
Özel Arama



Geri git   2011-2012 Yıllık Planlar | 2011-2012 Günlük Planlar | Plan | Günlük Plan | Yıllık Plan | Öğretmen | Eğitim > KPSS Eğitim Bilimleri > Gelişim Psikolojisi

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et
Alt 11-07-08, 15:45   #1 (permalink)
Profil
Kullanıcı Grubu
Site Yetkilisi
Kullanıcı Bilgileri
 
YitiK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2007

Bulunduğu yer: İzmir
Yaş: 31
Mesajlar: 2,270
Rep Derecesi
Tecrübe Puanı: 10 YitiK isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Rep Puanı : 1
Rep Derecesi : YitiK isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Sponsor
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
İletişim
Standart Psikoloji Akımları-Ekolleri

Psikoloji Akımları/Ekolleri
Yapısalcılık: Kurucusu Wundt’tur. Bu akıma göre psikolojinin amacı insan bilincini ve onun öğelerini araştırmak olmalıdır. Bilincin yapısı araştırmalıdır. Bu akım bunun nedenini, davranışlarımızın temelinde bilinç yattığını söyleyerek açıklamıştır. Bilincin temel birimi duyumdur. İçebakış yöntemini savunmaktadırlar. İnsanın kendi içine bakarak ne düşündüğünü anlatmasıdır. Bilincin yapısını ve zihinsel öğeler arasındaki ilişkileri açıklayan yöntem iç gözlemdir. Örneğin; bir kimsenin korku duyduğu durumun nedenlerini düşünerek bulmaya çalışması, yapısalcılığın önerdiği bir yoldur. Bilincin öğelerini araştırmak ister bu öğeler de duyumdur. Bilinç bilindiğinde davranışların nedenleri de bilinir. Örneğin; bir kimsenin korku duyduğu durumun nedenlerini düşünerek bulmaya çalışması, yapısalcılığın önerdiği yoldur. Bu ekolün önerdiği yolla elde edilen bilgilerin sübjektif olma olasılığı yüksektir. Psikoloji, zihinde geçen bilinç olayların incelenmesidir. Davranışların temel nedeni olarak, bilinçteki sezgiler, duygular ve düşünceleri gösteren yaklaşımdır.
Yapısalcı psikologlara göre psikolojinin konusu, kişinin bilinç durumları olmalıdır. Psikolog, insan bilincini tanımlamalı ve bilinci en yalın elemanlarına (duyumlara) ayırarak incelemelidir. Bu da ancak içebakış metoduyla mümkün olabilir. Algının duyumlara ayrılması gereken bilinçli bir deneyim olarak görürler.

Davranışçılık: Kurucuları, Pavlov, Watson, Skinner… salt gözlenebilen davranışlar üzerinde durmuşlar. İlk deneyi yapan Pavlov, akım haline getiren Watson, felsefi akım haline getiren ise John Locke’dur. Çevreye çok önem vermişler. Davranışlarımızın temelinde öğrenmelerin yattığını düşünmüşlerdir. Ödüllendirilen davranışların pekiştirildiğini düşünmüşlerdir. John Locke; insan bilgilerinin temelinde deneyimlerin yattığını söylemiştir. İnsan doğduğunda zihin boş bir levhadır. Her şey bu deneyimlerle öğrenilir. Organizmanın yalnız gözlenebilen davranışları psikolojinin konusudur.
Watson’a göre psikolojinin konusu, deneysel yöntemlerle özellikle de dış gözlem yolu ile incelenip ölçülebilen davranışlar olmalıdır. Watson’a göre bilinç gözlenemeyeceğinden incelenemez. Dolayısıyla sadece dış gözlemlerle elde edilen bilgilerle davranışlar açıklanabilir. Bu yaklaşım, kişiliğin oluşmasında çevresel etkenlerle fazla ağırlık verdiği için eleştirilmiştir. John Locke, bireyin gelişiminde çevrenin çok önemli bir yol oynadığını ilk kez ortaya atan bilim adamıdır.

