| | #11 (permalink) |
| OKUMANIN ÖNEMİ İÇİN BİR DENEME[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Göster/ Gizle TACİM ÇİÇEK Goethe,”seksen yıllık ömrümün yarısından fazlasını okumaya verdim,yine de kendimden hoşnut değilim,” dediğini çoğumuz biliyoruz.Ve Mevlana’nın da,”Sen ne kadar konuşursan konuş,karşındaki seni bildiği sözcük sayısı kadar anlar.Aslolan insanın söz cük sayısını arttırmaktır.” dediğini.Aslında bu konuda verilebilecek örnek yargıların kitaplar dolusu olduğu yadsınamayacak bir gerçek.Yalnız erk, sorgulayan,yargılayan,hesap soran ve neden,niçin,nasıl’larla karşısında kendisi olmak isteyen insanlar istemiyor.Çünkü,böyle in- sanları istediği gibi yönlendiremeyeceğini ve yönetemeyeceğini iyi biliyor.Okuma,aynı zamanda bilinçlenmedir.Bilinçlenme ise bir yontunun canlanması gibidir.Duyularıyla,kanıyla ve canıyla çevresini görebilmek,kanıksadığı gerçekliklerin hiç de hakkı olmadığını kavra- maktır.Bundandır ki Osman Sabah,”halkın elinden gördüğünü alamazsınız,”demiş tir. Buradaki görmek,kendiliğinden bir görme değil,bakmak içerikli bir eylemdir.Görmek ile bakmak arasındaki farkı da bilmeyenimiz yoktur.Okumak,masalların sihirli öpücüğüdür. Uykulardan uyanmak,gözbağlarından kurtulmak ve prangalardan özgürleşmektir.Bununla ilgili söylenecek öyle çok ki…Çarpıcı örnekler olması bakımından Peronist Hükümetin aydınlara,yazarlara,gazetecilere –tabii ki öyle her gazeteciyim diyene değil- karşı yönlendir diği halkın attığı sloganı anımsatmak istiyorum:”Ayakkabılara evet,kitaplara hayır!” Bilinçten yoksun bırakılmış halk bu slogana öyle bir sarılmıştı ki sokaklar inliyordu ve aydınlar kabuklarından bile dışarı çıkmamışlardı.Bu slogan halkı sokaklara dökmüş ve aydınların,yazarların,gazetecilerin çok zor günler geçirmesini gerçekleştirmişti.Çünkü,halkın gereksinim duyduğu evinden işine, işinden evine götürüp getirecek olan ayakkabıydı.Kitaplar bunu gerçekleştiremezdi.Öfkesini kendisine bilinç taşıyacak kitaplara emek verenlerden ken -dilerini bunlara yönlendirenlere çevirememişler ve “Ayakkabılara da kitaplara da evet!” diyememişlerdi.Bunu söyleyebilmenin yolu öyle veya böyle kitaplara dokunmaktan,kitapları tanımaktan ve onların bilgilerini soğurmaktan geçiyor/du.Erk geçmişte de,günümüzde de Viktor Hugo’nun “İsyan,iktidarı bırakmayan hükümetlerin korkulu rüyasıdır.” sözünün anlamını iyi biliyor ve kültürel , sanatsal,yazınsal alanda da çalışmalarını sürdürüyor.Bilinçten yoksun bıraktırılmış halk , ”aydınlatılmamış halk ağır bir katıra benzer,sen gerisindeki sineği temizlersin o sana basar çifteyi.Çünkü ne senin yaptığının farkındadır ne de kendi yaptığının.” diyen Aristo’nun unuttuğu gerçeklik geçmişte de günümüzde de erkin çeşitli çalışmalarının sonucu olarak halkın bu duruma düşürülmesidir.Yani halk kendi dışında yaratılan ortamın sonucu oluyor bir bakıma.Suçluyu iyi saptamak gerekiyor.Aslında farklı amaçlar için dillendirildiğini düşündüğüm Hz.Ali’nin,”Çocuklarınızı bugün için değil,yarın için yetiştirin çünkü onlar sizinle aynı çağda yaşamayacaklardır.” sözünü de anmak ve halk açısından yorumlamak gerekir diye anımsatmak istiyorum. Bugün dünyanın efendisi,sahibi,tek yöneticisi ve merkezi olmak isteyen ABD’nin kuruluşundan günümüze kadar ki tarihini ne yazık ki kendi tarihimizden daha iyi biliyoruz. Her sayfasının bir soykırım,katliam,barbarlık olduğunu da…Orada Kızılderililere,zencilere yapılanlar unutulacak gibi değil.Kuzey-Güney Savaşı’nda yaşanılanlar da öyle…ABD,son altmış yıldır dünyanın birçok yerinde değişik ve çok yönlü yöntemlerle egemenlik savaşlarını sürdürüyor.Yardımcıları,işbirlikçileri ve yardakçılarıyla varlığını adım adım perçinliyor, yeryüzüne yayılıyor.Aynı zamanda bir prototip