| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 (permalink) |
| ULUSAL ARŞİVLERİMİZ, ARAŞTIRMACILAR VE KURTULUŞ SAVAŞI BELGELERİ Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı (TÜSTAV) Yönetim Kurulu Başkanı Erden Akbulut, birkaç ay önce, 2004 Aralık’ında gerçekleştirmeyi plânladıkları: “1920-21’ler Türkiye’si ve Mustafa Suphi’lerin Dönüşü” başlıklı sempozyum kapsamında, arşivlerimiz ve Kurtuluş Savaşı[1] belgeleri üzerine, bir atölye çalışması yapılması konusunda ne düşündüğümü sormuştu. Mustafa Suphi ve arkadaşlarının Anadolu’ya dönüşü olayı dahil, 1920-21 Türkiye’sinin ancak, ulusal arşivlerimizde bulunan belgeler üzerinden daha iyi kurgulanabileceğini[2] düşündüğümden, hiç duraksamadan, böyle bir atölyenin çok yerinde olacağını söyledim. Sayın Akbulut’un, söz konusu atölyenin yöneticiliğini yapmam konusundaki nazik önerisini memnuniyetle kabul ettikten sonra, elbirliği ile katılımcıları[3] ve içeriği belirledik. Atölye, ilki ulusal arşivlerimizi (PP biçiminde); diğeri TÜSTAV Arşivi’ni genel hatlarıyla tanıtan iki sunumla başlayacak, katılımcılara yöneltilecek: “Ulusal arşivlerimizde çalışabilmek için başvuru nasıl yapılıyor? Kimler, nasıl kabul ediliyor?(1); araştırmacıların ulusal arşivlerimize girdikten sonra karşılaştıkları sorunlar nelerdir?(2); ulusal arşivlerimizde, Kurtuluş Savaşı dönemine ilişkin hangi fonlar ve ne tür belgeler var?(3) sorularının ardından, daha iyi çalışan ve aydınlatan ulusal arşivler için “ne yapılmalı?” üzerine, izleyenlerin özlü ve somut önerilerinin de alınacağı, bir soru-yanıt bölümüyle tamamlanacaktır[4]. Birkaç küçük değişiklik dışında, bu içeriğe sadık kalınan atölyeye[5], tarafımızdan konulan katkı: Ulusal arşivlerimiz hakkında temel bilgiler içeren PP sunusu ile; yukarıda yazılı olanlarla, salondan yöneltilen çeşitli sorulara vermiş olduğumuz yanıtlardan ibarettir[6]. Bunları, atölye sırasında söylemediğimiz, ancak kavratıcı olması bakımından gerekli gördüğümüz bazı bilgi kırıntılarını da ekleyerek, aktarmak isteriz. I. ULUSAL ARŞİVLERİMİZ[7] AnaBritannica Genel Kültür Ansiklopedisi’nin, “resmi ve yarı-resmi kurumların, organların, ticari kuruluşların, özel birimlerin çalışmalarıyla ilgili kayıt ve belgelerin düzenli bir bütün olarak saklandığı yer” olarak tanımladığı arşivin[8], ulusal (milli) sıfatını alabilmesi bize göre, birbirini bütünleyen, başka bir deyişle birbirinden ayrılamaz iki koşulun varlığına bağlıdır. Bu koşullardan ilki, arşivin mülkiyetine devletin sahip olmasıdır. İkincisi, bu devletin “ulus egemenliği/ulusal egemenlik” ilkesini benimsemesinin bir gereği olarak, arşivlerini halkına açmasıdır. Birkaç tümceyle de olsa, bu bağlantı üzerinde durmak isteriz. Uzak ya da yakın geçmişte, var olduğunu bildiğimiz arşivlerin[9] çoğu, sözünü ettiğimiz koşullardan sadece ilki ile uyumludur ki, bunları kabaca, “devlet arşivleri” ya da “resmi arşivler” olarak isimlendirmek son derece yerindedir. İlk kez devrimden sonra Fransa’da, var olan tüm belge ve kayıt depoları ile, bunların bulunduğu kurumların tümünü kapsayan bir arşiv: “Ulusal Arşiv” (Archives Nationales) adıyla kurulmuştu[10]. Gerçekte bu arşivi ulusal yapan ismi değil, halka açılmış olmasıydı. Ulus egemenliği ilkesinin bir tezahürü olan bu gelişme[11], arşiv ve arşivcilikte bir devrim niteliğindeydi. Kaynakların ağız birliği etmişçesine, Fransız Devrimi’ni, modern merkezi arşivlerin oluşumunda milat kabul etmesi bundandır[12]. Birazdan alfabetik sırayla ve genel hatlarıyla tanıtacağımız arşivlerimizin[13] ulusal nitelik kazanması, yani halka açılması, cumhuriyet döneminde olmuştur[14]. Bu makalede, “devlet arşivleri” yerine “ulusal arşivlerimiz” ifadesini tercih etmemiz, sadece bu tespitle, yani ikinci koşulun Türkiye’de de gerçekleşmiş olmasıyla ilgili değildir. Aynı zamanda, tarihimizin yazılı, görsel ya da işitsel tüm maddi kayıtlarını saklayan resmi arşivler dahil, mülkiyetinde bulunan her şeyle birlikte, Türkiye Devleti’nin gerçek sahibinin Türk ulusu olduğunun, altına çizme isteğimizin göstergesidir. A. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (DAGM) Adres : Devlet Arşiv Sitesi, İvedik Caddesi, Numara: 59, 06180, Yenimahalle-ANKARA Erişim Tel. (0312) 344 16 46 (Direkt) (0312) 344 59 09 (Santral, 15 hat) Faks. (0312) 315 10 00 Web. www.devletarsivleri.gov.tr Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, 10 Ekim 1984 tarih ve 3056 sayılı: “Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin[15] Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun” ile kurulmuştur. 19 Ekim’de yürürlüğe giren bu kanun ile[16] aynı zamanda, birbirinden ayrı olarak çalışmakta olan: İstanbul’daki “Osmanlı Arşivi” ile; Ankara’daki “Cumhuriyet Arşivi” daire başkanlıkları, DAGM çatısı altında birleştirilmiştir[17]. Kanunun 2. maddesinin (g) fıkrasıyla 11. maddesi, ulusal arşivlerimizin korunması ve değerlendirilmesi ile ilgili her türlü görevi, Başbakanlık ve DAGM’ye vermektedir. Ulusal arşiv politikasını ve bu politikanın uygulanmasını takip edip denetlemek; devlet ve ulus yaşamını ilgilendiren bilgi ve belgeleri toplamak, değerlendirmek ve saklamak; çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile özel şahısların elinde bulunan arşiv malzemesini tespit etmek, toplamak, gerektiğinde satın almak, bunların tamir ve restorasyonunu yapmak, tasnif ve tercüme etmek, uygun görülenleri yayımlamak ve kamu kurum ve kuruluşlarının arşivlerinde ayıklama, saklama ve imha işlemlerini denetlemek, bu görevlerin belli başlılarıdır. 1. OSMANLI ARŞİVİ DAİRE BAŞKANLIĞI Adres Ticarethane Sokak, Numara: 12, 34410, Sultanahmet- İSTANBUL Erişim Tel. (0212) 513 88 70-72 (Santral, 3 hat) Faks. (0212) 511 75 86 Web www.devletarsivleri.gov.tr Cumhuriyetin ilanından sonra, Başvekâlet çatısı altında etkinlik gösteren müdürlük, müdür muavinliği ya da daire gibi çeşitli birimlerin sorumluluğuna verilen: Osmanlı Devleti’nden miras kalan arşiv malzemesi[18], 27 Şubat 1982 tarih ve 8/4334 sayılı: “Bakanlıkların Yeniden Düzenlenmesi ve Çalışma Esaslarının Yürürlüğe Konulması Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı” ile, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı adı verilen yeni bir birimin sorumluluğu altına konulmuştu[19]. Osmanlı Devleti’nin, çok geniş bir coğrafyaya yüzlerce yıl egemen olduğu düşünüldüğünde, söz konusu arşiv malzemesinin, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin değil, aynı zamanda Balkanlar, Akdeniz, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Ortadoğu’da mevcut her devletin, ulusal ve ortak tarihinin öğrenilmesi ve yazımında taşıdığı önem kolayca anlaşılır. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Yusuf Sarınay’ın, geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı’na: “Osmanlı Arşivlerinin, Dünya ve bölge tarihinin aydınlatılmasında birinci derecede kaynak niteliği taşıyan, Dünyanın önde gelen arşivlerinden biri olduğunu” bildirmesi, bu anlamda çok yerinde bir tespittir[20]. 1992 yılı şubatına kadar, DAGM’ye de ev sahipliği yapan Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nın[21], çeşitli depolarında[22] bulunan 150.000.000 belgenin[23], 1998 yılı itibariyle sadece %15’nin analitik tasnifi yapılabilmiş, 300.000 defterin tamamı ve 50.000.000 belgenin de kaba tasnifi tamamlanabilmiştir[24]. Aynı yıl itibariyle, dijital ortama aktarılmış 2.000.000 belgenin[25] 450.000’i kataloga dökülmüş (150 cilt civarında) olup, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda bugün, araştırmacıların hizmetine verilmiş basılmış katalog sayısı, 3150’dir[26]. 