Psikonaliz/Psikodinamik: Kurucusu Freud. Davranışlarımızın temelinde bilinçdışı/motivasyon/güdüler yattığını savunmuştur. İnsan davranışlarının büyük bir çoğunluğu bilinçdışıdır. İnsan davranışlarının temelinde cinsellik yattığını öne sürmüştür. Bilinçaltına itilenler toplumca beğenilmeyen cinsellik ve saldırganlık duygularıdır.
Freud’a göre bilinçaltı, kişiliğimizin temelini oluşturur. Bilinçaltı, bilinci çevreleyen daha büyük bir daire gibidir. Bu dairede alışkanlıklarımızın, anılarımızın, eğilimlerimizin büyük bir bölümü yer almaktadır. Bu nedenle davranışlarımızın nedenleri ve özellikle de komplekslerimizin nedenleri doyumla sonuçlanmayıp bastırılarak bilinçaltına itilmiş ihtiyaçlarda ya da bilinçaltına itilen istenmeyen yaşantılarda aranmalıdır. Örneğin; yükseklik korkusu olan bir kimsenin bu korkusunun nedeni geçmişte yükseklikle ilgili olan sarsıcı bir yaşantı ile ilişkilidir. Bilinçaltı, serbest çağrışım ve hipnoz yardımı ile açığa çıkarılabilir. Bu yaklaşım kişiliği id, ego ve süperego olmak üzere üç bölüme ayırarak inceler.
Kadınların niçin fareden korktuklarını araştıran psikologlar, iki bin kadın üzerinde yaptıkları deneylerde şu sonucu elde etmişlerdir: Kadınlar, yanlarında bir erkek varken fare görünce bayılmakta, tek başlarına iken bayılmamaktadırlar. Bu deneyden kadınların korunmaya dair bilinçdışı gereksinimi vardır sonucunu ulaşmışlardır. Bu yaklaşımda psikoanalitiğe girer.

İşlevselcilik: W. James, J. Dewey kurucularıdır. İnsan davranışlarının temelinde daima bir işlev olduğunu düşünürler. Davranışın en temel işlevi de uyumdur. Davranışlarımızın çevreye uyum sağlaması gerektiğini savunmuşlardır. Sağlıklı ya da sağlıksız Darwin’in Evrim Teorisinden etkilenmişlerdir. Bu teze göre değişen çevre koşullarına uyum sağlayan hayatta kalıyor. İşlevsel ekolde uyum sağlayan davranışlar pekişiyor.
Bu yaklaşım zihinsel yaşantının içeriğinden çok, işleviyle ilgilenir. Örneğin; zihin çevreye uymada ve sorun çözmede işlevleri nelerdir? Sorusu bu yaklaşımın ilgilendiği temel sorudur. Fonksiyonalizm (işlevselcilik); duygu, düşünce ve gözlenebilir davranışlarla değil bunların sonuçlarıyla ilgilenir. Eğer sonuç faydalı ve başarılı ise davranış olarak nitelendirilir.

Bütünlükçülük/Geştaltçılık: Bu yaklaşımın temsilcileri Köhler, Koffka ve Wertheimer’dir. Temel kavram algıdır. Çünkü insan algıladığı biçimde davranır. Bireyin davranışını biçimlendiren en önemli etken kendisini ve çevresini nasıl anlamlandırdığıdır. Bütün, parçaların toplamında fazladır/farklıdır. Hümanistlik psikolojiye öncelik ederler. Davranışların bir bütün olduğunu belirtmişlerdir. Bir parça, bütünden ayrı olarak incelendiğinde bütünün anlamını vermez. Ayrıca bütünde ayrı ele alınan parça, bütün içindeki algısından farklı algılanabilir. Bu nedenle davranışlar bütünler halinde incelenmelidir. Geştaltçılar özellikle algı ve öğrenme alanlarında görüşlerini destekleyici sonuçlara vardılar.
Örneğin; bir resim, onu meydana getiren çizgilerden, bir melodi, onu oluşturan tonların toplamından ayrı bir şeydir. Çizgilerin ve tonların tek tek hiçbir anlamı yoktur. Nitekim, farklı şekilde düzenledikleri vakit, aynı tonlardan çok farklı melodiler, aynı çizgilerden de değişik resimler elde edilir.
Davranışlarımız ve yaşantılarımız basit öğelerin bileşiminden oluşmamaktadır. Yaşantılarımız ve davranışlarımız bir magnetik alana benzetilecek şekilde örüntüler veya örgütler oluşturur, şöyle ki, alanın bir kısmındaki olaylar diğer kısmındaki olaylardan etkilenir. Geştalt; her ruhsal olayın (davranışın) bir bütün olduğunu savunur. Algının bir organizasyon işe olduğunu düşünürler. Tam öğrenmenin kavrayış yoluyla gerçekleştiğini düşünürler. Eğitim ve öğretimde tümdengelim yöntemi uygulanması gerektiğini düşünürler. Nesnenin, öğelerine ayrıldığında bütünle ilgili algılama bozulduğunu belirtmişlerdir.

