| | #1 (permalink) |
| Psikolojinin Alt Dalları Deneysel Psikoloji: Deneysel bilgi elde edilmesi. Psikolojiyi bilimin laboratuar ortamında uygulanmasıdır. Fizyolojik, karşılaştırmalı psikoloji alt dalları. İnsanların duygusal uyaranlara nasıl tepki verdiklerini, dünyayı nasıl algıladıklarını, nasıl öğrenip hatırladıklarını araştıran psikoloji alt dalıdır. Sosyal Psikoloji:Kişiler arası, ilişkiler psikolojisi. İnsan daima diğerleri üzerinde etkisi vardır. İçinde bulunduğumuz durum davranışlarımızı etkiler. Birey ve toplum arasındaki dengeyi kurar. (boyun eğme, itaat etme, uyum sağlama, sosyal ilişki, sosyal etki, tutumlar, tavırlar, ön yargılar, liderlik) Psikometri Psikoloji:Psikolojide ölçme araçlarının kullanıldığı alan IQ testleri gibi. Gerek 1. Dünya savaşında gerekse 2. Dünya savaşında özellikle Amerika ve İngiltere gibi ülkelerde psikologlardan geniş ölçüde yararlanılmıştır. Savaşa katılan tüm askerlere yetenek ve kişilik testleri uygulanarak uyum sağlayabilecekleri alanda görev almaları sağlanmıştır. Burada psikolojinin psikometri alanında yararlanılmıştır. Eğitim Psikoloji:Bir gencin kendi kişiliğine, arzu ve isteklerine, tutumlarına, bireysel değerlerine, ilgi ve yeteneklerine en fazla uyan mesleğe yöneltilmesi, psikoloji dallarından çok eğitim psikolojinin alanına girer. Hangi konu kime ve nasıl öğretilmelidir? Sorusuna yanıt arar. Gelişim Psikolojisi:Gelişim süreçlerini inceler. Bireyin döllenmeden ölümüne kadar yaşama bağlı olarak görülen davranış değişikliklerini inceleyen psikolojinin alt dalıdır. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık:Aile eğitim danışmanlığı Klinik: Davranış bozukluklarını, kişiler arası ilişkilerdeki aksaklıkları kısaca anormal davranışları ele alıp hem teşhis hem de tedavi ederler. Danışman Psikolojisi:Hafif duygusal bozuklukları ele alırlar, kişisel sorunlarla ilgilenirler, bireylere yol gösterirler ve sorunlarını çözmelerinde yardımcı olurlar. Bireye uyum döneminde yardımcı olur. Endüstriyel Psikoloji:İnsana yapılan en önemli yatırımdır. Her şey insanla başlar, insanla biter. Bunu kavrayan günümüz şirketleri, işyerlerini çalışanları için anlamlı ve doyumlu hale getirmeye çalışırken, psikolojinin en çok endüstriyel alanından yararlanılır. Gelişim Psikolojisi Büyüme: Fiziksel alanda nicelikseldeğişim. Boyun uzaması, dişin çıkması büyümeye girer. Yetkinlik, işlev ile hiçbir ilgisi yoktur. Genel olarak bedenin büyümesi, santimetre ve kilogram ile ölçülebilmektedir. Niceliksel olan bu değişikler metabolik süreçler yoluyla gerçekleşebilmektedir. Büyümü olarak nitelendirilen bu değişiklikler; yaşamın son yıllarında, vücut organlarındaki, dokulardaki ve duyulardaki kademeli bozulmaları içeren değişmelerden ayrılmaktadır. 7 yaşındaki bir çocuğun makasla resim kesebilmesi için el ve parmaklarının belirli bir uzunluğa gelmesi gelişimin büyüme kavramıyla ilgilidir. Büyüme sadece niceliksel değişmedir. Gelişme ise, hem niceliksel hem de nitelikseldir. Örneğin 7 yaşındaki bir çocuğun makasla resim kesebilmesi için el ve parmaklarının belirli bir uzunluğa ulaşması büyümeyle ilgilidir. Olgunlaşma: Fiziksel alanda nitelikseldeğişme. Büyümenin bir adım ötesi. İşlevsel fonksiyonel değişimdir. Bacakların büyümesi, büyümeye girer ama bu bacakların yürümeye başlaması da olgunlaşmaya girer. Olgunlaşma biyolojik bir kavramdır. Kalıtımsal olarak getirilen yaşa bağlı olarak ortaya çıkması. Olgunlaşmada hiçbir öğrenmenin yaşı yoktur çevre yoktur. Bir çocuk önceleri şişenin kapağını açamamaktadır. Belli bir süre sonra şişenin kapağını açıp içine su doldurduktan sonra şişenin kapağını kapatmıştır. Çocuğun önceleri şişenin