2. CUMHURİYET ARŞİVİ DAİRE BAŞKANLIĞI Adres Devlet Arşiv Sitesi, İvedik Caddesi, Numara: 59, 06180, Yenimahalle- ANKARA Erişim Tel. (0312) 344 16 46 (Direkt) (0312) 344 59 09 (Santral, 15 hat) Faks. (0312) 315 10 00 Web. www.devletarsivleri.gov.tr Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı, Başbakanlık Müsteşarlığı’nın 12 Ekim 1976 tarih ve 388.2/09796 sayılı onayı ile kurulmuştur[27]. Böylece, Kurtuluş Savaşı ve sonrasında cumhuriyetin ilanından günümüze uzanan sürece ait arşiv malzemesinin, tek bir çatı altında toplanıp (devir-teslim alınıp) korunması ve araştırıcıların hizmetine sunulmasının yolu açılmıştır. Önce Başbakanlık merkez binasında, daha sonra Başbakanlığın bazı birimlerinin bulunduğu, Atatürk Bulvarı’ndaki bir binada çalışmalarını sürdüren Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı, 7 Aralık 1987 tarihinde, Yenimahalle’de inşası devam eden: Devlet Arşiv Sitesi’ne taşınmaya başlamış, 11 Aralık’ta personel idari binadaki bürolara yerleştirilerek çalışma düzenine geçilmiştir[28]. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda yer alan Devlet Arşiv Sitesi’nin, cumhuriyetin ilanının 65. yıldönümüne rastlayan: 29 Ekim 1988’de hizmete açılmasıyla, modern bir mekâna kavuşan Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı’nın[29] depolarında hali hazırda, 30.000.000 belge bulunmaktadır[30]. 18 Nisan 2002 tarihinden itibaren, Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı’nda mevcut arşiv malzemesinin, tasnifi tamamlanan kısmına ilişkin bilgileri içeren kataloglar, elektronik ortamda yerli ve yabancı araştırmacıların hizmetine sunulmuştur[31]. | |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| B. CUMHURBAŞKANLIĞI ARŞİVİ Adres Cumhurbaşkanlığı Köşkü, 00380, Çankaya- ANKARA Çankaya Köşkü Arşivi olarak da bilinen Cumhurbaşkanlığı Arşivi, Cumhurbaşkanlığı’nın Çankaya’daki yerleşkesi içinde, 1986 yılından beri Müze Köşk olarak kullanılan binada bulunmaktadır. “Kasapoğlu Köşkü” ismiyle de bilinen bu bina, 1921 yılından Çankaya Köşkü’nün (Pembe Köşk) yapıldığı 1932’ye kadar, Mustafa Kemal tarafından hem ikametgah, hem de çalışmak amacıyla kullanılmıştı[32]. Mustafa Kemal’in, içinde 10.000 cildin üzerinde kitap ve süreli yayının bulunduğu özel kütüphanesi de[33], aynı binadadır. Sayısı hakkında bilgi edinemediğimiz Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ndeki[34] belgelere ait bir katalog[35] ve bazı envanter listeleri bulunmaktadır. Sayım ve düzenleme çalışmaları nedeniyle Arşiv, şu an araştırmacılara hizmet vermemektedir[36]. C. DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ARŞİVİ Adres Devlet Arşiv Sitesi, İvedik Caddesi, Numara: 59, 06180, Yenimahalle-ANKARA 1919’dan bugüne uzanan Türkiye tarihine, deyim yerindeyse projektör tutabilecek olan Dışişleri Bakanlığı’na ait arşiv malzemesi, kurumun yurtdışındaki temsilcilikleri[37]; çeşitli birimleri ve Merkez Arşivi’nde bulunmaktaydı. Dışişleri Bakanlığı Arşivi olarak da bilinen Merkez Arşivi, yakın geçmişe kadar, mülkiyeti Başbakanlığa ait olan şimdiki devlet bakanlıkları binasının alt katında, 300 metrekarelik bir alanda yer alan iki uzun koridor, büyük bir salon ve on beş kadar odaya sıkışmış durumdaydı[38]. Tasnif çalışmalarının 1975 yılında başladığı ve 1997 yılı itibariyle içindeki malzemenin sadece kaba tasnifinin tamamlanabildiği Merkez Arşivi, dört bölümden oluşmaktaydı. Belgeler Bölümü’nde 3000 kutu ve 46.000 klasör içinde belgeler, Defterler Bölümü’nde 13.000 defter, İkili ve Çok Taraflı Antlaşmalar Bölümü’nde on dokuz çelik dolap içerisinde 2.800 ikili ve 300 kadar çok taraflı antlaşma ile, Dokümantasyon Bölümü’nde Türkçe ve çeşitli dillerde yayımlanmış 4.000 civarında süreli yayın ve kitap mevcuttu[39]. Ne yazık ki, Dışişleri Bakanlığı Arşivi, birazdan ayrıntılarına gireceğimiz bazı nedenlerden ötürü, ulusal arşivlerimizden biri olma sıfatını hak etmemektedir. Bizim onu listemize dahil etmemiz, öyle olmasını çok arzulamamız ve çoğu meslektaşımın paylaştığı bir sıkıntıyı dile getirmek istememizden kaynaklanmaktadır. 1997 yılında Ankara’da gerçekleştirilen, Türkiye’de diplomasi ve diplomasinin tarihi gelişimini konu edinen ulusal sempozyuma katılan büyükelçilerimizden: Aydan Karahan bildirisinde, “ Bakanlığımız Merkez Arşivi halihazırda, Bakanlığımız birimlerinin ihtiyaçları ve istifadeleri için kullanılabilmektedir. Bunun yanında devlete, gerçek ve tüzel kişilere ait bir hizmetin görülmesi, bir hakkın korunması ve ispatı gerektiğinde, makam onayının alınması suretiyle, usulüne göre örnekler verilebilmekte yahut mahkemelerce tayin edilecek veya ilgili dairelerin görevlendireceği yetkililerce yerinde incelenebilmektedir” demektedir[40]. Bu tümcelerin tercümesi, başka bir deyişle sayın büyükelçinin söylemediği ya da söyleyemediği şey, Dışişleri Bakanlığı Arşivi’nin halka açık olmadığıdır. Aynı bildiride Karahan, belgelerin ince tasnifinin henüz yapılamadığı (1); bütçe yetersizliğinden ötürü bu işi yapacak uzman personelin istihdam edilemediği (2) ve içerdiği bilgilerin hassasiyeti nedeniyle, söz konusu belgelerin açılmasının sakıncalı olabileceğini (3) öne sürmektedir[41]. Akademik etkinlikler kapsamında karşılaştığımız bakanlık mensuplarınca da, çeşitli kereler şifahen yüzümüze söylenen bu ve benzeri gerekçeler, inandırıcı olmaktan uzaktır. İlk iki gerekçe doğru olsaydı, Dışişleri Bakanlığı’nın, 28 Eylül 1988 tarih ve 3473 sayılı yasa gereğince[42], elindeki arşiv malzemesini vakit geçirmeden, DAGM’ye teslim etmesi gerekirdi. Ancak Bakanlık, bunu yapmayarak direnmiştir[43]. Sırf bu yüzden yapıldığını düşündüğümüz bir hukuki düzenleme ile[44], 3473 sayılı yasanın kapsama alanı dışına çıkarıldığı anlaşılan Dışişleri Bakanlığı, bir protokolle arşivini, DAGM’nin depolarına devretmiştir. Başbakanlıkla, Dışişleri Bakanlığı arasında, 2000 yılı haziranında imzalandığını öğrendiğimiz bu protokole göre, söz konusu arşiv Dışişleri Bakanlığı’nın tasarrufunda kalacaktır. DAGM şu anda, uzman personel görevlendirmek suretiyle tasnif işlemine katkıda bulunmakta birlikte[45], başkaca bir müdahaleye yetkisi yoktur. Ne yazık ki, 80.000 klasörden ibaret olduğu söylenen arşivin açılması düşünülmemektedir[46]. Dahil olmak istediğimiz AB’ye üye hiçbir ülke, üçüncü gerekçeye dayanarak dışişleri arşivini kapatmış değildir. Bu ülkelerin dışişleri arşivlerinde “içerdiği bilgilerin hassasiyetinden ötürü sakınca yaratabilecek belgeler” yok mu? Herkesin çok iyi bildiği üzere, devletler arşivlerini açmazdan önce, zarar vermesi olası belgeler var ise, bunları araştırmacılara sunmazlar. Dışişleri Bakanlığımız bürokratlarının, bunu bilmediğini düşünmemiz mümkün değildir. Bakanlığın arşivini kıskanan tavrının, şu veya bu gerekçeden ziyade, Türkiye’nin modernleşme sürecinde diplomasinin ve diplomatların oynadığı başat rolden güç alan aidiyet duygusundan kaynaklandığını düşünmekteyiz. Sağduyu sahibi bazı Bakanlık mensupları, söz konusu tavrın yanlış olduğu konusundaki düşüncelerini, başkaları ve kamuoyu ile paylaşmak cesaretini göstermişlerdir. Emekli bir diplomat, ama aynı zamanda değerli bir araştırmacı-yazar olan Bilal Şimşir’in, Tiran Büyükelçisi iken şahsıma göndermiş olduğu, 6 Kasım 1986 tarihli mektubunda yazdıkları, gerçekten dikkate değer: “Ankara’da Dışişleri Bakanlığı’nda da ayni dönemle (1918-1922) ilgili belgeler var, ama sizin konunuzla doğrudan ilgili belgeler yok sanıyorum. Kaldı ki, olsa bile o arşivler şimdilik kapalıdır. Ben arşivlerin araştırıcılara geniş olarak açılmasına taraftarım, hep bunun için didindim, arşivlerimizi liberalleştirelim dedim, ama şimdilik bu arzum gerçekleşmiş değil. Dışişleri Arşivi de, öteki bakanlıkların arşivleri gibi, hala kapalı. Oysa otuz yıl geçince açmak faydalı olurdu. Şimdilik açılmıyor”[47]. Sayın Şimşir’den önce, bir başka değerli diplomatımız: Zeki Kuneralp, İkinci Dünya Savaşı’nda, Türk Dış Politikası’na ışık tutan bazı belgeleri derlediği bir kitabının giriş bölümünde, benzer noktalara değinmektedir: “(Belgeler) Yazıldıkları vakit gizli idiler, bugün gizlilikleri kalmamıştır. Bunları bugün yayımlamak, bir sır ifşası değildir. Malûm ilamıdır...fakat başka bir şekilde, bizim yönümüzden. Tuhaf bir huyumuz vardır: Ne kadar eski olurlarsa olsun dış siyasetimize dair resmi belgeleri yayımlamaktan çekiniriz, kapalı tutarız. Belgeleri yazanlar, belgelerde ismi geçenler ölüp giderler, belgelerin değindikleri konular köhneleşir, aynı konulara ait yabancı belgeler yayımlanır, konular amme malûmu olur, biz belgelerimizi yine gizli biliriz. Bu doğru değildir, faydası yoktur, zararı vardır. Zira bu kötü huyumuzdan dolayı, kendi tarihimizi yabancı kaynaklardan öğrenmek zorunda kalırız...”