| | #1 (permalink) |
| ANTROPOLOJİ İnsan,biyo-kültürel bir varlık alanı olarak karşımıza çıkmaktadır.O,ne tek başına biyolojik bir varlık ne de kültürel bir olgudur.İnsanın biyolojik ve kültürel çeşitliliğini ve bu çeşitliliklerin işleyiş biçimlerini inceleyen ve geliştirdiği kuramlarla bunları açıklamaya çalışan bilim dalı antropolojidir.Antropoloji,insanın biyolojik ve kültürel evrim süreçlerini geniş bir bakış açısı içinde ele alan tek bilim dalıdır.Sosyal bilimler içinde konusu insan olan nice ilgi alanları vardır;tarih,coğrafya,siyaset bilimi,ekonomi,sosyoloji yada psikoloji bunlardan bazılarıdır . Antropoloji,insanbilim demektir. Antropos: İnsan, logos: Bilim kelimelerinden oluşmuştur.İnsanlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları göz önüne alarak insanları, karşılaştırmalı bir görüşle inceler.İnsanoğlunun evrimi,fiziksel ve toplumsal gelişiminin krallarını ortaya çıkarır. Başka bir deyimle,insanın yarattığı kültür farklılıklarını ele alır.Genel olarak iki gruba ayrılır: 1)Fiziksel yada Biyolojik Antropoloji: İnsanoğlunun fiziksel gelişimini,evrimini inceler.Yani,insanın biyolojik gelişmesinin tarihi ile ilgilidir.İnsanın insan 0olabilmek için geçirdiği aşamaları ele alır.Çeşitli insanların fiziksel özelliklerini inceler.İnsan ırklarını,insanın doğuşundan modern hale gelinceye değin geçirdiği biyo-fizyolojik değişiklik ve aşamaları,ırk karışımlarını ele alır.Irkların karşılaştırılması ve ırk ilişkileri belli başlı konulardır.İnsanların,hayvanlarla farklılıkları iskelet ve kasların karşılaştırılması da diğer konulardır. Fiziksel Antropoloji,insanın fizik yapısını karşılaştırmalı olarak inceler.İnsanın kökenini,fizik özelliklerini,çeşitli fizik özelliklerinin farklılık ve benzerlikleri ile bu özelliklerin evrimini,çeşitli insan gruplarında farklılaşma nedenlerini anlamaya ve açıklamaya çalışır. 2)Kültürel Antropoloji:Çeşitli kollara ayrılır. a)Prehistorya yada Prehistorik Arkeoloji:Ölü kültürleri ele alır.İnsan kültürlerini yazılı olmayan kaynaklardan inceler.Yazılı belgeler öncesi eski insanların göç ve başarılarını ele alır. b)Linguistik (Dil) illerin yapısal özelliklerini,konuşma biçimlerini inceler.İnsanların düşünce ve görüşlerini belirtmek için kullandıkları çeşitli kalıpları yani dillerini inceler.Hem dillerin belirli gruplarının tarihini,hem de bugün konuşulan dilleri inceler.Dilin rolü ve kültürün diğer yönleriyle ilişkilerini de ele alır.c)Etnoloji:Günümüz kültürlerini inceler.Kültürleri dinamik bir süreç içinde incelemekte,kültürler arası karşılaştırmalar yapmakta,kültürlerin değişmeleri,neden ve sonuçları üzerinde durur.Daha çok bir kültür tarihi niteliğindedir.Kültürün tarihsel gelişimini ve çeşitli kültürlerin birbirleriyle ilişkisini ele alır.Kültürler arası farklar ve benzerliklerle ilgilidir.İnsan davranışlarını gözleyerek inceler. d)Sosyal Antropoloji:İnsanoğlunun yaratmalarını ve toplumsal uyumunu sağlamak için bulduğu kuralları inceleyen daldır.Bu dal da çeşitli kollara ayrılır.Önceleri ilkel toplumları ele alırdı.Bugün,yaşayan kültürleri de inceler . ANTROPOLOJİNİN TARİHSEL TEMELLERİ Çağdaş antropoloji evrimci görüşle başlamıştır.