olarak kendileri gibi yaşamayı, yaşamı daya tan ABD’nin tarihi bir bakıma siyahların okumasını engellemekle de doludur.Bu konuda en çarpıcı örneklerden biri Anthony COMSTOCH’un yaptığı çalışmadır.”Eden’in bahçelerinde yaşayan Adem babamız okuma-yazma mı bili yordu.” diyerek siyahların okumalarını engellemeye çalışmıştır.Bu alanda yapılanlar filmlere,dizilere konu olmuştur.Bu gibi söylem lerin ve karşı duruşların Cumhuriyetin ilk yıllarında,hatta l960 ların ikinci yarısına dek farklı biçimlerdeki dillendirmelerle Köy Enstitülerine ve Cumhuriyetin diğer okullarına da karşı şiar edinildiğini biliyoruz.Ve kızların okullara bugün dahi kimi bölgelerde neden gönderilmedikle rini de… Bugün,her dönemdekinden daha çok birçok insanımızın,aydınımızın ,yazarımızın, politikacımızın,yöneticimizin kıblesi Batı olmuştur.İnanın merakımdan soruyorum.Batı kriterlerinden biri de,”günde bir gazete,haftada bir kitap,ayda bir dergi okumak çağdaş insan olmak.”Gerçekten yönetimsel piramidin en üstünden en altına dek kaç kişinin kültür kitapları okuduğunu düşünmeden edemiyorum.Çünkü okuyan insan kendi özel dünyasını yaratır.Kendi özel dünyasını yaratan insan da,insana karşı davranışlarında,eylemlerinde daha insani olur. Geçmişten bugüne baktığımızda edebiyatta,sanatta,bilimde,teknolojide,demokrasi ve insan haklarında ilerleme kaydeden toplumlar okumayı ve okuma alışkanlığı edinen bireylerin yetiştiği toplumlar olduğu görülür.Bu gerçeklik yadsınamaz.”Bir erkek çocuğunu eğitirseniz bir adam yetiştirirsiniz.Fakat bir kız çocuğunu eğitirseniz bir aileyi kurtar mış ve yetiştirmiş olursunuz.Kadınları okumuş toplumlar daha çabuk kalkınırlar.” diyen Bernard SHOW anımsandığında kıble edindiğimiz AB/Batı anlamında ilerleme kaydet mek için okuma alışkanlığını kadınlarımıza,kızlarımıza,bir yaşam biçimi olduğunu kavratma layız .Oysa biz,bugün en çok okumayan kesimini oluşturan kadınlarımızı okullara davet etme kampanyalarıyla uğraşıyoruz.Bu da gösteriyor ki oldukça gerideyiz çoğu şey konusunda kıble lerimizden.Okuma alışkanlığı kendimiz olabilmemiz yolunda bir olmazsa olmaz.Şimdi,burada edebiyat tarihçisi Cevdet Kudret’in “okullar okuma alışkanlığı kazandırabilse başka hiç- bir şey kazandırmasa da olur.”sözünü ince eleyip sık dokumalıyız.Genel ve özel amaçlar dan vazgeçilsin demiyor bu saptama.Aksine büyük bir eksikliğin altını çiziyor.Ansiklopedik bilgili ayaklı kütüphaneler ne yazık ki bizi ileriye taşımayacak.Bu anlayışla yetiştirilen gelece ğimiz tek kanatlı birer kuştan oluşuyor diye düşünüyorum.Tek kanatlı kuşların ne kadar uçabi leceklerini anımsamalıyız.Öteki kanatlarının okuma alışkanlığı olduğunu hiç unutmamalıyız. Bu bağlamda hepimize bir görev,bir sorumluluk düşüyor.Eğri oturup doğru düşünmek zorun dayız .”Yetişkin zekaları kitaplarla beslenmeyen uluslar yok olmaya mahkumdur,”diyen Ovidus’u da atlamamalıyız .Kendi gerçeklerimize nesnel bakmasını öğrendiğimizde ve pazıl ın parçalarını bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan fotoğrafın hiç de anlattığımız ve savundu ğumuz gibi olmadığını görürüz.Eğitim sorunlarını arada dert edinen bir sendikanın (Eğitim-Sen) çıkardığı dergiden edindiğim şu veriler bizi düşündürmeli:İngilizlerin 1/10 u,Almanların 1/7 si,İtalyanların 1/4 ü okuyor. Bu ülkelerde bir kişiye 10-12 kitap düşüyor.Ülkemizde ise 2002 ye göre, 12.089 kişiye bir kitap düşüyor.Bu tabloya bakıp okuma alışkanlığımız çok iyidir diyebilir miyiz? İnanın, öğretmenlerinin, doktorlarının, polislerinin, askerlerinin, mühen dislerinin ,hemşirelerinin, öğretim görevlilerinin,şairlerinin,yazarlarının büyük bir çoğunluğu nun okumadığı belki de tek ülkesiyiz dünyanın. Okumadan yazmak ve mesleğini sürdürmek yine belki de bir tek bize özgü.Biliyoruz ki kötü örnek olmaz.Bizden çok kötü durumda olan- larla kendimizi kıyaslayıp övünmenin sorunlarımızı çözmeyeceğini bilmeliyiz. Balık yiyen balıkçıl gibi kitapyiyen, kitapdüşmanı kitapçıl, ,elmayiyen kurt gibi kitap-kurdu olmaktan bir an önce kurtulmalıyız.Bireyler ve toplumlar için okuma alışkanlığı çok önemli.