kapağını açamayıp sonraları açması olgunlaşmayla ilgilidir. Vücudun doğuştan genetik olarak sahip olduğu fonksiyonları zamanla yerine getirebilme yetkinliğine sahip olmasıdır. Örneğin, bebeklerin yürüyebilmeleri için yaklaşık bir yaşında olmaları beklenir. Çünkü, bacak kaslarının vücut ağırlığını taşıması ve vücut dengesinin sağlanması dolayısıyla bebeklerin yürüme fonksiyonunu yerine getirebilecekleri biyolojik olgunluğa erişmeleri için, ilk bir yıldaki bu zaman değişimine ihtiyaç vardır. Olgunlaşma; düzenli bir sıra içersinde birbirini izleyen biyolojik temelli değişikliklere karşılık gelmektedir. Örneğin, bir çocuk tuvalet kontrolünü kazanması; anüs kaslarının olgunlaşması ile olanaklıdır. Yine bir bebek, bedenin olgunlaşma düzeyine bağlı olarak önce oturur, sonra emekler ve daha sonra da yürür. Benzer şekilde yaklaşık olarak 10-14 yaşlarındaki ergenler üremeyi sağlayacak birçok değişiklik gösterir. Alfabeyi öğrenebilmesi için bir çocuğun en az kaç yaşında olması gerekir sorusu öncelikle olgunlaşmayla ilgilidir. Olgunlaşma, çevresel koşullar normal kaldığı sürece çevresel olaylardan oldukça bağımsızdır. Yani tamamen yoksun bir çevre olmadıkça, tüm bireyler aynı sırada ve yaklaşık olarak aynı yaşlarda benzer davranış örüntülerini gösterirler. Örneğin, tüm bebekler yürümeden önce emeklerler, iki kelimeden önce bir kelime ile konuşurlar. Ø Olgunlaşma, fonksiyonel bir değişimdir. Ø Biyolojik temellidir. Biyo – fizyolojik kavramdır. Ø Kalıtımsal olarak programlanmıştır. Ø Fiziksel alanda işlevsel bir değişimdir. Ø Olgunlaşma kalıtım ve çevre koşullarının etkileşimi sonucu meydana gelir. Ø Olgunlaşma hazır oluş için önemli bir önkoşuldur. Ø Olgunlaşma kişinin doğuştan getirmiş olduğu potansiyelin zamanla ortaya çıkmasıdır. Ø İlkokuldaki bir çocuğun kalemi tutarak yazı yazabilecek düzeye ulaşması olgunlaşmadır. Ø 6 yaşındaki bir çocuğun 1’den 10’a kadar birer ritmik sayabilmesi bir olgunlaşmadır. Öğrenme: Tekrar ve yaşantı sonucu davranışlarda kalıcı değişim. Öğrenme çevreyle olur çevre şarttır. Yeterli büyüme olmadan olgunlaşma olmaz, yeterli olgunlaşma olmadan da öğrenme gerçekleşemez. Bireyin çevresiyle etkileşimi ve yaşantıları sonucunda davranışlarında meydana gelen kalıcı değişiklikler. Öğrenilmiş davranışın özelliklerine baktığımız zaman yaşantı sonucu oluşurlar, kalıcıdırlar, önceki davranışlardan farklı olur ve sürekli olurlar. Hazırbulunuşluk: Bir işlevi (gelişim görevini/yeni bir öğrenme) yerine getirmeye hazır olmak. Kazanacağımız yeni davranışın güdüsü, yaş, motivasyon, önceki öğrenmeler. Hazırbulunuşluk bio-psiko-sosyal bir kavramdır. Bireyin olgunlaşmasının yanında önceki öğrenmelerinin, ilgilerinin, tutumlarının, güdülenmişlik düzeyinin bir sonucudur. Bireyin belli bir davranışı (örneğin; bisiklet kullanabilme) olgunlaşma ve öğrenme yoluyla yapabilecek düzeye gelmesidir. Örneğin; bir çocuğun bisiklet kullanabilmesi için önce el, ayak ve kasların belirli bir düzeyde gelişimi (olgunlaşma) sonra da bisiklet kullanmayı istemesi ve bu konudaki ön bilgilere sahip olması hazır bulunuşluğunu gösterir. Alfabeyi öğrenebilmesi için bir çocuğun daha önceden hangi yaşantılara ve özelliklere sahip olması gerekir. Sorusu ise hazırbulunuşluk ile ilgilidir. Bireyin belli bir dönemde belli gelişim görevlerini gerçekleştirebilecek olgunluğa ulaşması ve öğrenme yoluyla bunları gerçekleştirebilecek düzeye erişmesi.