Şimdilerde evrimciliğin oldukça modası geçmiştir.Bununla birlikte onun temel varsayımları hem geçerlidir hem de alan çalışması ve kuram araştırması yapanlar için vazgeçilmez değerdedir.Evrimcilik aşırı yayılmacı yada “tarihçi” denen okulların saldırısı altında geçici bir başarısızlığa uğradı . Antropoloji hakkında ilk bilgiler ise,söylence ve mitlerden elde edilmiştir.Toplumlarda söylence ve mitler dün ve bugün de vardır.Bunlar kültürler hakkında fikir verebilirler. Bunlarda insanın yaradılışı,göçebe yaşantısı,ateşin keşfi,sanatların ortaya çıkışı,besin üretiminde kullanılan çeşitli tekniklerin ortaya çıkışı gibi bilgilere rastlayabiliriz.Demek ki söylence ve mit aracılığıyla kültürler hakkında bilgi elde edebiliriz. 15. yüzyıla gelinceye dek (yani,keşifler ve buluşlar çağı) antropolojik bilgiler yoktu.Seyyahlar,misyonerler ve askerlerden sağlanan bilgilere folklorik öğeler ve masallar birleştirilerek,bir koleksiyon oluşturulmuştur.Ancak bunların çoğu saptırılmış bilgilerdir.Çünkü,gözlemciler tek yanlı kendi öz kültürlerinin önyargılarıyla diğer kültürleri algılamışlardı.Bununla birlikte yine de antropoloji bilimi için yararlı olmuşlardı. 1860-1890 yılları arasında okur-yazar olmayan halklar hakkında bilgilerin artması ve arkeolojik bilgilerin çoğalması ile kültür biliminde önemli gelişmeler oldu.Çeşitli araştırmacılar ortaya çıktı. Bunlar arasında E.B. Tylor, L.Morgan, H.Maine ve J.Bachofen sayılabilir. Bugünkü çağdaş antropoloji (fiziksel ve kültürel antropoloji) yaklaşık olarak 20.yüzyılda başlatıp,akademik bir disiplin olarak kabul edildi.Bugün bu alanla ilgili bilgiler,bu görev için eğitilmiş uzmanlar tarafından sağlanır. Antropoloji bugün,toplumsal bir bilim olarak nitelendirilmiştir. Sosyoloji, psikoloji, coğrafya, ekonomi, tarih ve siyaset bilimleriyle doğrudan ilişkilidir . Antropoloji insana diğer bilim dallarından farklı bir anlayışla yaklaşır.İnsanı bütüncü bir yaklaşımla inceler.Böyle olunca,antropolojiyi belirli bir bilim evrimine sokmakta da zorlanıyoruz.Güzel sanatlara mı,beşeri bilimlere mi,doğa bilimlerine mi,yoksa sosyal bilimler içine mi?Bugün birçok yüksek eğitim kurumlarında antropoloji,sosyal bilimler içinde yer alır.Antropolojinin özellikle sosyal ve doğa bilimleri ile olan sıkı bağlantısını görmemek olanaksızdır. Antropoloji, insanın biyolojik ve kültürel benzerlik yada ayrılıklarını sistemli biçimde inceler. Bu bilim dalının sosyoloji,tarih ve biyoloji başta olmak üzere diğer birçok bilim alanı ile ortak yönleri bulunur. Daha açık bir deyişle,bu üç ilgi alanının dışında psikoloji, istatistik hukuk, coğrafya, felsefe ve tıp gibi çok sayıda bilim dalının kaps***** giren konu ve sorunlarla antropoloji de ilgilenir.Öyle ki,çevre ile kültür arasındaki ilişkileri incelerken kendini ister istemez coğrafya içinde bulur;yada kültür,sağlık,çevre ve beslenme örüntüsünü yer ve zaman boyutları içinde değerlendirirken bu kez de tıp dünyasına girmiş olur. Antropoloji,aynı zamanda varoluşumuzun tüm yönlerine ilişkin sonsuz sayıda soruları bünyesinde toplar,bunlara yanıtlar bulmaya çalışır.Yeryüzünün en karmaşık ve o ölçüde anlaşılması en zor yaratığı olan insanı insan yapan,bir başka deyişle onu insanlaştıran sürecin işleyiş biçimi antropolojinin ilgi odağını oluşturur . SOSYAL BİLİMLER VE ANTROPOLOJİ Bütün sosyal-beşeri bilimlere,kolaylık olsun diye yada kısaca,”insan bilimleri” adı verilebilirdi ama böyle bir sınıflama gereksiz bir kargaşaya yol açabilir.