Çünkü okuma alışkanlığı edinen insanlar eleştirel düşünür.Kendisine güvenir.Empati yapar.Tepkici,örgütçü olur.Haklarını savunur.Dayatılmak istenen olumsuzlukları kavrar ve bilinçli karşı koyar.Ve okuma alışkanlığı aynı zamanda düşünmeyi de kazandırır.Bu düşünme bağımlı bir düşünme değildir.Bu düşünme özgün,yaratıcı ve bağımsızdır . Gerçekliklerden, doğrulardan ve güzel olan her şeyden yana bir düşünmedir söz konusu olan.Tabii düşünme felsefeden soyutlanacak bir olgu değil.Çoğunun kıblesi olan Batı da felsefe eğitimi ilköğre timden itibaren veriliyor öğrencilere.Öğrencilerin düzeylerine uygun olarak üstelik.Dokuz yaşından başlayarak düşünme eğitimi yapılabileceği kanıtlanmış .Eğitim - Sen dergisi bu ko- nuyla ilgili araştırmaların sonuçlarını şöyle bir tabloyla sunuyor: Bulgaristan’da 4.sınıftan itibaren seçmeli İspanya’da 6.sınıftan itibaren seçmeli İtalya’da 12.yaştan itibaren zorunlu Romanya,Kore,Avusturya,Brezilya ve Kanada gibi pek çok ülkede felsefe eğitimi uy gulanıyor. Oysa bizde felsefe grubu dersler lise son sınıfta veriliyor ve evlere şenlik. Başta ABD olmak üzere, ekonomiyle ilgili okullarında karşı felsefeye bile oldukça geniş yer veren ülkelerin yanında bizim felsefe eğitiminin esamesi dahi okunamaz.Bu gidişle de kıble edindik leri ülkelerin felsefe eğitiminin uzağından bile geçemeyecekler,işin tepesindeki siyasetçiler, yöneticiler.Batı ülkelerinin felsefe çalışmalarını geleceklerinden esirgeyen bir anlayışın özgün , özgür bir düşünceden yana olması olası mı? Çünkü hep birileri bizim yerimize düşünür.Han gi ülkenin “düşünmenin geçinmeye faydası yoktur” gibi atasözleri vardır, merak ediyorum. Ve hangi ülkenin Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi önünde Rodin’in DÜŞÜNEN ADAM heykeli bulunuyor…Çok düşünürseniz sonunuz burası iletisi başka nasıl logolaştırılırdı bi lemiyorum. UNESCO’ya bağlı Dünya Çocuk Edebiyatı ve Okuma Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr.Richard BAMBERGER’in “Okuma Alışkanlığını Geliştirme “isimli kitabı T.C.Kültür Bakanlığı Yayınları(1999) dizisinde yayımlandı.Çocuk edebiyatı konusunda da çalışma yapan birisi olduğum halde bu çalışmadan çok geç haberim oldu.Ancak okuyabildim yani.Bu kita- bın okumaya ilgisi olan herkesçe okunması gerektiğini düşünüyorum.Çünkü bu kitaba göre, okuma araştırması dünyada çok yeni ve özgün bir bilim dalı olarak değerlendiriliyor.Haksız da değiller hani.”Okumanın beyin hücrelerinin çalışmasına etkisi,kitap okumayanlarda beyin korteksinin gelişmemesi “ gerçeği Batı’da,ABD’de okulun,ailenin,devletin görevle- rinin bu açıdan yeniden sorgulanmasına neden olduğundan söz ediliyor bu kitapta.Aslında reformist , konformist ögeler,yaklaşımlar ve öneriler içerse de bu çalışma büyük bir eksikliği doldurmuş diye düşünüyorum.Soğurduklarımı birkaç tümceyle aktarmam gerekirse,Batı’da ve ABD’de devletin geleceği olan çocukları TV’nun zararlarından korumak için yasa çıkarttığın dan, ABD’de TV izlememe haftası düzenlendiğinden,Finlandiya’da televizyonların halkın kitap okuması için perşembe günleri yayınlarını durdurduğundan,artık başarı değerlendirme sinin değiştiğinden,öğrencilerin bir yılda okuduğu kitap sayısı en önemli başarı ölçütü sayıldı ğından söz edebilirim.Bu çalışmanın okullara ve ilgili başka kurumlara gönderilmesini çok isterdim doğrusu.