| | #1 (permalink) |
| Acemhöyük, Aksaray'ın Yeşilova köyünde bulunan bir Battal Dede yerleşmesidir. Aksaray il merkezinin 18 km kuzeybatısında Melendiz çayının suladığı ovanın ortasında, Asur ticaret kolonileri çağının önemli merkezlerindendir. Akkad ve Hitit yazıtlarında adı geçen Asur kenti Puruşanda'yı ortaya çıkarmak amacıyla sürdürülen kazılarda, ilk tunç çağının son evrelerinde başlayan bu yerleşme alanı bulundu. Aşağı kent ve höyükte yürütülen kazılarda Asur ticaret kolonilerine ilişkin dört yapı saptandı. Bu katlarda Sarıkaya Sarayı, Hatipler Sarayı, evler, damga ve silindir mühürler, çeşitli bezeme ve biçimlerde çanak çömlek, kumaş izleri ve boncuklar, altın süs eşyası, tanrı/tanrıça/kız çocuğu betimli kurşun heykelcik, fildişi yapıtlar ve oyun tahtası gibi buluntular ortaya çıkarıldı. Bunlar o dönemin kültür yaşamında Anadolu dışı (Mısır, Suriye, Mezopotamya) etkileri yansıtan buluntulardır. Helenistik ve Roma Dönemlerinden ise birer yapı katı saptanmıştır. Kazıları Nimet Özgüç'ün ardından günümüzde Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aliye Öztan tarafından yürütülmektedir. | |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Alacahöyük, Çorum iline bağlı Alaca ilçesinin 15 km kuzeybatısındaki Hüyük köyündeki bir höyüktür. Bu höyükte dört ayrı kültür evresinden kalma 14 yerleşim ya da yapı katı saptanmıştır. Alacahöyük’teki ilk kazılar, Osmanlı arkeolog Theodor Makridi tarafından 1907'de yapıldı. Buradaki kazılar 1935'ten sonra Hamit Zübeyr Koşay ve Remzi Oğuz Arık'ın başkanlığında yürütüldü. Bu kazılarda Bakır-Taş Çağından Osmanlı dönemine kadar gelen uzanan dönemlere ait buluntular ele geçti. Alacahöyük’ün birinci kültür evresi olarak adlandırılan üst katlarında, Friglerden başlayarak Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan kalıntılar ortaya çıkarıldı. İÖ 1200'lerde bir Frig yerleşmesi olan Alacahöyük’te o döneme ati yolların, kaldırım döşemelerinin ve yol boyunca sıralanmış taş temelli evlerin kalıntıları bulundu. İkinci kültür evresine ait daha alttaki yapı katlarında, İÖ 2000-1300 arasındaki Hitit dönemine tarihlenen büyük bir kentin kalıntıları dikkat çekicidir. Bu kent, Hititler'in başkenti Hattuşa'ya çok yakındı. Kentin giriş kapısını, kadın başlı ve aslan gövdeli heykellerin (sfenksler) beklediği görülür. Kalıntıları günümüze kadar ulaşan surlar, surların güneyindeki Sfenksli Kapı, sokaklar, su kanalları, fırınlar, kaldırımlar, yapılar ve tapınak-sarayın kalıntıları bize burada gelişmiş bir kentin varlığını gösterir. Alacahöyük’te üçüncü kültür evresi olarak adlandırılan dönem, İÖ 3000-2000 arasındaki Erken Tunç Çağı'ndan kalma dört yapı katının kalıntılarını içerir. Bu yapı katlarında ortaya çıkarılan 13 kral mezarında, çeşitli madenlerden silahlar, süs ve kullanım eşyası, güneş kursları, geyik ve boğa heykelcikleri bulunmuştur. Bu buluntular bize, o dönemde yörede güçlü bir prensliğin ve çok gelişmiş bir maden işleme sanatının var olduğunu gösterir. Dördüncü kültür evresinin yapı katları ise, İÖ yaklaşık 3500-3000 arasındaki Bakır-Taş (Kalkolitik) ve Erken Tunç çağlarına tarihlenir. O çağlarda buraya yerleşen insanlar, Alacahöyük’teki ilk yerleşmeleri kurmuştur. Bu yerleşmelerin varlığını, taş temeller üzerine kurulmuş kerpiç duvarlı ve saz damlı ev kalıntıları, çeşitli çanak çömlek, özellikle içi boyalı toprak kaplar ve ayaklı meyvelikler göstermektedir. Bu katlarda ortaya çıkarılan silah ve kullanım eşyalarının çoğu taştandır. Alacahöyük’te ele geçen buluntular, Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile 1941'de ziyarete açılan Alacahöyük Müzesi'nde sergilenmektedir. Alacahöyük ve Boğazköy’ü kapsayan alan 1988’de milli park ilan edilmiştir. Alaca Hüyük'ün esas adı İmat höyük'tür. Çevreye en yakın bilinen yerleşme Alaca ilçesi olduğu için Alaca adıyla anılır. Atatürk buraya kendi cebinden verdiği 500 Lirayla ilk kazıları başlatmış ve herşeyde olduğu gibi bu girişiminin sonucu dünyada yer yerinden oynamıştır. M.