[48]. Umarız Bakanlık, Türk insanına diplomasi tarihini, kendi belgelerine de bakarak yazma ve okuma fırsatını biran önce verir[49]. Çünkü, “çağdaş” sıfatının, resmi ağızlardan hiç düşmediği bir Türkiye’ye, bu garabet yakışmamaktadır. Bazı yabancı meslektaşlarımıza, şu veya bu konuda, Türkiye’nin resmi tezleriyle örtüşen metinler ürettiği için belgelerini açması, Dışişleri Bakanlığı Arşivi’ni, ulusal olmaktan alıkoyan bir başka nedendir. Resmi makamların “Türk dostu” olarak isimlendirdiği bu meslektaşlarımıza[50], sadece Dışişleri Bakanlığı Arşivimiz değil, tüm ulusal arşivlerimiz açılmalıdır ve bilebildiğimiz kadarıyla zaten öyledir. Yanlış olan, bu ülkenin yurttaşları (bazı istisnalar dışında akademisyenler de dahil) giremezken, yabancıların arşive kabul edilmesidir[51]. Açıkça söylemek gerekirse, bu uygulamayı meşrulaştırmak için yaratılacak her gerekçeye, verilecek anlamlı yanıtlar vardır. D. GENELKURMAY ASKERİ TARİH VE STRATEJİK ETÜT (ATASE) BAŞKANLIĞI ARŞİVİ Adres 06100, Bakanlıklar- ANKARA Erişim Tel (0312) 402 23 18 Önceleri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı binasının arkası ve TBMM’nin giriş kapısının karşısına düşen, önünde yeniçeri heykelleri dikili iki katlı binadaydı[52]. Yakın geçmişte, söz konusu binanın arkasına düşen arsada inşa edilen, çok katlı yeni binasına taşınmıştır[53]. Geçmişi, Türk askeri tarihini yazmak amacıyla, 11 Nisan 1916’da İstanbul’da, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti çatısı altında kurulmuş: Tarih-i Harp Şubesi’ne kadar uzanan ATASE Arşivi’nde, Kırım Savaşı’ndan (1853-56) Körfez Savaşı’na (1991) [54], 9.000.000 civarında belgenin olduğu tahmin edilmektedir[55]. Bu belgelerin eski yazı olanları, 1960-1968 yılları arasında tasnif edilmiştir. 1973-1980 yılları arasında, Kurtuluş Savaşı’na ait bir kısım belgenin, Latin kökenli Türk abecesine transkripsiyonu için yapılmış çalışmayla; belgelerin konu, zaman dizimi, yer ve birlik esasına göre kart kataloglarının yapılmasına ilişkin, 1983 yılında başlanan bir başka çalışma, verimli olmadığından durdurulmuştur. Son yıllarda, bilgisayar destekli tasnif sistemine geçme konusundaki çalışmaları[56] takdirle karşılanan ATASE Arşivi’nde[57] şu anda, araştırmacıların hizmetine sunulan on adet katalog mevcut olup, tasnif edilmeyi bekleyen Türkçe, Fransızca, İngilizce, Almanca ve Rusça yazılmış büyük bir belge yığını olduğu anlaşılmaktadır[58]. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| A. KIZILAY ARŞİVİ Adres İç Anadolu Bölge Afet Müdahale ve Lojistik Merkezi, İstasyon Mahallesi, Doğu Caddesi, Etimesgut-ANKARA Erişim Tel. (0312) 244 49 00 Kızılay Arşivi, Türkiye Kızılay Derneği’nin, cumhuriyetin ilanından sonraki yıllarda: “Merkez Ambar Müdürlüğü”, bugün adres kutusunda yazıldığı şekilde, ya da kamuoyunda (ve galiba kurumda da daha yaygın olarak) kullanıldığını sandığımız: “Kızılay Etimesgut Merkez Deposu” ismiyle anılan biriminin yerleştiği, Eskişehir yolu üzerindeki arazisi içindedir. 1990’lı yılların ikinci yarısında, Kızılay Arşivi’nin birçok meslektaşım gibi, bizim de tanık olduğumuz içler acısı halini unutmamız mümkün değildir. Felâketzedeler için kurulmuş, upuzun bir saç baraka düşününüz. Bu barakanın kapısından içeri girdiğinizde, burun direğinizi sızlatan bir küf kokusu eşliğinde, diyanetten emekli olduktan sonra, sırf eski yazı bildiği için arşiv memuru yapılmış, eski bir imamın bürosuna giriyordunuz. Oradan, bir-bir buçuk metre genişliğinde ve yaklaşık elli metre uzunluğunda bir koridora geçiyorsunuz. Bu koridorun iki yanında çuvallar, torbalar ve sandıklar içinde, ya da dosya ve klasörlerde tavana kadar yığılmış bir halde belge, defter ve fotoğrafları görüyorsunuz. Zemin toprak ve yer yer ıslak, 1939 Erzincan Büyük Depremi sonrasında, Kızılay’ın etkinliklerini tespit etmek için çekildiği anlaşılan onlarca fotoğraf oraya buraya saçılmış, çamur içinde. Sözünü ettiğimiz arşiv memurunca hazırlanmış, derme çatma bir kataloga göz attıktan sonra, tozdan sakınmak için size önerilen eski bir palto ile, bir çift bulaşık eldivenini giyiyorsunuz. Arşiv memuru, araştırma konunuzla ilgili malzemeyi bulabileceğinizi tahmin ettiği bir yığını eliyle işaret ediyor ve belgeler içinde yüzmeye başlıyordunuz. Biz galiba şanslıydık, çünkü aradıklarımızı birkaç haftada bulmuştuk[59]. Sahip olduğu malzemenin sayısı konusunda bilgi edinemediğimiz Kızılay Arşivi’nin[60], az önce sözünü ettiğimiz katalogunun daha sonra kaybolduğunu, uzun soluklu araştırmaları sırasında Seçil Karal Akgün-Murat Uluğtekin ikilisinin[61], yeni bir katalogun oluşturulması için ilk adımları attıklarını, arşiv malzemesinin halâ aynı barakada, ancak yerlerde değil artık raflarda ve arşivde çalışanların da sayıca artmış olduğunu sevinerek öğrendik[62]. B. TÜRK İNKILAP TARİHİ ENSTİTÜSÜ (TİTE) ARŞİVİ Adres Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 06100, Sıhhiye-ANKARA Erişim Tel. (0312) 360 40 13, 360 97 90, 361 46 24 Faks. (0312) 359 43 08 16 Nisan 1942 tarih ve 4202 sayılı kanunla, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ne (DTCF) bağlı olarak kurulan Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, 4 Kasım 1981 tarih ve 2547 sayılı: “Yüksek Öğrenim Kanunu” ile, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlanarak, yüksek lisans ve doktora yaptıran bir akademik birime dönüştürülmüştür. Kuruluşundan hemen sonra, Türk Devrimi[63] ile ilgili her tür belge, kitap ve objeyi gazetelere ilan vermek; ilgili kişiler ve resmi kurum ve kuruluşlarla yazışarak, bağış ya da satın almak yoluyla toplamaya başlayan TİTE Arşivi (Müze ve Kütüphanesi)[64], DTCF’nin ana giriş kapısının sağ tarafına düşen, büyük sahanlık içindeki kapalı bir mekânda bulunmaktadır. DTCF’nin konferans salonuna açılan ve yaklaşık 100 metrekare büyüklüğünde olan bu mekân aslında, Atatürk’ün fakültede verilen konferansları izlemek istediğinde kullanması için yapılmış bir şeref locasıydı[65]. Bugün itibariyle 90.000 belge, 7.000 civarında fotoğraf, 8.000 kadar kitap, zengin gazete koleksiyonları, bazı film şeritleri[66] ve tamamı sergide hatırı sayılır miktarda objeye sahip bulunan TİTE Arşivi’nin, 1980’li yılların ortalarında arz ettiği manzaranın, pek iç açıcı olmadığı anlaşılmaktadır[67]. 1987 yılında, sayım amacıyla kapatılan TİTE Arşivi[68], 1995 yılından beri araştırmacılara açıktır. Arşivin, 85.000’i tasnif edilmiş durumda olan belgelerine ait sekiz adet katalogu yayımlanmış olup, dokuzuncusu baskıda, onuncusu ise hazırlanmaktadır[69]. C. TÜRK TARİH KURUMU (TTK) ARŞİVİ Adres Kızılay Sokağı, Numara: 1, 06100, Sıhhiye-ANKARA Erişim Tel. (0312) 310 23 68 (11 hat) Faks. (0312) 310 16 98 Atatürk’ün direktifleriyle, 15 Nisan 1931’de, Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti ismiyle kurulup, 3 Ekim 1935’te Türk Tarih Kurumu ismini alan dernek, 11 Ağustos 1983 gün ve 2876 sayılı yasa ile, Başbakanlığa bağlı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’na bağlı bir kuruluş haline getirilmiştir[70]. Tarih, arkeoloji ve antropoloji alanında, Türkiye’nin en büyük ihtisas kütüphanesine sahip olan TTK’nın aynı zamanda, Osmanlı Devleti’nin son zamanları, Türk Devrimi ve sonrasına ilişkin belgeler ve anılarla, toplam 21.708 adet fotoğrafın da içinde bulunduğu küçük ancak zengin bir arşivi de vardır[71]. Bağış, satın alma ya da mahkeme yoluyla toplanmış bu malzeme[72], kurum binasının üst katındaki büyücek bir odada, birkaç çelik dolap içinde korunmaktadır ve araştırmacılara açıktır. H. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ (TBMM) ARŞİVİ Adres 06100, Bakanlıklar-ANKARA Açılışından günümüze, TBMM’nin gerçekleştirdiği yasama, yönetim ve yargı etkinliklerinin ortaya çıkardığı arşiv malzemesi, son derece zengindir. Genel Evrak ve Arşiv Müdürlüğü’nce, “TBMM Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” hükümleri ve Arşiv Kurulu[73] kararlarına göre yönetilen TBMM Arşivi’nde, tasnif işlemi ara verilmeden sürdürülmektedir. İçerdiği malzemeye ilişkin sayısal veriler elde edemediğimiz TBMM Arşivi, araştırmacılara açıktır[74]. II. BİRKAÇ SORUDA ULUSAL ARŞİVLERİMİZ ÜZERİNE AYRINTILAR 1. “Ulusal arşivlerimizde çalışabilmek için başvuru nasıl yapılıyor? Kimler, nasıl kabul ediliyor?” Bu sorulara, ulusal arşivlerimizin tümü için geçerli bir yanıt vermek, mümkün değildir. Çünkü elinde, ulus ve devlet yaşamı açısından önemli arşiv malzemesi bulunan birçok kamu kurum ve kuruluşu, arşiv hizmetleri ile ilgili 3473 sayılı temel yasanın[75] kapsama alanı dışında bırakılmış[76] ve ne yazık ki, bırakılmaya da devam edilmektedir[77]. Hal böyle olmakla birlikte iki nedenle, söz konusu yasanın da içinde bulunduğu mevzuat üzerinde durmak gerekir. Çünkü, DAGM çatısı altında bulunan ulusal arşivlerimizde titizlikle uygulanan bu mevzuatın, kapsama alanı dışında tutulmuş bazı ulusal arşivlerimizde de, kısmen kullanıldığı görülmektedir. 3056 sayılı kanunun[78] 11. maddesinin (h) fıkrası ile, 3473 sayılı kanunun 6. maddesi, ulusal arşivlerimizden yararlanma ilkelerini belirleme yetkisini, Başbakanlığa ve dolayısıyla Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne vermişti. Bu yetkiye dayanan Başbakanlığın, arşiv hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için yaptığı bir dizi düzenlemenin[79] sonuncusu: “Devlet Arşivlerinde Araştırma veya İnceleme Yapmak İsteyen Türk veya Yabancı Uyruklu Gerçek veya Tüzel Kişilerin Tâbi Olacakları Esaslar” başlıklı, 2002/3681 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın ekidir[80]. Bu ekte yazılı esasların, “Müracaat şekli” başlığını taşıyan 3. maddesi: Türk Arşivlerinde araştırma ve inceleme yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanlar ve bunların vekilleri ile Türkiye’ye yasal yollardan girmiş yabancılar ve bunların vekilleri, “Devlet Arşivlerinde Araştırma Talebinde Bulunanlar İçin Müracaat Formu ve Taahhütname”yi[81] doldurmak suretiyle, bir adet fotoğraf ve nüfus cüzdanı (yabancılar için pasaport ve kimlik) örneğiyle, vekil ise vekâletname ile birlikte doğrudan araştırma ve inceleme yapacağı arşivin veya arşivlerin bağlı olduğu idareye bizzat veya posta ile müracaatta bulunurlar. Ayrıca bu müracaat, yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilik veya başkonsolosluklarına da yapılabilir. Bu temsilcilikler, yapılan müracaatı Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla DAGM’ye ya da araştırmanın yapılacağı arşivin bağlı bulunduğu idareye gönderirler. Vekilleri vasıtasıyla araştırma ve inceleme yapmak isteyen Türk veya yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin önceden müracaatlarının olması gerekmektedir”. “Müracaatların işleme konulması ve cevaplandırma süresi” başlıklı 4. maddesi: DAGM’de yapılacak her türlü araştırma, inceleme ve örnek alma talepleri bu Genel Müdürlükçe, DAGM dışındaki araştırma hizmeti veren diğer arşivlere yapılacak talepler ise, söz konusu arşivin bağlı olduğu bakanlık veya kuruluşça işleme konulur ve en geç iki iş günü içerisinde sonuçlandırılır. Silahlı Kuvvetler arşivlerine yapılan müracaatlar otuz gün içerisinde sonuçlandırılır. Dışişleri Bakanlığı; yurtdışındaki Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilikleri ve başkonsoloslukları kanalıyla, DAGM’nde ve araştırma hizmeti veren diğer arşivlerde araştırma ve inceleme talebinde bulunan Türk veya yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişiler ile vekillerine, müracaatlarının sonucunu otuz gün içerisinde duyurur. DAGM ile birinci fıkrada belirtilen ilgili bakanlık ve kuruluşlar; bu Esaslarda öngörülen hükümleri de göz önünde bulundurmak suretiyle, araştırma ve inceleme taleplerini aynen veya sınırlandırmak suretiyle kabul veya reddedebilirler”. “ Müracaatların reddini gerektiren durumlar” başlıklı 5. maddesi: araştırmacıların, a) Tasnifi tamamlanmamış ve en son işlem tarihi üzerinden otuz yıl geçmemiş arşiv malzemesi ile, yararlanılamayacak derecede hasara uğramış arşiv belgesi üzerinde, b) Araştırma ve inceleme talebinde bulunan kişinin on sekiz yaşından küçük olduğu veya medenî hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmadığı durumlarda, c) Müracaat formundaki bilgilerin eksik veya yanlış olması ve müracaat için gerekli belgelerin eksik veya sahte olduğunun anlaşıldığı hallerde, arşivlerde araştırma ve inceleme talepleri ret olunabilir”. “Taahhütname, araştırma süresi ve giriş kartı” başlıklı 6. maddesi: Araştırmacılara, arşivdeki çalışmalarında uymak zorunda bulundukları şartlar ve yükümlülükler bildirilir[82] ve kendilerine bu yükümlülüklere uyacaklarını tevsik eden (sağlamlaştıran) bir taahhütname[83] imzalatılır. Araştırmacılar için, "Arşive Giriş Kartı" tanzim edilir ve bu kart arşivde muhafaza edilir. Arşiv giriş kartları, arşive her girişte bir kimlik belgesi karşılığında araştırmacıya teslim edilir. Araştırmacı, arşivde bulunduğu sürece bu kartı görünebilecek şekilde üzerinde taşır”. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| “Fotokopi ve mikrofilm verilmesi” başlıklı 11. maddesi, Araştırma ve inceleme yapan Türk veya yabancı uyruklu kişilere araştırma ve incelemeye açılan belgelerin fotokopi veya mikrofilmleri, belirlenen ücret karşılığında verilir veya gönderilir... Ancak bir fonun, bir dosyanın veya bir defterin tamamını hedefleyen sayıda fotokopi veya mikrofilm verilmez” demektedir. Arşiv hizmetlerini: “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Arşiv Yönergesi” (CAY) ile, sözünü ettiğimiz mevzuat çerçevesinde yürüten Cumhurbaşkanlığı Arşivi’ne, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olanlardan, a) a) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar, bir görevin gereğini yerine getirmek, b) Üniversite ve yüksek okul öğretim elemanları, bir eser yazmak ya da derslerde kullanmak, c) Devlet Memurları Yasası’ndaki memur olama genel niteliklerini taşıyanlar, herhangi bir konuda araştırma yapmak ya da yazmakta oldukları bir eseri zenginleştirmek amacıyla arşivden yararlanmak üzere başvuruda bulunabilirler. Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nden yararlanmak isteyen yabancı uyruklu kişiler hakkında öncelikle bu konuyu düzenleyen yürürlükteki Bakanlar Kurulu Kararı’nda yer alan hükümler uygulanır. Başvuru, Genel Sekreterlikçe de ayrıca değerlendirilir”. “Başvuru Yöntemi” ... İnceleme ve araştırma yapmak isteyenler, konularının ve çalışmalarının amacını açıkça belirten bir yazı ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne başvurur. Bu gibiler bir “Başvuru Formu” doldurur ve imzalar. Başvurular CAY kuralları ve diğer ilgili mevzuat dikkate alınarak incelenir. Genel sekreterlikçe uygun görülenlere arşivden yararlanma izni verilir; uygun bulunmayan başvurular reddedilir. Başvuru sahibi, verilen izin süresine ve koşullara uygun olarak inceleme yapacağına ilişkin bir taahhütname doldurup imzalar. Araştırmacı, bölümlenmiş belgeleri envanter listelerinden ya da katalogu var ise, katalogları üzerinden inceleyerek yararlanacaklarının listesini çıkarır[84]. Genel Evrak, Arşiv ve Kütüphane Müdürü, araştırmacının hazırladığı arşiv malzemesine ilişkin listeler ile başvuru formu ve taahhütnameyi içeren dosyayı incelemek üzere, Arşiv Danışma Kurulu’na verir. Arşiv Danışma Kurulu, araştırmacının listesinde yer alan belgelerin çıkarılarak, başvurucuya verilip verilmeyeceğine, verilecekse not ya da fotokopi alınıp alınamayacağına karar verir. Bu karar, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri’nin onayına sunulur. Onaylanan kararla uygun görülen arşiv malzemelerinin örnekleri, araştırmacının yararlanmasına sunulur. Yapılan işlemlere ilişkin belgeler Genel Evrak, Arşiv ve Kütüphane Müdürlüğü’nce, araştırma ya da incelemeyi yapanların adına göre dosyalanır. Kamu kurum ve kuruluşları adına yapılacak araştırmalarda, araştırmayı yapacak görevli, ilgili kurum ve kuruluş tarafından ismen görevlendirilir. Bu görevlendirme, araştırmanın amacı ve gereği de açıklanarak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine bildirilir. Bunun üzerine yukarıdaki fıkralara göre işlem yapılır...” “Araştırmacıların uyması gereken kurallar” ise, ... Araştırmacı arşiv malzemesini ancak bildirdiği amaç için değerlendirebilir. Bunlardan Türkiye Cumhuriyeti’nin hak ve çıkarlarına aykırı sonuçlar çıkartıp yayımlayamaz. İnceleme sırasında gizli ya da üçüncü kişilerin hak ve çıkarlarına zarar veren bilgiler elde ederse, bunları başkasına açıklayamaz ve yayımlayamaz. Araştırmacı, incelemeler sonunda yayımlayacağı eserden bir adedini, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne vermek zorundadır...[85]”. Genelkurmay ATASE Arşivi’nden, Türk ve yabancı bilim adamları ile, ATASE Başkanlığı tarih yazarları ve araştırmacıları yararlanmaktadırlar. Resmi kurumlardan araştırma yapmak üzere gelecek personelin kurumlarından konunun ve çalışacak kişi/kişilerin isimlerinin yer aldığı onaylı görevlendirme yazısını getirmeleri zorunluluğu vardır. Arşivde çalışmak isteyen araştırmacılarda aranan şartlar, Araştırmacıların, a) Akademik kariyer açısından en az yüksek lisans düzeyinde eğitim yapıyor olmaları, b) Osmanlıca bilmeleri, c) Arşiv belge ve dokümanlarını incelemek için kanunlar çerçevesinde konulmuş olan kurallara uymaları şartlarını yerine getirmeleri gerekmektedir”. “Başvuru” Arşiv çalışması yapmak isteyen araştırmacı, bizzat ya da posta yoluyla Genelkurmay ATASE Başkanlığı’na başvurur. Araştırmacıdan araştırması ile ilgili şu belgeler istenir: a) Araştırmanın amacını, konusunu ve ana hatlarını belirtir bir dilekçe, b) Mensup olduğu kurumdan (Üniversite, fakülte veya enstitü) alacağı araştırma amacını (Y. Lisans, doktora, akademik çalışma vb.) ve konusunu belirtir bir referans, c) Nüfus cüzdanı sureti (son üç ay içinde alınmış), d) İki adet vesikalık fotoğraf. Araştırmacıların çalışma süresinin belirlenmesi ile ilgili olarak, bildirimlerine göre çalışma zamanlarının planlaması yapılır. Araştırmacılara belli bir konuda, 6 ay süreyle araştırma izni verilir Bu süre sonunda araştırmasını tamamlayamayanlara, başvuruları halinde üç aya kadar ek süre verilebilmektedir”[86]. Eğer değişmedi ise, Kızılay Arşivi ile TTK Arşivi’ne araştırmacılar, bir dilekçe ile bizzat ya da posta ile başvurabilmektedirler[87]. Türkiye Kızılay Derneği’nin web sitesinde[88], Kızılay Arşivi ile ilgili hiçbir bilgi bulunmamaktadır. TTK sitesine, arşivinin içeriğini ayrıntılarıyla sergileyen bir başlık koymuş[89], ancak nadiren araştırma talebi ile karşılaştığından olsa gerek, arşiv hizmetleriyle ilgili teknik bilgiyi eklememiş. TİTE Arşivi’nde çalışmak isteyen araştırmacılar ise, bir dilekçe; referans mektubu ve iki adet vesikalık resim ile TİTE Müdürlüğü’ne[90], bizzat ya da posta ile başvurmaktadırlar. Arşiv hizmetlerini: “TBMM Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”e göre yürüten TBMM Arşivi’nden, a) TBMM Üyeleri, b) Resmi Kuruluşlar, c) Araştırmacılar yararlanabilirler” (md. 18). “Yararlanma usulü” TBMM Üyeleri arşivdeki basma yazılardan (tutanak, sıra sayıları, gündem vb.) her zaman yararlanabilirler. Diğer yasama belgelerinden (kanun dosyası, karar dosyası, kadük dosyası, denetimle ilgili dosyalar ve benzeri) yararlanma, arşiv Kurulu Başkanı’nın yazılı müsaadesine bağlıdır. Resmi kuruluşlar ve araştırmacılar resmi yazı ile, TBMM Genel Sekreterliği’ne başvururlar; müracaatlar incelenerek Arşiv Kurulu Başkanlığı’na sunulur. Arşivden yararlanabilme, Arşiv Kurulu Başkanı’nın yazılı onayına bağlıdır. Uzun süreli yararlanma müsaadeleri için: “TBMM Güvenlik Yönetmeliği”nin 39. maddesine göre işlem yapılır. İstiklâl Mahkemelerine ait dosyalarda her türlü inceleme, TBMM Başkanı’nın oluru ile yapılabilir”(md. 19). “Yararlanma şekli” ... Yararlanma şekli genel olarak, evrak incelenmesi suretiyle sağlanır. Orijinalliği bozulacak evrakın fotokopisi çektirilmez. Orijinalinden daktilo edilmiş veya defterlere geçirilmiş evrakın bedeli mukabilinde fotokopisi verilebilir. TBMM gizli oturumlarına ait tutanaklar içtüzük hükümlerine tabidir” (md. 20) [91]. |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| 2. “Araştırmacıların ulusal arşivlerimize girdikten sonra karşılaştığı sorunlar nelerdir? [92]” Bu soruyu hakkıyla yanıtlayabilmek için, araştırmacıların “arşivde bulamadıkları” üzerine kafa yormak gerekir. Prof. Dr. Özer Ergenç, ulusal arşivlerimizi konu edinen bir toplantıya sunduğu: “Bir Tarihçinin Arşivden Bekledikleri” başlıklı bildirisinde[93], “arşivde bulunması gereken” (vasıflar) üzerine, mütevazı bir değerlendirme yapmaktadır. Sayın Ergenç’in, bizim de katıldığımız tespitlerinden sonra (“a” fıkrasında yazılı), bazı ulusal ve yabancı arşivlerde yürüttüğümüz çalışmalarımızdan süzdüğümüz tespitlerimizi, başlıklar halinde sıralamak isteriz: Ulusal bir arşiv, a) Sahip olduğu her tür malzemeyi bozulmadan koruyabilmeli ve araştırmacıların hizmetine sunabilmelidir. Bunun mümkün olabilmesi, arşiv malzemesinin teknoloji yoğun bir tasnif sistemine dahil edilmesine bağlıdır. Buraya kadar yazdıklarımızdan açıkça anlaşılacağı üzere, ulusal arşivlerimizdeki malzemeyi (çevre ve insan faktöründen) koruma ve araştırmacıların hizmetine verme konusunda, halâ bazı eksiklerimiz vardır. Ancak son yıllarda, özellikle DAGM’ye bağlı arşivlerimizde ve Cumhurbaşkanlığı; ATASE ve TİTE Arşivi’nde, bilgisayar destekli tasnif ve katalog sistemine geçiş bağlamında, altı çizilmesi gereken atılımlar yapıldığı memnuniyetle izlenmektedir. b) Araştırmacıların (diz üstü bilgisayar kullanımına imkân veren alt yapı (1); ortopedik masa ve sandalye (2); çevre gürültüsünden arındırılmış aydınlık, ferah, temiz ve klimatize edilmiş bir çalışma salonu (3); çabuk ve kesintisiz olarak kataloglar ve arşiv malzemesine ulaşım ve kullanım (4); sorunsuz ve olabildiğince çok mikrofilm ve fotokopi alabilme (5); çalışma gün ve saatlerine ilaveler yapılması (6) gibi) akademik ve (arşiv binası içinde yemek ve çay-kahve alabilme gibi) doğal gereksinimlerin maksimum düzeyde karşılayabilmelidir. Ne yazık ki, ulusal arşivlerimizin hiçbiri, bu saydıklarımızın tümünü yerine getirebilmiş değildir. Ulusal arşivlerimizin bulunduğu: İstanbul ve Ankara’da ikamet etmeyen araştırmacılar için 4, 5 ve 6 numaralı koşulların iyileşmesi/iyileştirilmesi, araştırmalarının selameti açısından yaşamsal bir önem taşımaktadır[94]. İngiliz Devlet Arşivi’nde (Public Record Office), katalogların tamamı bilgisayar ort***** aktarılmış olduğundan, araştırmacılar belge isteklerini (içinde onlarca bilgisayar bulunan büyük bir salondaki) bilgisayarlar üzerinden yapmaktadır. En geç 30 dakika içinde, istemiş oldukları belgeleri alabilen araştırmacılar, belge taramak için, başkası tarafından kullanılan basılmış katalogların rafa dönmesini beklemek zorunda kalmamaktadır. Öte yandan, kim olursa olsun araştırmacı[95], üzerinde çalışmaya devam edeceği dosyayı, ancak ertesi gün için ayırabilmektedir. Ulusal arşivlerimiz, (4) numaralı sıkıntının aşılmasında, vakit kaybetmeksizin bu ölçüyü yakalamalıdır. Önceki soruya verdiğimiz yanıttan anlaşılacağı üzere, ulusal arşivlerimizin bazıları hiç fotokopi ve/veya mikrofilm vermezken, bazıları da koşullu olarak vermektedir. Personel ve ödenek takviyesi, (5) numaralı sıkıntının aşılmasına, kuşkusuz katkıda bulunacaktır. Ancak konunun, arşivlerden sorumlu makamlarca dikkate alınması gereken, bir başka boyutu daha vardır: Bilindiği üzere, İstanbul ve Ankara’da uzun süre konaklamanın faturası ağırdır. Bu nedenle taşralı araştırmacılar haklı olarak, en kısa zamanda katalogları taramak ve olabildiğince çok fotokopi alarak geri dönmek istemektedirler. Araştırmacı sirkülasyonu yoğun olan arşivlerimizin fotokopi servislerinde, akademik takvim dışında kalan süreçte, yığılmaların görülmesi bundandır. Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nın bir dönem, araştırmacılara posta yoluyla belge göndermesi[96], sıkıntının bu boyutunu çözecek örnek bir uygulamaydı. Yakın geçmişte yetkili bir ağızdan, bu uygulamanın yeniden başlayacağını öğrenmek[97], bizi gerçekten mutlu etmiştir. Öte yandan DAGM’nin arşivlerini, Cumartesi günü mesai saatleri içinde araştırmacılara açmasını[98], (6) numaralı sıkıntının çözümünde çok önemli ve alkışlanması gereken bir aşama olarak görmekteyiz. c) Güler yüzlü ve nazik çalışanlara sahip olmalıdır. Bunun, personelinin idari, özlük ve ekonomik sıkıntılarını[99] çözmekle mümkün olabileceği ortadadır. Ne yazık ki, özellikle DAGM çatısı altındaki ulusal arşivlerimizde, özlükle ilgili sıkıntılar devam etmektedir. 3. “Ulusal arşivlerimizde, Kurtuluş Savaşı dönemine ilişkin hangi fonlar ve ne tür belgeler var?” İlk soru gibi bunu da, alfabetik sırayı izleyerek yanıtlamak isteriz. Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda[100], a) “Bâb-ı Âli[101] Belgeleri” aa) Sadâret (Başbakanlık) Dairesi Kalemlerine Ait Belgeler - Dosya Usulü İradeler Tasnifi (DUİT) - Sadâret Âmedi Kalemi Belgeleri (A.AMD.) - Âmedi Kalemi Meclis-i Vükelâ Yazışmalarına Ait Belgeler (A.AMD.MV.) - Sadâret Divan-ı Hümayûn Kalemi Mukavele Kısım Belgeleri (A.DVN.MKL.) - Sadâret Divan-ı Hümayûn Name-i Hümayûn Kısmı Belgeleri (A.DVN.NMH.) - Sadâret Divan-ı Hümayûn Mühimme Kalemi Belgeleri (A.DVN.MHM.) - Düvel-i Ecnebiye Kısmı Belgeleri (A.DVN.DVE.) - Sadâret Divan (Beylikçi) Kalemi Belgeleri (A.DVN.) - Sadâret Teşrifat Kalemi Belgeleri (A.TŞF.) - Sadâret Evrak Kalemi Belgeleri (A.VRK.) - Sadâret Müteferrik Belgeler (A.M.) |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| ab) Bâb-ı Âli Evrak Odası Belgeleri - Hukuk Kısmı Belgeleri - İdare Kısmı Belgeleri - Siyasi Kısmı Belgeleri - Mütevevvia[102] Kısmı Belgeleri ac) Bâb-ı Âli Bünyesindeki Diğer Dairelere Ait Belgeler - Şura-yı Devlet[103] Belgeleri - Meclis-i Vükela Mazbataları[104] b) “Dahiliye Nezareti Belgeleri” - Hukuk Müşavirliği (DH. HMŞ) - Şifre Kalemi (DH. ŞFR) - İdare-i Umûmiye (DH. İUM) - Kalem-i Mahsûs Müdüriyeti (DH. KMS) c) “Hariciye Nezareti Belgeleri” - Hukuk Müşavirliği İstişare Odası Belgeleri (HR.HMŞ.ISO.) - Hukuk Kısmı Belgeleri (HR. H.) - Mütenevvia Kısmı Belgeleri d) “Muahedeler Tasnifi” e) “Ali Fuat Türkgeldi[105] Tasnifi” f) “Harita Katalogu” Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı’nda[106], Başvekâlet (Başbakanlık), heyet-i vükela (bakanlar kurulu), vekâletler, TBMM ve bunlara bağlı resmi kuruluşlardan kaynaklanan belgeler. Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde, Anadolu ve İstanbul’daki çeşitli kişi ve makamlarla, TBMM Başkanlığı ve Başkomutanlık arasında gidip gelen belgeler[107]. Genelkurmay ATASE Arşivi’nde, Araştırmacı hizmetine sunulmuş bulunanlardan: İstiklal Harbi Koleksiyonu (İSH), Atatürk Koleksiyonu (ATAZB) ve Harita Koleksiyonu kataloglarında[108], Kurtuluş Savaşı dönemine ilişkin zengin arşiv malzemesi bulunmaktadır. Bu malzemenin büyük bir kısmı, subaylarca tutulan harp cerideleri; muharebe raporları[109]; askeri makamların kendi aralarında, Kuva-yı Milliye reisleri veya mülki makamlarla ya da Ankara Hükümeti’ne bağlı mülki makamların kendi aralarında yaptıkları yazışmalar ve haritalardan oluşmaktadır[110]. Kızılay Arşivi’nde, Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Riyaset-i Umumiyesi (Genel Başkanlığı) ile şubeleri, İstanbul ve Ankara Hükümetleri ile bağlı örgütleri, Uluslararası Kızılhaç[111] ve Anadolu’yu işgal eden ülkelerin ulusal kızılhaç örgütleri, kişi ve resmi olmayan kuruluşlarla yapılan yazışmalarla; hastane, dispanser ve yardım heyetlerince tutulan hasta protokol defterleri, istatistikler, bağış makbuzları ve sıhhi malzeme satın alımlarına ilişkin belgeler bulunmaktadır[112]. TİTE Arşivi’nde, Asker ya da politikacı olarak Kurtuluş Savaşı’na katılanlarla, tarihçi olan bazı değerli kişiler ve çeşitli resmi kurum ve kuruluşların bağışladığı ya da sattığı arşiv malzemesi bulunmaktadır. TİTE Arşivi, Müze ve Kütüphanesi’ndeki şeref panosuna isimleri yazılmak suretiyle, kendilerine olan minnet borcu ifade edilen bu kişi ve kurumlar şunlardır: Refet Bele, Bekir Sıtkı Baykal, Hacim Muhittin Çarıklı, Kâzım Karabekir, Hüsrev Gerede, Avni Gelendost, Rahmi Apak, Fahri Belen, Enver Behnan Şapolyo, Gıyas Yetkin, Behiç Erkin; Afyon, Bitlis, Konya, Kırşehir, İzmir, Urfa, Muğla, Eskişehir, Erzurum valilikleri; Bergama Halkevi, Polis Enstitüsü ve Dışişleri Bakanlığı[113]. TİTE Arşivi’nde ayrıca, Kurtuluş Savaşı’nda TBMM’ni destekleyen bazı Anadolu gazetelerinin koleksiyonları da bulunmaktadır. Öğüt, Babalık (Konya) ve Açık Söz (Kastamonu), bu gazetelerden birkaçıdır[114]. TTK Arşivi’nde, - Miralay Bekir Sami Bey’in (Günsav), Anadolu'da görev yaptığı sırada (21 Mayıs 1919-15 Temmuz 1920), yaveri Yzb. Selâhattin Bey tarafından tutulan harp cerideleri - Cami Baykut'un[115] anılarının fotokopileri - Sıtma savaş başkanlarından Dr. F. Niyazi Ağaoğlu'nun, Kurtuluş Savaşı ile ilgili kitabının müsveddesi - Nazım Başkaya'nın babası, Denizli Mebusu Yusuf Başkaya'ya ait yazışmalar - Balıkesir Mutasarrıfı Hilmi Ergeneli'ye ait belgeler ve anılar - Süleyman Yiğitbaşı'nın "İstiklal Savaşı-Milli Kurtuluş" başlıklı notları - Milli Mücadele’de Şer’iye Vekillerinden Mustafa Fehmi'ye ait belge fotoğrafları - Tevfik Bıyıklıoğlu'nun[116] 1920-1953 yıllarını ilişkin notları - Sadrazam Tevfik Paşa ve oğlu İsmail Hakkı Okday'a ait belgeler -Yusuf Hikmet Bayur’un[117] notları ve muhtelif konularda yazışmaları bulunmaktadır[118]. TBMM Arşivi’nde ise, “Yasama (ve yargı) arşiv malzemesi” olarak: - Kanun dosyaları - Karar dosyaları - Genel kurul tutanaklarının asılları - Önergeler - Genel kurulda muameleden kaldırılan veya reddedilen dosyalar - Geri alınan işlere ait dosyalar - Hükümsüz kalan işlere ait dosyalar - Komisyonlar evrakı - İstiklal Mahkemeleri - Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan Zabıt Cerideleri - Kapalı oturum (Gizli celse) Tutanakları - İstiklal Madalyası defterleri “Yönetim Arşiv Malzemesi” olarak: - TBMM Başkanlığı, Özel Kalem Müdürlüğü’nün dosya ve evrakı - TBMM Başkanlık Divanı kararları ile, Genel Sekreterliğin dosya ve evrakı - Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan üyeleri ile, yasama meclisleri üyelerine ait özlük dosyaları - TBMM’ye gelen ve giden evraka ait kayıt ve zimmet defterleri vardır[119]. Engin Berber* *Ege Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü, Doç. Dr. EK- 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET ARŞİVLERİNDE ARAŞTIRMA TALEBİNDE BULUNANLAR İÇİN MÜRACAAT FORMU VE TAAHHÜTNAME Adı- Soyadı :................................................. ........................................... Uyruğu :................................................. ........................................... Çalıştığı Kurum – Kuruluş ve Görevi :................................................. ........................................... Tahsil Durumu :................................................. ........................................... Devamlı