Çünkü öğretmenlerin,okul yöneticilerinin okumalarının gerektiğini düşü nüyorum.Neden derseniz.Ne yazık ki okullarımız çocuklarımıza okuma alışkanlığı kazandır mıyor. Okumayan,kitapsevmeyen insanlar yetiştiriyoruz.Sorumluluğu da sisteme yüklüyoruz. Sisteme karşın yapabileceklerini erteleyen öğretmenlerin ve yöneticilerin işin kolayına kaçtı ğını sanıyorum.Sorunun nedeni olarak sistemi salt dayanak gören öğretmenler ve yöneticiler okumuyorlar.Çocuklara örnek ve önder değiller.Ha bire gerekçe üretiyorlar.Bu konuda kimse onların eline su dökemez.Batı’da veya dünyanın başka bir bölgesinde kalkınmış ülkelerde okullar,aileler,öğretmenler “okuma alışkanlığı”na neden bu denli önem veriyor- lar,hiç düşü nüyor muyuz? Çünkü kitap okumayanlar da zamanla okuma-yazma bilmeyenler gibi oluyor. Eğitim düzeyleri,kariyerleri ne olursa olsun…Kaç üniversite bitirirse bitirsin… Düşünmeyen ,düşünemeyen,sorgulamayan ve sadece duyduğuna,gördüğüne inanan sünger insanlara dönüşe biliyorlar.Evet,okula başlamanın ve okullar bitirmenin yaşı var,fakat okumanın yaşı yok.Oku mak bir Tabula Rasa’dır.Beyinsel besindir.Beyin bir bilgi kumbarasıdır.Damlaya damlaya dolar.Zamanı gelince de kullanır.Lütfen yazının başındaki alıntıları anımsayın ve düşünün. Son bir söz,”değişmeyen fikirler,değişmeyen gömlekler gibi kirlenir.”(Tatar Atasözü) Kirli gömlekliler de toplumda hemen fark edilir.Bu yüzden ya temiz gömlek başa,ya kirli göm lek leşe | |
| | |
| | #12 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 84
Tecrübe Puanı: 0 ![]() Rep Puanı : 1 Rep Derecesi :
| KİTAP OKUMAYANLARIN TÜRLÜ ÇEŞİTLİ HALLERİ Hoca camide vaaz veriyormuş. İçeriye bir adam girmiş. “Hocam, ben eşeğimi kaybettim. Bir soruverin bakalım. Eşeğimi gören var mı?” demiş. Hoca cemaate dönmüş. İçinizde kitap okumayan, sanatla uğraşmayan biri var mı?” diye sormuş. Biri ayağa kalkmış, “Ben varım, ben, demiş. Böyle boş şeylerle vakit geçirmem. Yer, içer, keyfime bakarım.” Hoca eşeğini kaybeden adama dönmüş, “Boşuna başka yerde arama, demiş. İşte eşeğin burada.” Adamın biri ölmüş. Öbür dünyada sorgu meleğinin karşısına çıkarmışlar. Sorgu meleği adama, “Sağlığında hiç sevdin sevildin mi?” diye sormuş. “Hayır” demiş adam. “Peki, kitap okudun mu, bilgi öğrenmek için dergi, ansiklopedi karıştırdın mı?” Adam bunlara da hayır deyince melek oradakilere, “Bir kanat getirin” demiş. Adam sevinçle, “Melek mi oluyorum?” diye ellerini çırpmış. “Hayır, demiş melek. Kaz oluyorsun!” Profesör İ. Hakkı Baltacıoğlu, öğrencilerine Sultanahmet Çeşmesi’nin güzelliğinden söz ediyormuş. Biri ayağa kalkmış,”Efendim, ben o çeşmeyi inceledim ama sizin söylediğiniz güzellikleri göremedim “. Profesör ona kitap okuyup okumadığını, güzelliklere düşkün olup olmadığını sormuş. Hepsine de hayır yanıtını alınca acı acı gülmüş. “Boşuna uğraşmayalım, demiş. Ne ben sana bu çeşmenin güzelliğini anlatabilirim ne de sen anlayabilirsin.” Severek oku, sevdiğini oku. Doğruluğu, iyiliği, güzelliği ilmek ilmek doku. Kitap okumayan hapı yutar. Bilgisizlik bataklığına düşer, çırpındıkça daha da batar. Kitap okursan, olamasan da bir balta sap, doğru yolu araya araya düşmezsin bitap. Rehberin olsun kitap, yerlerde sürünmeyi bırak, okumuşlar arasında kendine bir yer kap. Tapacak bir şey bulamıyorsan, kitaba tap. Maval okuyacağına kitap oku. O zaman, maval okumakla geçirdiğin zamana yanarsın, o günleri pişmanlıkla anarsın. Kimi “İnsan düşündüğü kadar insandır” demiş. Kimi “İnsan güldüğü kadar insandır.” Bilinçsiz, boş boş düşünmek, gülmek neye yarar, öyleyse insan okuduğu kadar insandır. |
| | |
| | #13 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 84
Tecrübe Puanı: 0 ![]() Rep Puanı : 1 Rep Derecesi :