Çünkü antropoloji,zaten insan bilimi anl***** gelen antropos (Yunanca’da insan) ve logos (bilim) sözcüklerinden türetilmiştir. Sosyal-beşeri bilim ile antropoloji ayrımı bile,mantık ve bilim felsefesi açısından,ortaya önemli sınır sorunları koyar: 1)Antropoloji,sosyal-beşeri bilimler ailesinin genel yada ikinci adı mıdır? 2)Antropoloji,sosyal-beşeri bilimler ailesine girmeyen,onlardan tam bağımsız bir bilim dalı mıdır? 3)Antropoloji,sosyal-beşeri bilimler ailesinin sıradan bir üyesi midir? 4)Antropoloji bir üst bilim,yeni bir ontoloji,ontolojik bir bilim yada felsefe midir? 5)Antropolojinin konusu, sorunları, kapsamı, teorisi, yöntemi, varsa kanunları ve alt dalları nelerdir? Bu tip sorular ve onların yanıtları sosyal-beşeri bilimlerle ve antropoloji ile uğraşanların zihinlerinde bile tam bir açıklığa kavuşmuş değildir.Bu yüzden,yukarıdaki sorulara açık seçik ve kesin cevaplar vermek kolay değil: 1)Antropoloji,sosyal-beşeri bilimlerin ikinci bir adı değildir.Böyle olsaydı,tüm sosyal-beşeri bilimler antropolojinin alt dalları durumuna gelirdi;bu da,gereksiz ve yersiz bir yineleme olurdu. Ancak, sosyal ve beşeri bilimcilerin antropolojik sayılan çalışma ve araştırmaları vardır. 2)Antropoloji,sosyal-beşeri bilimler ailesine girmeyen,bu disiplinlerden ayrı ve tam bağımsız bir bilim dalı değildir.Konusu ve amaçları bakımından,antropoloji bu aileye yakın olduğu gibi,gelişmesini ve bugünkü varlığını bu bilimlerdeki buluşlara ve araştırmalara borçludur. 3)Ancak antropoloji,sosyal-beşeri bilimler ailesinin üyelerinden ve sıradan birisi değildir;geleneği,yöntemi,doğa bilimlerinden olan biyolojiye yakınlığı ile sosyal-beşeri bilimler ailesinden ayrılır.Fakat bu gözlem de tam doğru değildir.Antropolojinin arkeoloji ve etnoloji gibi tarihe benzeyen dalları vardır ama o,salt tarih de değildir. 4)Antropoloji bir süper bilim veya bir yüksek bilim değildir.Onun güçlüğü ve karmaşıklığı konusu olan insandan ileri gelir.Antropoloji, bir ontoloji (insanın son gerçeğini araştıran bir bilim) de değildir. İnsanla ilgili metafizik sorunlarla uğraşmaz.İnsan felsefesi, felsefi antropoloji ve kültür felsefesi gibi felsefe dalları vardır. Fakat antropoloji, felsefenin bir dalı değildir.Ancak ne var ki,bilimsel verilere dayalı bir insan felsefesi ile antropoloji arasında benzerlikler ve koşutluklar vardır. Çünkü antropoloji, biyoloji, psikoloji ve sosyolojideki yeni buluşlara ve görüşlere açıktır. Bu tür disiplinlerin verilerini ve bulgularını birleştirmeye ve değerlendirmeye çalışır. Antropolojinin bu yanı hukuka,tıbba ve pedagojiye benzer. 5)Bütün bu tartışmalar şöylece toplanıp özetlenebilir: Antropoloji diye bir disiplin vardır.Bu bilim,bazı nitelikleri ile,sosyal-beşeri bilimler ailesinin bir üyesi gibi görünüyorsa da onlardan farklı olan özellikleri vardır.İşte böyle bir antropoloji, onun temelleri, dalları, konusu, kapsamı, sorunları ve yöntemi bu bölümün konusunu teşkil etmektedir . Antropoloji hakkında verilen bu genel bilgiler ve tanımlamalardan sonra,antropolojinin konusuna,amacına ve temel sorunlarına geçebiliriz. Antropolojinin konusu insan,toplumlar ve kültürlerdir.Antropoloji,bu geniş çerçeveye giren her şeyle değil,belli sorunlarla ilgilenir ve onların cevaplarını araştırır.Bu sorunlar şunlardır: 1)İnsanlar ve toplumlar neden birbirlerine benziyorlar? 