Adresi ve Telefon Numarası (İş-Ev) :................................................. ........................................... (Yabancılar için ayrıca Türkiye’deki adresi ve telefonu) :................................................. ........................................... T.C. Vatandaşlık Numarası (Yabancılar için Pasaport Numarası) :................................................. ........................................... Yapılacak Çalışmanın Konuları ve Süresi :................................................. ........................................... Arşivimizde Daha Önce Çalışma Yapanlar İçin Bu Çalışmanın Tarihi ve Konuları :................................................. ........................................... :................................................. ........................................... “Devlet Arşivlerinde Araştırma ve İnceleme Yapmak İsteyen Türk veya Yabancı Uyruklu Gerçek veya Tüzel Kişilerin Uymak Zorunda Oldukları Esaslar”ı dikkatle okudum. Yukarıda verdiğim bilgilerin ve müracaat belgelerimin doğru olduğunu, bu Esaslara ve Kurumun iç çalışma düzenine uyacağımı, bunların tarafımdan ihlali halinde doğacak sorumluluk ve yükümlülükleri aynen kabul edeceğimi beyan ederim. Tarih: ..../....../........ İmza: Kaynak: www.devletarsivleri.gov.tr [1] Bu makalede, “Kurtuluş Savaşı” ifadesinden anlaşılması gereken süreç, Mondros Ateşkes Sözleşmesi’nin imzalandığı: 30 Ekim 1918 ile, son Yunan askerinin Anadolu’dan ayrıldığı: 18 Eylül 1922 arasıdır. [2] Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanında kalem oynatan birçok akademisyene musallat olduğunu üzülerek gördüğümüz: “Belge yoksa, tarih yoktur” yaklaşımını hiç benimsemediğimizden, “daha iyi” ifadesini özellikle kullandık. Tersinden okunduğunda: “Belge varsa, tarih vardır” biçimine dönüşen bu yaklaşımı benimseyen meslektaşlarım, ne yazık ki, özellikle resmi nitelik taşıyan her türden belgeyi, mutlak doğruyu sunduğu ön kabulüyle değerlendirmektedir. Resmi belgeyi fetiş nesnesine dönüştüren akademisyenler kadar, tarihsel gerçekliği çarpıttığı ve/veya taraflı olduğu gerekçesiyle, resmi belgeleri tamamen ret edenlere de -en bildik biçimi, “resmi tarih baştan aşağıya yanlıştır” söylemidir- karşı olduğumuzu belirtmek isteriz. Demek istediğimiz şudur: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi yani yakın tarihimiz, diğer tüm malzemeyle (gazete makaleleri, resmi yayımlar, sözlü tarih, araştırma ve inceleme eserler, maddi kültür ürünleri vb. gibi) birlikte, varsa ve ulaşılabiliyorsak, kritik etmek kaydıyla mutlaka arşiv belgeleri kullanılarak yazılmalıdır. [3] Dr. Selami Kılıç, ulusal ve yabancı arşivlerden derlediği belgelerden yola çıkarak ürettiği çalışmalar; Yücel Demirel ve Hamza Tığlay, TÜSTAV Arşivi’ni düzenlemek için sarf ettikleri emekten ötürü, atölyenin katılımcıları olarak seçildiler. [4] Bu içerik oluşturulurken, başta TÜSTAV’ın değerli üyeleri ve “Mustafa Suphi”nin adının geçtiği genel başlığının albenisinden ötürü sempozyumu izleyeceğini düşündüğümüz: Türkiye solunun değişik renklerine, ulusal arşivlerimiz hakkında bazı temel bilgileri aktarmak ve TÜSTAV’ın henüz ilk katalogunu bastığı kendi arşivini ilgililerine tanıtmak kaygısının, belirleyici olduğunu söylemek isteriz. [5] Yaklaşık yetmiş beş dakika süren atölyede, TÜSTAV Arşivi’ni Hamza Tığlay tanıtmış; katılımcılar yukarıda yazılı olan soruları, tek tek ya da sırayla değil, bir bütünlük arz etmesi düşüncesiyle topluca yanıtlamayı tercih etmişlerdir. [6] Salondan yöneltilmiş olan sorulara vermiş olduğumuz yanıtlar, bu makalenin sonuna eklenmiştir. [7] Bu başlık altında, sadece Kurtuluş Savaşı dönemine ilişkin malzeme içeren ulusal arşivlerimiz tanıtılacaktır. [8] “Arşiv”, Cilt 2, s. 349; Görsel Büyük Genel Kültür Ansiklopedisi, Cilt 2, s. 823’te, arşiv: “Geçmişe tanıklık eden ferman, berat, mektup, resim, plan, harita, resim, ses bandı gibi belgelerin saklandığı, örgütlendirilip yönlendirildiği yer” şeklinde tanımlanmaktadır. [9] Eski çağlardan Fransız Devrimi’ne uzanan süreçte Mezopotamya, Mısır, Anadolu ve Avrupa’da mevcut belli başlı arşivler için bkz. “Arşiv”, Görsel Büyük Genel Kültür Ansiklopedisi, Cilt 2, s. 823. [10] Fahrettin Özdemirci, “Arşivlerimizin Kurumsal Yapılanma Gereksinmeleri”, Bilginin Serüveni: Dünü, Bugünü, Yarını: Türk Kütüphaneciler Derneği’nin Kuruluşunun 50. Yılı Uluslararası Sempozyum Bildirileri, 17-21 Kasım 1999, Ankara, 1999, s. 371. [11] Eğer devlet, ulus egemenliği ilkesini benimsemiyorsa, halka açma arşivleri ulusal yapmaya yetmez. [12] Fransız Devrimi’nden günümüze, Dünyada arşivler ve arşivcilik konusunda bkz. Tülin Aren, “Arşivciliğin Gelişimi ve Arşivci Yetiştirilmesi”, www.archimac.org/JAS/JAS2000/index.spml ; Özdemirci, s.s. 391-393 ve “Arşiv”, AnaBritannica Genel Kültür Ansiklopedisi, s. 349. [13] Türkiye’de devlet arşivi/arşivleri ile, arşivciliğin tarihsel ve kurumsal gelişimi konusunda bkz. İsmet Binark, Türk Arşivlerinin Kısa Tarihçesi, Önem ve Değeri, Arşiv Hizmetlerinin Geliştirilmesi Konusunda Yapılmış Çalışmalar, T.C. Başbakanlık, DAGM, Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı, 14, Ankara, 1991, 17s.; Başbakanlık Osmanlı Arşivi Rehberi (OAR), T.C. Başbakanlık, DAGM, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, 5, Ankara, 1992, s.s. 14-33; Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı Rehberi (CAR), Genişletilmiş İkinci Baskı, T.C. Başbakanlık, DAGM, Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı, 27, Ankara, 1996, s.s. 5-7; “Belgelerle Arşivcilik Tarihimiz, Hazine-i Evrak’ın Kuruluşu”, www.devletarsivleri.gov.tr ve Özdemirci, s.s. 393-395. [14] Radikal, 8 Aralık 2004’ten, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Yusuf Sarınay’ın, “1925’ten bu yana, yerli ve yabancı 40.000 araştırmacı devlet arşivlerini kullandı” dediğini öğrendik. [15] Bu kanun hükmünde kararname:18 Haziran 1984 tarih ve 203 sayılıydı. [16] Resmi Gazete, Sayı: 18550. [17] Rahim Erişti, “Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı’nın Kuruluşu ve Çalışmaları” I. Milli Arşiv Şurası, Tebliğler-Tartışmalar, 20-21 Nisan 1998, Ankara, T.C. Başbakanlık, DAGM, 12, Ankara, 1998, s. 406’da belirtildiği üzere gerçekte bu birleşme, İsmet Binark’ın Devlet Arşivleri Genel Müdürü tayin edildiği, 13 Şubat 1992 tarihinde olmuştur. O tarihe kadar Başbakanlık, bu dairelerin başına birer genel müdür vekili tayin ederek, İstanbul’da görevlendirmişti. Söz konusu tarih aynı zamanda, Devlet Arşivleri Genel Merkezi’nin, İstanbul’dan Ankara’ya nakledildiği tarihtir. [18] Ne yazık ki, söz konusu arşiv malzemesinin, gerektiği gibi saklandığını (korunduğunu değil) söylemek mümkün değildir. 1931 yılında, dünya arşivcilik tarihinde benzeri olmayan bir sorumsuzlukla, tamamı 1.500.000 civarında olan defter ve belgeler, Bulgaristan’da kağıt üreten İsviçre sermayeli: Berger Fabrikası’na, hurda kağıt olarak satılmıştı. Bulgar makamlarının arşiv malzemesi olduğunu anlayarak el koyup, Kiril ve Metodiy Milli Kütüphanesi, Şarkiyat Şubesi’nde koruma altına aldığı bu malzemeyle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Bulgaristan’a Satılan Evrak ve Cumhuriyet dönemi Arşiv Çalışmaları, T.C. Başbakanlık, DAGM, Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı, 19, Ankara, 1993. [19] OAR, s. 31. [20] “Osmanlı Belgeleri Tarihe Işık Tutacak”, Cumhuriyet, 22 Ocak 2005. [21] Bkz. Dipnot 17. [22] CNN Türk TV kanalında, 27 Ekim 2005 günü yayımlanan “5N, 1K” progr*****, uydu bağlantısı ile katılan Devlet Arşivleri Genel Müdürü Yusuf Sarınay, bu depoların: Sultanahmet’te, Vilayetin arka bahçesi ve Bağcılar’da bulunduğunu söylemiştir. [23] Necati Gültepe, “Arşivde İdari Yönetim, Personel, Problemler ve Çözümleri”, I. Milli Arşiv Şurası..., s. 47. [24] I. Milli Arşiv Şurası..., s. XXXI’de, dönemin Devlet Arşivleri Genel Müdürü İsa Özkul’un yaptığı açış konuşmasından. [25] Radikal, 8 Aralık 2004’te yer alan bir haberden, belgelerin dijital ortama aktarılması işlemine büyük bir ciddiyetle devam edildiği anlaşılmaktadır. [26] I. Milli Arşiv Şurası..., s. 65’te, dönemin Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Necati Aktaş’ın yaptığı bir açıklamadan. 