Hümanistlik/Fenomolojik: Kurucuları Rogers, Moslow’dur. Kendini gerçekleştirebilme, insanın özünde iyi bir varlık olduğunu söylemişlerdir. Rogers, benlik kavramını üzerinde durmuştur. Bu ekolün diğer adı fenomolojik yaklaşımdır. Fenomolojik yaklaşım, kişinin kendine özgü dünyayı algılaması, anlamlandırması, değerlendirmesi. Her insan biriciktir, her insan dünyayı farklı algılar. Varoluşçulukla ortak özellikleri vardır; insanları biricik olduğunu düşünmeleri (davranışların ayrıntılarında durmaz ve her insan davranışlarından sorumlu olduğu söylemişlerdir). Bu yaklaşıma göre, insanın ömür boyu süren temel gereksinimleri vardır. Bunlar zorunlu gereksinimlerin yanında güven, sevgi, saygı ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarıdır. Bu güdüler, bir bütün olarak ayrı ayrı doyum ararlar. Bu nedenle bireyi anlayabilmek için, sezgisel olarak, onun ihtiyaçlarına göre oluşan, iç dünyasını anlamak gerekir. İnsan doğası diye bir şey yoktur. İnsan hiçbir kalıp içinde değildir. Kendini gördüğü biçimdedir. O doğuştan gelen bir kaderin veya kalıbın alın yazısı içinde değildir. Kendisi için yarattığı gerçekler, yaşam tarzı, tercihler ve bunların bedelleri vardır. Bireysel olasılıklar ve bunlar karşısında yapılan davranışlar önemlidir. Bu anlamda kişi, kendi kendinin mekanizması, heykeltıraşı, eğiticisi, yargıcı ve gözlemcisidir.
Birey tek ve benzersizdir. Değerlidir. Eğitim birey (öğrenci) merkezli olmalıdır. Eğitim bireylerin potansiyelinin ortaya çıkarılmasına ve kişisel gelişimine yardımcı olmalıdır.

Bilişsellik: Kurucuları Piaget’tir. Geştaltçılardan etkilenmişler. İnsanların davranışlarında biliş yattığını öne sürmüşlerdir. Herhangi bir uyaran nasıl depolanır/işlenir bu soruların üzerinde durmuşlardır. İnsanların her türlü davranışın/duygunun temelinde düşünceler yattığını öne sürmüştür. Düşündüğümüz gibi duygulanırız, davranırız.
Bu yaklaşıma göre insanlar uyarıcılara mekanik bir şekilde tepki vermezler. Aksine onlara gösterdiği tepki, bilgi birikimine göre biçimlenir. Örneğin; ilk kez portakal gören biriyle, portakalı bilen birinin tepkileri aynı olmayacaktır. O halde kişinin davranışlarını anlamak için onun zihinsel süreçlerini oluşturan, bilgi birikimini bilmek gerekir. Bu amaçla deneyden yararlanılır.

Biyolojik Yaklaşım: Kurucusu Adolf Mayer’dir. Bu yaklaşıma göre, davranışların nedeni sinir sistemi ve onun işleyiş biçimidir. Bu nedenle psikolojik oluşumlar, biyolojik yapı ile ilişkiler göz önünde bulundurularak incelenmelidir.
Bu yaklaşıma göre, davranışların nedeni sinir sistemi ve onun işleyiş biçimidir. Bu nedenle psikolojik oluşumlar, biyolojik yapı ile ilişkiler göz önünde bulundurularak incelenmelidir. Davranışların temelinde yer alan öğe son derece karmaşık sinirsel süreçlerdir.
YitiK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 08-11-09, 23:08   #2 (permalink)
Profil
Kullanıcı Grubu
Üye
Kullanıcı Bilgileri
 
duygudemirci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008

Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 27
Mesajlar: 54
Rep Derecesi
Tecrübe Puanı: 0 duygudemirci is an unknown quantity at this point
Rep Puanı : 1
Rep Derecesi : duygudemirci is an unknown quantity at this point
Sponsor
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
İletişim
Standart

teşekkürler
duygudemirci isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Psikoloji Günlük Plan zamakscs Psikoloji 22 27-11-11 12:20
2010-2011 psikoloji yıllık planı LoST Psikoloji 2 03-03-11 12:54
Psikoloji ve amaçları YitiK Gelişim Psikolojisi 0 11-07-08 15:44
Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkan son dönem fikir akımları tugba Sosyal Bilgiler Ders Notları 0 05-11-07 19:41
Psikoloji nedir ne değildir? YitiK Psikoloji 1 17-10-07 12:25


Bookmarks

Seçenekler



Fiyat Karşılaştırma
toki
toki evleri


WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:14.


Powered by vBulletin Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.


Copyright ©2007 - 2012, Gunlukplan.ORG
Her Hakkı Günlükplan.org'a Aittir!!!


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211