2)İnsanlar ve toplumlar neden birbirlerine benzemiyorlar? 3)İnsanlar ve toplumlar neden ve nasıl değişiyorlar? Yukarıdaki sorulara verilen güvenilir ve doğru cevaplar antropolojidir.Antropolojinin amacı,bu tür sorulara geçerli,doğru ve evrensel cevaplar aramak ve bulmaktır.İnsan ırklarının neden birbirine benzediğini veya benzemediğini,ırkların neden ve nasıl değiştiğini açıklayan bilgiler, yukarıdaki ölçüte göre,biyoloji veya genetik değil antropolojidir. Demek oluyor ki,antropoloji insanla ve insanın bazı sorunları ile ilgilidir.Ancak insanla ve insan sorunlarıyla ilgili her sistematik bilgi antropoloji değildir.Sayısız ve sınırsız gibi görünen insan sorunları arasında,antropolojinin kaps***** giren konular ve sorular sınırlandırılmıştır. Antropolojinin Yöntemi oğa TarihiAntropolojiyi,tarihi ve sosyal bilimlerden ayıran ve onu biyolojik bilimlere yaklaştıran onun yöntemidir.Bu yöntemin temeli doğa tarihidir,asıl tekniği ise objektif gözlem yoluyla veri toplamaktır.Arkeologlarla fizik antropolojisi yapanlar,eski eşya veya insan fosili ararlar.Sosyal-kültürel antropologlarla etnologlar ise,inceleme yapacakları toplumun hayatına katılarak,bilgi toplayacakları toplumlarla bir süre birlikte yaşayarak gözlem yaparlar.Bir toplumun içine girerek,onun hayatına katılarak bilgi toplama tekniği ile bu bilgilerin yayımlanmasına etnografya adı verilir.Sözcük,Yunanca’daki ethnos (halk) ve graphie (çizim) den türetilmiştir.Toplumun tasviri (çizimi) ve tanıtılması anl***** gelir. Göz,kulak ve konuşma yoluyla toplanan veriler ve bilgiler,teyp (bant),sinema filmi ve fotoğrafla kayda geçirilir,mümkünse etnografya ile birlikte yayımlanır.Etnografya,artık antropolojinin bir alt dalı değil,onun kendine özgü ve klasik yöntemi yada tekniğidir.Geçen yüzyılın antropologları başkalarının yaptığı ve yayımladığı etnografyaları değerlendirdikleri halde çağdaş araştırmacıların çoğu kendi etnografyalarını yapmayı tercih ederler.Bu yüzden etnografya bağımsız ve özerk bir bilim dalı olmaktan çıkmış,her antropologun ve de sosyal bilimcinin bilmek ve kullanmakla zorunlu bulunduğu bir teknik haline gelmiştir . Antropoloji insanı incelediği için tarih bilimine yardımcı bir bilim dalı olarak karşımıza çıkmaktadır.İnsanın bugününü araştırdığı gibi geçmişini de ele almaktadır.Tarih de insanların geçmiş yaşantılarını konu edindiği için antropolojiden faydalanır.Yukarıda geçtiği üzere antropoloji ne tam bir sosyal bilim ne de doğa bilimidir.Ancak insanı ve onun kültürünü incelediği için tarihe yardımcı bir bilimdir.Her iki bilim de birbirinden yararlanabilmektedir. Tarih,geçmişte yaşamış insanların kültürlerini,yaşama şekillerini,hayat koşullarını antropolojiden faydalanarak bugünün insanına ulaştırabilir.Aynı şekilde antropoloji de tarihten yararlanır.Zira antropolojinin temel bilimleri tarih , biyoloji ve sosyolojidir . KAYNAKÇA 1. GÜVENÇ,Bozkurt,İnsan ve Kültür,Remzi Kitabevi, İstanbul 1993. 2. MALINOWSKI,Bronıslaw, İnsan ve Kültür (Çev: M. Fatih Gümüş), V Yayınları, Ankara 1990. 3. ÖZBEK,Metin,Dünden Bugüne İnsan, İmge Kitabevi, Ankara 2000. 4. TEZCAN,Mahmut,Kültürel Antropoloji, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1997. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| antropoloji |
| Seçenekler | |
| |