2004 yılında, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda çalışan yerli ve yabancı araştırıcılarla ilgili ayrıntılı bir döküm için bkz. www.haberturk.com, 25.01.2005. [27] Bu durum, 18 Ocak 1977 tarih ve 1977/3 sayılı iç genelge ile Başbakanlık merkez ünitelerine; 25 Ocak 1977 tarih ve 1977/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi ekinde de bakanlıklara duyurulmuştur. Söz konusu genelgelerin tam metni için bkz. CAR, s.s. 8-12. [28] Erişti, s.s. 401, 403. [29] Devlet Arşiv Sitesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Devlet Arşiv Sitesi, Başbakanlık Basımevi, Ankara, 1977, 11s. ve 19 plânş ve Başbakanlık Devlet Arşiv Sitesi, Cumhuriyet Arşivi’nin Açılışı, 29 Ekim 1988, T.C. Başbakanlık, DAGM, Cumhuriyet Arşivi Dairesi Başkanlığı, 4, Ankara, 1989, 16s. Ve 24 plânş. [30] Radikal, 8 Aralık 2004’te yer alan, Devlet Arşivleri Genel Müdürü Yusuf Sarınay’ın bir açıklamasından. [31] Bu kataloglara, www. devletarşivleri.gov.tr adresi, ya da Başbakanlık veya Türk Tarih Kurumu’nun web sitelerindeki (www.basbakanlik.gov.tr ; www.ttk.gov.tr) bağlantıdan ulaşmak mümkündür. Ayrıca, Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı bünyesinde, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda mevcut basılmış katalogların, mükerrer bir örneği de araştırıcılara sunulmaktadır. [32] Bu konuda bkz. Atatürk’ün Mekanı Müze Köşk, Cumhurbaşkanlığı, Ankara, 1998. [33] Bu kütüphanenin içeriği hakkında bkz. Atatürk’ün Özel Kütüphanesinin Katalogu, Haz. Milli Kütüphane Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı Cumhuriyetin 50. Yıldönümü Yayınları, 16, Ankara, 1973, 731s. ve Leman Şenalp, “Atatürk’ün Kütüphanesi”, Türk Kütüphaneciliği Dergisi, 16/2, Haziran 2002. [34] Yeri gelmişken, Cumhurbaşkanlığı’nın web sitesinde birçok araştırmacının, Cumhurbaşkanlığı Arşivi konusunda tıklanabilen bir bölüm görebilmeyi çok istediğini belirtmek isteriz. [35] Doktora tezimizin malzemesini toplamak üzere girdiğimizde, bize şifahen söylenen. [36] 3 Ocak 2005 günü e-posta ile başvurumuz üzerine bu ve Cumhurbaşkanlık Arşivi’nde verilen hizmetlerin içeriği konusunda başka bilgileri içeren, 11 Ocak 2005 tarih ve B.01.0.PER.02-52-8-177 sayılı açıklamayı (üç sayfa), postayla tarafımıza gönderen T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne, ilgisinden ötürü teşekkür etmek isteriz. [37] Bildiğim kadarıyla, Paris ve Roma’daki büyükelçiliğimiz arşivleri, bunların en zenginleridir. [38] Aydan Karahan, “Dışişleri Bakanlığı Örgütünde Son Yenilikler ve Arşiv İşleri”, Çağdaş Türk Diplomasisi: 200 Yıllık Süreç, Ankara, 15-17 Ekim 1997, Ankara, 1999, s. 735’te, Dışişleri Bakanlığı’nın hizmet binası, 1988 yılında Balgat’a nakledilirken, yer darlığı nedeniyle arşivin taşınmasının mümkün olmadığı, varılan bir mutabakat uyarınca, ek hizmet binasının inşaatı tamamlanana kadar arşivin, halen bulunduğu yerde kalmasının kararlaştırıldığı okunmaktadır. [39] Karahan, s.s. 734-735. [40] Karahan, s. 735. [41] Karahan, s. 735. [42] “Muhafazasına Lüzum Kalmayan Evrak ve Malzemenin Yok Edilmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun” üçüncü maddesi. [43] Oysa yasanın gereğini yapmış olsaydı, söz konusu arşiv malzemesi olasılıkla, Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı bünyesinde araştırıcılara açılmış olacaktı. [44] Söz konusu düzenlemenin, 1999 ya da 2000 yılının ilk yarısında yapıldığını öğrenebildik. [45] Dışişleri Bakanlığı’nın bir düzineye yakın personeli, DAGM depolarında tasnif işiyle görevlendirmiş bulunmaktadır. [46] Elektronik ortamda bilgi talep ettiğim Başbakanlığın, 28 Ocak 2005 tarihinde aynı yolla verdiği yanıt ile, DAGM’de görevli dostlarımızın tarafımıza aktardığı bilgilerin birleştirilmesinden. İlgili kuruma ve dostlarıma teşekkür etmek isterim. [47] Sayın Şimşir’e, doktora tezimizin malzemesini toplamaya başladığımız sırada, bazı konularda bilgilenmek üzere yazmıştık. “Aziz Kardeşim Engin Bey” hitabıyla başlayan uzun ve özenle yazılmış mektubunun, o günlerde beni ne kadar mutlu ettiğini anlatamam. İlgisi ve nezaketi nedeniyle, gecikmiş de olsa kendisine teşekkürü bir borç bilirim. [48] Zeki Kuneralp, İkinci Dünya Harbinde Türk Dış Siyaseti, Dışişleri Bakanlığı’nın On Bir Telgrafı, İstanbul, 1982, s.s. 7-8. [49] Aynı temenni, İlber Ortaylı, “Dışişleri Arşivi Konusu”, I. Milli Arşiv Şurası..., s.s. 492-493’te uzun uzadıya ve rahmetli hocalarımızdan Nejat Göyünç tarafından (s.63’te), “Dışişleri Bakanlığı Arşivi’ne hani, kim giriyor? İyi düzenlenmiş ama giriyor musunuz? Giremediğiniz arşiv sizin değil... bunu söylemek istiyorum” ifadesiyle dile getirilmiştir. [50] Bu isimlerin başında, şu sıralar Bilkent Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bulunan, California Üniversitesi’nden: Prof. Dr. Stanford J. Shaw gelmekte olup, diğerleri ilgililerin malumudur. [51] M. Akif Erdoğdu, “Arşivlerimiz ve Sorunlarımız”, I. Milli Arşiv Şurası..., s. 92’de, Dışişleri Bakanlığı’nın bu yaklaşımını,” iki yüzlü tavır” olarak değerlendirmektedir. [52] Bu binada şu anda, Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde, 8 Ocak 2002’de açılışı yapılan: Stratejik Araştırma ve Etütler Merkezi (SAREM) ile, ATASE Kütüphanesi hizmet vermektedir. Görebildiğimiz kadarıyla, raflarında 15-20 bin cilt yayının bulunduğu ATASE Kütüphanesi’nde aynı zamanda, yabancı dillerden (Yunanca, İspanyolca vb.) çevrilmiş, çok sayıda basılmamış daktilo metin de vardır. [53] Yeri gelmişken, Genelkurmay Başkanlığı’nın web sitesinde, ATASE Arşivi konusunda tıklanabilen bir bölümü görebilmek istediğimizi belirtmek isteriz. [54] Nasır Yüceer, “Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi”, I. Milli Arşiv Şurası..., s.s. 353-354. [55] ATASE Arşivi’nde, doktora tezimizin malzemesini toplarken işittiklerimizden. [56] Bu çalışmanın teknik ayrıntısı için bkz. Yüceer, s.s. 355-360. [57] Ortaylı, s. 493’de bu çalışmaları, Dışişleri Bakanlığı Arşivi’ne örnek olarak işaret etmektedir. [58] 3 Ocak 2005 günü e-posta ile başvurumuz üzerine, ATASE Arşivi’nden posta ile tarafımıza, 7 Ocak 2005 tarih ve 3400-2-05/Arşiv (7) 706482 sayılı bir açıklama (bir sayfa) gönderilmiştir. T.C. Genelkurmay Başkanlığı’na, ilgisinden ötürü teşekkür etmek isteriz. Söz konusu açıklamada, araştırmacılar hizmetine sunulan kataloglar isimleriyle listelenmiştir. Bu listede, Yüceer, s. 354’te gösterilen ve 1923 sonrasının askeri olaylarına ilişkin koleksiyonlar bulunmamaktadır. Buradan, tasnif işleminde, 1923 ya da cumhuriyetin ilk birkaç yılına kadar gelinebildiği anlaşılmaktadır. [59] Bu arada, arşivde çalıştığımız dönemde muhatap olduğumuz Kızılay görevlilerinin, bize yardımcı olmak için çırpındıklarını söylemek isteriz. [60] Türkiye Kızılay Derneği’nin, Haberleşme ve Arşiv Müdürlüğü’ne, 28 Ocak 2005 günü elektronik postayla başvurarak bilgi istemiştik. Ne yazık ki, bir yanıt alamadık. [61] Seçil Karal Akgün, Murat Uluğtekin, Hilal-i Ahmer’den Kızılay’a, I. Kitap, Ankara, 2000; II. Kitap, Ankara, 2001, bu uzun soluklu araştırmanın |
| | |
![]() |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| kurtuluş savaşıyla ilgili günlük plan | SEVİLDİLEK | Tarih Günlük Planlar | 7 | 14-10-11 10:25 |
| Kurtuluş Savaşı Kahramanları | duygudemirci | Tarih Ders Notları | 2 | 04-11-08 03:41 |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| arastirmacilar, belgeleri, kurtulus savasi, ulusal arsivlerimiz |
| Seçenekler | |
| |