| 2007 – 2008 EĞİTİM – ÖĞRETİM YILINDA GÖLE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜMÜZE BAĞLI ORTAÖĞRETİM VE İLKÖĞRETİM OKULLARINDA ÖĞRENİM GÖRMEKTE OLAN TOPLAM 6557 ÖĞRENCİYE BU OKULLARDA GÖREVLİ ÖĞRETMENLERE VE İDARECİLERE “KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMA VE GELİŞTİRME PROJESİ” ![]() GÖLE KAYMAKAMLIĞI <H3 align=center><H3 align=center><H3 align=center>ARALIK 2007 <H3 align=center>GÖLE GİRİŞ : </H3></H3></H3></H3> |
| | |
| | #14 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 84
Tecrübe Puanı: 0 ![]() Rep Puanı : 1 Rep Derecesi :
| 4- PROJE KOORDİNASYONU BAŞKANI: İlçe Kaymakamı Ali UYSAL 5- PROJE KOMİSYONU: 1- Gürsel DÜZ / İlçe Milli Eğitim Müdürü 2- Senan YILMAZ / Eyüp Sabri Çarmıklı Lisesi Md. 3- Murat KASIMOĞLU / Kız Meslek Lisesi Md. 4- Gülsen ASKEROĞLU / 75.Yıl İMKB – YİBO Md. 5- Canip ATALAY / 30 Eylül YİBO Md. 6- İskender KARADAĞ / 100.Yıl İ.Ö.O. Md. PROJE KOMİSYONUNUN GÖREV TANIMI : 6- PROJE TEKNİK KOMİSYONU :Projenin tanımı ve hedefleri doğrultusunda görev dağılımı yapmak; plan ve programlar düzenleyerek projenin en üst düzeyde gerçekleşmesi için takım ruhu ile çalışmak; proje ile ilgili toplantı günleri ve toplantı gündemleri belirlemek; projenin tanıtımı ve desteklenmesi amacıyla panel ve kokteyl düzenleme; düzeye uygun kitapların tespitini ve teminini yapmak; projenin bütçesini hazırlamak; proje kapsamında yapılan kitap okuma etkinliklerini denetlemek, değerlendirmek ve başarılı olanları ödüllendirmek; mahalli yazılı basın ile iletişim kurarak projenin gündemde kalmasını, sosyal etki olarak toplumda da kitap okuma ilgisi uyandırmak gibi iş ve işlemler; Teknik komisyonun görev tanımını oluşturmaktadır. 1- Harun KARABACAK / İlçe Milli Eğitim Şb. Md. 2- Akif ERZURUMLUOĞLU / İlçe Bilgisayar Formatörü 3- Nazlıhan ŞAHİN / H. Gedik İ.Ö.O. Sosyal B. Öğrt. 4- Turgay DOĞRU / 75. Yıl İ.M.K.B. – Y.İ.B.O. Sosyal B. Öğrt. 5- Emir B. ACAR / 75. Yıl İ.M.K.B. – Y.İ.B.O. Müzik Öğrt. 6- Sabah ÇELİK / 75. Yıl İ.M.K.B. – Y.İ.B.O. Resim İş Öğrt. 7- İnayet ERGEN / 75. Yıl İ.M.K.B. – Y.İ.B.O. Türkçe Öğretmeni 8- Tuncay KASIMOĞLU / İlçe Rehber Öğretmeni PROJE TEKNİK KOMİSYONUNUN GÖREV TANIMI: 7- PROJE DENETİM GRUBU :Proje ile ilgili her türlü yazılı ve görsel metinleri, slaytları, afişleri hazırlamak ve bunları çoğaltmak; projenin tanıtımı ve desteklenmesi amacıyla panel, kokteyl ve ödül törenleri gibi faaliyetleri organize etmek; projenin tanıtımı ve desteklenmesi amacıyla istatistik bilgileri derlemek ve güncelleştirmek; okul kitaplıklarının alt yapılarını yenilemek, güncellemek ve zenginleştirmek; öğrencilerin düzeylerine uygun kitapların tespiti; proje ile ilgili tüm belge, defter, dosya vb. evrakların amacına uygun olarak düzenlenmesi ve saklanması; öğrencilere kitap okuma ve düşüncelerini yazılı anlatma davranışlarını kazandıracak yöntem ve teknikleri tespit etmek; Ödül sürecini değerlendirmek, Proje kapsamında ödüllendirilecek öğrenci, Öğretmen ve okul yöneticilerini tespit ederek proje komisyonuna sunmak. 1- Halil ARAS / İlçe Milli Eğitim Şb. Md. PROJE DENETİM GRUBUNUN GÖREV TANIMI:2- Ertan TAN / İlçe Halk Eğitimi Merkezi Md. Yrd. 3- Tuncay KIZILATEŞ / 75. Yıl İMKB – YİBO Md. Yrd. 4- Bülent AKAR / 30 Eylül YİBO Md. Yrd. 5- Ömer ŞAHİN / 75. Yıl İMKB – YİBO Md. Yrd. Projenin amaç ve hedefleri doğrultusunda işleyişini denetlemek, rehberlik yapmak, aksaklıkları tespit etmek, gidermek aylık denetim raporlarını hazırlamak ve proje komisyonuna sunmak. |
| | |
| | #15 (permalink) |
| Yönetici Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 25
Mesajlar: 1,991
Tecrübe Puanı: 10 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| okumanın önemi ne de güzel anlatmışsınız çok teşekkür ederim emeğinize sağlık yalnız konunun yerini değiştiriyorum.burası daha uygun..