Öğrenmenin gerçekleşmesi için zihinsel, bedensel ve duyuşsal açıdan belli yeterliliğe ulaşmasıdır. Kritik Dönem: Bir gelişim görevini yerine getirebilmek için en avantajlı dönem. Kesin değişmez değildir. Daha sonrada telafi edilebilir. Doğum öncesi dönem çevreden gelebilecek tahribata en fazla yol açabilen dönemdir. İlgili davranışın kazanılması gereken, kazanılmadığında telafisi çok zor olan gelişim dönemidir. Sonuç: Ø Gelişimde önce büyüme ve olgunlaşma, sonra öğrenme oluşur. Ø Olgunlaşma bir anlamda öğrenmenin ön koşuludur. Ø Olgunlaşma kalıtımsal özellikler taşır. Ø Olgunlaşma kişinin doğuştan getirmiş olduğu potansiyelin zaman içersinde ortaya çıkmasını ifade eder. Kişinin herhangi bir çaba göstermesine gerek yoktur. Kendiliğinden meydana gelen bir süreçtir. Ø Hazırbulunuşluk olgunlaşma ve öğrenme etkileşiminin bir sonucudur. Ø Gelişim bir süreç, gelişme ise bir ürün olarak incelenmelidir. Gelişim Etkileyen Faktörler Kalıtım: Bireye anne ve babadan genetik yolla geçen bazı özel yetenek ve özelliklerdir. Bunlar; cinsiyet, göz rengi, zeka kapasitesi, fiziksel özellikler (boy, ten rengi, saç rengi ve biçimi), yaratıcılık ve düşünme kapasitesi, problem çözme kapasitesi. Anneden gelen yumurta hücresi ile babadan gelen sperm hücresi birleşerek zigotu oluşturur. Yumurta ve spermde 23’er kromozom bulunur. Her kromozom içinde 20000 adet gen vardır. Kişinin tüm genetik özelliklerinin kodlandığı DNA’lar bu genlerde bulunur. Anne-babadan çocuğa kalıtım yolu ile geçen yapıya genotipdenir. Fenotipise bu genetik yapının dışardan gözlenebilen şeklidir. Zeka ve bedensel özellikler büyük oranda genotiple belirlenir. Ayrıca bu özelliklere çevre faktörleri de etki eder. Bebek anne karnında iken oluşabilecek olumsuz koşullar ya da zigot hücresinin oluşumunda ortaya çıkabilecek genetik sorunlar doğum sonrası gelişimi etkileyebilir. Genotip DNA, gen özelliklerini temsil eder. Fenotip ise; kişilik özelliklerimizi ve gözlenebilen özelliklere karşılık gelir. Fenotip aynı zamanda kalıtım ve çevreni etkileşimiyle oluşabilir. Gelişimin ortaya çıkabilmesi için kalıtım ve çevrenin etkileşimine bağlıdır. Çevre: Bireye genetik özelliklerin dışında çevre ile etkileşimi ve öğrenmesi sonucunda geçen özellikleridir. Bunlar; bazı fiziksel görünümler, zekanın kullanım oranı, eğitim düzeyi, bazı kişilik ve karakter özellikleridir. Kritik Dönem: Her davranışın bireylerce kazanılması gereken dönemleri bulunur. Eğer bu davranışlar ilgili oldukları dönemde (yaşta) kazanılmaması sonraki dönemlerde kazanılmasında güçlükler görülür. Örneğin; çocukların başkalarıyla yakın ilişkiler kurabilmeleri için bebeklere yakın, sevecen, sıcak davranmalıdır. İlk 6 ayda bu özellikleri yaşamayan bebek okul yıllarında sosyal ilişkilerde zayıf kalır. Bir çocuğun ana dilinin yanında ikinci bir dili öğrenebilmesi için 6-11 yaşlar arasındaki öğrenmeleri önemlidir. Bu dönemde ikinci bir dili öğrenme yaşantıları kazanan çocuk ileriki yaşlarda bunu geliştirir. Gelişimde bireysel farklar olduğu için kritik dönemler değişmez değillerdir. Gelişim İlkeleri Ø Gelişim, kalıtım ve çevre etkileşiminin bir ürünüdür. Ø Gelişim süreklidir ve belli aşamalarda gerçekleşir. Ø Gelişim nöbetleşe devam eder. Ø Gelişim baştan ayağa, içten dışa doğrudur. Ø Gelişimde kritik dönemler vardır. Gelişimin ilk yılları önemlidir. Ø Gelişim bir bütündür. Ahmet okulun basketbol takımında oynamaktadır ve başarılıdır. Basketbol oynamanın ortaya çıkardığı fiziksel ve motor becerileri nedeniyle okulun gözde öğrencileri arasında girer ve kendisine olan özgüveni yüksektir. Ø Gelişimde bireysel farklar vardır. (Bu özellik olduğu için kritik dönem kesin değişmez değildir) Ø Gelişim belli aşamalarla gerçekleşir. Ø Gelişim genelden özele doğrudur. Örneğin; bir çocuk önceleri önüne gelen topu tüm vücuduyla beraber yakalamaya çalışırken daha sonraları sadece ellerini kullanarak topu yakalar | |
| | |