__________________ SEVMEK,CENNETTEN BİR NEFES ALMAKMIŞ... ![]() ![]() [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
| | |
| | #17 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 84
Tecrübe Puanı: 0 ![]() Rep Puanı : 1 Rep Derecesi :
| T.C. ELAZIĞ VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü : B.08 .4.MEM.4.23.00.01.611/ Konu : Kitap Okuma Alışkanlığını Geliştirme Projesi Toplantısı. İlimiz ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında bulunan öğrenciler ile bu kurumlarda görev yapan öğretmenler arasında kitap okuma alışkanlığına kazandırmak, okuma alışkanlığını geliştirmek, iyi bir okuma kültürü oluşturmak amacıyla müdürlüğümüzce hazırlanan “ Kitap Okuma Alışkanlığını Geliştirme” projesindeki hususları görüşmek üzere aşağıda ismi geçen “ Proje Teknik Komitesi” üyeleri ile “ Kitap Seçim Komisyonu” nun iştirakiyle 02 Şubat 2007 Cuma günü saat 17.00’ de Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Brifing salonunda Vali Yardımcısı ve Özel İdare Genel Sekreteri Enver ERDEM’ in başkanlığında toplantı yapılacaktır. Adı geçenlerin belirtilen tarih ve saatte yapılacak olan toplantıya katılmalarını önemle rica ederim. Kadir OKATAN Vali a. Vali Yardımcısı EKLER: 1.Proje (8 sayfa) DAĞITIM: 1. Baskil Kaymakamı Hüseyin KARAMEŞE 2.Özel İdare Genel Sekreteri Enver ERDEM’ e, 3.Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Oğuz TAPAN’a, 4.İlköğretim Müfettişleri Başkan Yardımcısı M.Selçuk TANRIVERDİ’ ye, 5. Gazi Lisesi Müdürü A.Turan ÖZDEMİR’e, 6. Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu Müdür Yardımcısı S.Cemil KABAKLI’ ya, 7. Korgeneral Hulusi Sayın Lisesi Müdürü Fikret ERTAN’ a, 8. İsmetpaşa İlköğretim Okulu Müdürü Hayrı UĞUR’a, 9. Dumlupınar İlköğretim Okulu Müdürü Ahmet Fethi KAVAK’a, 10.Atatürk Lisesi Edebiyat Öğretmeni Ömer KAZAZOĞLU’ na, 11.Korgeneral Hulusi Sayın Lisesi Edebiyat Öğretmeni Savaş ERDOĞAN’a, 12. Korgeneral Hulusu Sayın Lisesi Edebiyat Öğretmeni Sami DEMİRBAĞ’a, |
| | |
| | #18 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 84
Tecrübe Puanı: 0 ![]() Rep Puanı : 1 Rep Derecesi :
| 13. Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu Müdürü Muharrem DOĞAN’a, 14. Emekli Öğretmen ve Külliye Dergisi Yönetmeni Nazım PAYAM’ a, 15. Hanifi BATI Batı Kitapevi sahibi 16. Elazığ Lisesi Müdürü Lütfü PARLAK’a, 17.Çubuk bey Anadolu Lisesi Müdürü Yakup YILDIZ’ a, 18. Mezre İlköğretim Okulu Müdürü Muammer AKSOY’ a 19. Emekli Öğretmen Mithat YILMAZ’ a, 20.Özel Bil Dershanesi öğretmeni, Emekli Öğretmen Hadi ÖNAL’ a, 21. İsmetpaşa İlköğretim Okulu öğretmeni Hasan Hüseyin KILIÇ’ a, PROJENİN ADI : “KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞINI GELİŞTİRME” PROJENİN TANIMI : İlköğretim ve orta öğretim kurumlarında okuyan öğrenciler ile bu okullarda görev yapan yönetici ve Öğretmenler arasında okuma alışkanlığı kazandırmak. Okuma alışkanlığını geliştirmek. İyi bir okuma kültürüne sahip olabilmek için çözüm yolunu ortaya koymak. Okumayı engelleyici sebepleri ortadan kaldırılmasına yardımcı olmak. Okul kütüphanelerini güncelleştirmek. Her öğrencinin sürekli kitap okuması için teşvik etmek.Öğrenci velilerini de bu sürece katmak.”ELAZIĞ OKUYOR” sloganı ile okuma kültürünü yaymak. Kültürlü bir şehir olmak için bütün sivil toplum kuruluşların desteğiyle geniş halk kitlelerine ulaşmak.Sonuçta okuyan ve yazan bir il olabilmek. PROJENİN AMACI VE HEDEFLERİ : 1.Okuma alışkanlığının gelişmesi için alt yapının kurulmasını sağlamak, 2.Okul kütüphanelerinin fiziki ortamlarını yeni baştan düzenlemek ve kütüphanelerde çalışan personelin eğitimine önem vermek, 3.İlköğretim ve Orta Öğretim kurumlarında kitap okumayı engelleyen sebepleri en aza indirilmesini sağlamak,. 4.Okuma alışkanlığını sindirmiş ve sürekli kitap okumayı alışkanlık haline getirmiş okuyucu sayısını artırmak. Çok kitap okuyanları ödüllendirmek, 5.Hızlı okuma tetkikleri kurslarının açılması sağlamak, 6.Bu hafta kitap okundu mu? Okunduysa hangi kitabı okudun? Fikrini yaymak, 7.Bütün okullarda okuma alışkanlığına önem veren öğretmen ve öğrenci grupları oluşturmak, 8.Tüm okullarda öğretmen, yönetici ve öğrencilerin her gün birlikte 20 dakika kitap okumayı alışkanlık hale getirmesini sağlamak, 9.”Kitap okuma alışkanlığını geliştirme” konulu panel, açık oturum, konferansların yapılmasını teşvik etmek. İlimizde kitap okuyanların bu etkinlikler ile buluşturmasını sağlamak, 10.Okunacak kitapların öğretmenlerin rehberliğinde öğrencilerle birlikte seçimini yapmak ve kitap satış merkezlerine öğrencilerle birlikte gitmek suretiyle okunacak kitapları yerinde görmek, 11.Kitabı en çok okunan yazarlara imza günleri düzenlemek ve bu imza günlerini kitap okuma oranının en fazla olduğu okulda yapmak, 12.Ödüllendirmelerin ilk hedefte kitap olarak yapılması sağlamak, |
| | |
| | #19 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 84
Tecrübe Puanı: 0 ![]() Rep Puanı : 1 Rep Derecesi :
| 13.Her okulda kitap okuma kulüpleri kurmak ve okullarda kitap okumanın önemini kurmak, 14.Gelin Allah’ın ilk ayeti olan “Oku” emrini yerine getirelim, 15.Her sınavda yazarların biyografisi hakkında en az bir sorunun sorulması, 16.Boş geçen derslerin okuma saatlerine dönüştürülmesi, 17.Başka meslek guruplarında çalışan insanları okullara davet etmek suretiyle okuma faaliyetlerine dahil etmek, 18.Haftanın belirli günleri akşam saatlerinde öğretmenler ile okuma alışkanlığını geliştirmek üzerine toplantılar düzenlemek. Kitap okuyan öğrencilerin bu toplantılara davet etmek, 19.Rehberlik Araştırma Merkezi uzmanlarından ve psikologlardan yardım almak, 20.Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile işbirliği yapmak, 21.Özel dershaneleri de bu sürece dahil etmek için dershane yöneticileri ile toplantılar düzenlemek, 22.Okullardaki rehberlik servislerinin işlevini bu konuya odaklamak, 23.Okullarda kitap tanıtım stantlarının kurulmasını desteklemek, 24.Mahalli yazılı ve görsel basınında konunun anlatımını sağlamak, konunun gündemde kalması için bu grupla büyük katılımlı toplantılar düzenlemek, 25.İlimiz kitapçıları ile toplantı yaparak fuarların düzenlenmesini teşvik etmek, 26.Anne ve babaların “okuma alışkanlığını geliştirme” projesine destek vermeleri için mahalli görsel ve yazılı basın aracılığı ile desteklerini alıcı programlar yapmak, 27.İleri zamanlarda anne-baba okulunun açılması için planların yapılması, 28.Proje ekibi olarak okullarda projenin ne kadar desteklendiğini yerinde görme amacı ile denetimlerin yapmasını sağlamak, 29.Okullarda bayrak törenlerinde en fazla kitap okuyan öğrencinin okuduğu kitabı tanıtması, 30.İkinci dönemin herhangi bir gününde okuma alışkanlığını geliştirmek için bütün okulların, kurumların, yazarların, şairlerin, gazete ve dergi sahiplerinin katılımı ile şehir merkezinde kortej yürüyüşü düzenlemek, 31.Proje süresince şehrin belirli yerlerinde okuma alışkanlığını geliştirme ile ilgili sloganlar, dövizler ve afişler asmak, 32.Sayın valimizin ilimizde basın toplantısı düzenlemesi; gazetecilerin, yazarların, şairlerin ve çizerlerin bu toplantılara katılmasını sağlamak, 33.Düzenlenen toplantılara Fırat Üniversitesinin ilgili bölümlerinin temsilcilerinin katılmasını sağlamak ve öğretim görevlilerinin yardımı sağlamak ve birlikte programlar düzenlemek, 34.İlimizdeki çeşitli sivil toplum örgütlerinin toplantılara katılmasını sağlamak. Bu kuruluşlarında görüşlerini alarak sorunların çözümünde ortak olmalarını sağlamak, 35.İl Müftülüğünü de bu sürece katmak suretiyle haftalık vaaz ve nasihatlerinin bir kaçını bu konuya ayrılmasını sağlamak, 36.Camilerde haftanın belirli gecelerinde “Türkçe Meal Okuma” programlarının uygulanması sağlamak, 37.Kurum Müdürleri ile istişarelerde bulunmak, 38.Öğretmen evinin belirli yerlerinde okuma alışkanlığı ile ilgili sloganların asılması teşvik etmek, 39.Okuma alışkanlığını kolaylaştırıcı sunuların hazırlanması ve bu konuda deneyim sahibi olan şair ve yazarların seslerine kulak verilmesine fırsat tanımak, |
| | |
| | #20 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 84
Tecrübe Puanı: 0 ![]() Rep Puanı : 1 Rep Derecesi :
| 40.Projenin bütün çalışmalarını yazılı bir dergi, kitap haline getirmek, 41.Öğretmen, yönetici ve öğrencilerin katılımı ile açık oturum, panel, sempozyumları sürekli tekrar etmek, 42.Okunacak kitapların komisyon aracılığı ile okuyucuların görüşüne sunulması, 43.Yazma kültürünü yaygınlaştırmak.(Bu yazma kültürü şiir, makale ve denemelerle başlatılmalıdır.) 44.İl kültür ve Turizm Müdürlüğünün önderliğinde ”kitap oku, özet çıkar ve ödül al” kampanyasının başlatılması, 45.Karne tatillerinde okullar ve aileler karne hediyesi olarak kitap almaları için teşvik edilecek, 46.İlimizdeki kitap yazarlarını desteklemek, yazarlarımızın kitaplarının baskı ve tanıtımını desteklemek, yayımlanan kitapların şehrin belli yerlerinde stantlarda sergilenmesine yardımcı olmak, 47.Elazığ Belediyesi ve İl Özel İdaresinin imkanları çerçevesinde bir kültür merkezinin inşa edilmesi ve bu kültür merkezinde kitap ve kitap dünyasına sürekli bir yer ayrılmasını sağlamak, 48.Kültür ve Turizm Bakanlığının kitap satış merkezini şehrin en işlek olan bir yerine taşınması için lobi faaliyetleri ve Kültür ve Turizm Müdürlüğünün bu yöndeki çalışmasını destekleyici çalışmalar yapmak. PROJE KOORDİNASYONU BAŞKANI : Vali Muammer MUŞMAL PROJE TEKNİK KOMİTESİ : 1) Enver ERDEM(Vali Yardımcısı,Özel İdare Genel sekreteri) 2) Nihat BÜYÜKBAŞ(Milli Eğitim Müdürü) 3) Oğuz TAPAN(Milli Eğitim Şube Müdürü) 4) M.Selçuk TANRIVERDİ(İlköğretim Müfettişleri Başkan Yard.) 5) A.Turan ÖZDEMİR(Gazi Lisesi Müdürü) 6) S.Cemil KABAKLI(Halk Eğitim Merkezi Müdür Baş Yard.) 7) Yakup YILDIZ(Çubuk Bey Anadolu Lisesi Müdürü v.) 8) Fikret ERTAN(Korg. Hulusi Sayın Lisesi Müdürü) 9) Hayri UĞUR(İsmet paşa İlköğretim Okulu Müdürü) 10) Ahmet Fethi KAVAK(Dumlupınar İlköğretim Okulu Müdürü) 11) Ömer KAZAZOĞLU(Atatürk Lisesi Edebiyat Öğretmeni) 12) Savaş ERDOĞAN(Korg. Hulusi Sayın Lisesi Edebiyat Öğretmeni) 13) Sami DEMİRBAĞ(Korg. Hulusi Sayın Lisesi Edebiyat Öğretmeni) 14) Muharrem DOĞAN(Öğretmen Evi Müdürü) 15) Nazım PAYAM(Emekli Öğretmen ve Külliye Dergisi Yöneticisi) 16) Hanifi BATI(Batı Kitapevi Sahibi) PROJE TEKNİK KOMİTESİNİN GÖREV TANIMLARI : Projenin tanımı ve hedefleri doğrultusunda çalışma grupları oluşturmak, plan ve programlar yaparak projenin en üst düzeyde gerçekleşmesi ve projenin hedeflerine ulaşması için çalışmaların takım ruhu ile sürdürmek. Projenin toplantı günleri, açık oturum, panel, gezi ve |
| | |