Ö. 3.binin son çeyreğinin başına ait olan son derece önemli buluntular bütün eskiçağ dünyası ile ilgilenenleri büyük ölçüde sarsmıştır. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Alişar Höyüğü Yozgat ilinde bulunan bir höyük. Kapadokya bölgesindedir. Kazılarını Amerikalı arkeologlar gerçekleştirmiştir. MÖ 3000 yıllarından MÖ 2500 yılına kadar, çanak-çömlek gibi araçlar ağırlıklıdır. Bakır ve gümüşten az miktarda süs eşyasına rastlanmıştır. Daha sonraki dönemlerinde ise kerpiçten yapılmış, surla çevrili bir şehir ortaya çıkmıştır. MÖ 2300-2000 yıllarında ise vazolar mükemmel hale gelmiştir. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Aşıklı Höyük, Anadolu'da Kapadokya bölgesinde bulunan bir höyüktür. Aksaray il merkezinin 25 km doğusunda, Melendiz Çayı yakınındadır. 1989-2002 yıllarında İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı'nca Prof. Dr. Ufuk Esin başkanlığında yürütülen kazılar sonunda Çatalhöyük'ten en az 1000 yıl daha eskiye tarihlenen bitişken, sık dokulu bir neolitik köy yerleşmesi ortaya çıkartılmıştır. 2006 yılında yine İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalın'ndan Doç. Dr. Mihriban Özbaşaran başkanlığında yeni dönem kazılarına başlanmıştır. |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Eflatunpınar Beyşehir Gölü kıyısında ve Beyşehir, Konya ilçesi sınırları içerisinde, yaklaşık M.Ö.1300 yıllarına tarihlendirilen Geç Hitit kalıntılarının ve özellikle de bir anıtın bulunduğu bir arkeolojik alandır (höyük). Tarihi Eski Yunan filozofu Eflatun'dan (Plato) 1000 yıl öncesine dayanmakla birlikte, halk arasında bu şekilde adlandırılagelmiştir. 19. yüzyıl sonlarında bölgede incelemeler yürüten İngiliz arkeolog F.W. Hasluck'un notlarına göre, yerli halk, bir çeşit evliya kimliğine büründürdüğü Eflatun'un Eflatunpınar Hitit anıtını Konya'yı su baskınlarından korumak amacıyla inşa etmiş olduğu inancını taşımaktadır. Eflatunpınar'da ayrıca, 15. yüzyıl da, Otlukbeli Savaşı öncesindeki dönemde, Osmanlı Devleti'ne karşı Karamanoğulları Beyliği'ne yardım eden Akkoyunlu Devleti'nin kuvvetleri ile Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Şehzade Mustafa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri bir savaş cereyan etmiş ve savaştan Osmanlılar galip çıkmıştır. Eflatunpınar kalıntıları, Beyşehir Gölü çevresindeki pek çok diğer arkeolojik alan gibi, derinlemesine arkeolojik araştırmaların gerçekleştirilmesini beklemektedir. |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Gordion, Sakarya yakınında ve onun Porsuk ile birleştiği noktanın tam yukarısında bulunan höyük. Bugünkü Polatlı yakınında bulunmaktadır. Höyükte, Gordion adını zikreden kitabeye benzer hiçbir açık delil bulunamamıştır. Buna rağmen bu höyüğün eski Gordion olarak belirtilmesi doğru kabul edilmektedir. Bir rivayete göre ilk Frig Kralı Gordios, krallığa çıkışı sırasında sabanını, boyunduruğuna bir kördüğüm atarak bağlamıştır. Şehrin, Gordion adını, krala izafeten aldığı sanılmaktadır. Fakat o zamana ait Doğu belgelerinde bu kralın adından hiç bahsedilmemektedir. Yapılan kazılar Gordion'daki yerleşmenin, Friglerin buraya gelişlerinden önce olduğunu göstermektedir. Frig devri höyüğünün altında eski bronz çağına ait daha küçük bir höyük bulunmaktadır. Eski bronz çağından Frig şehri tabakasına kadar birbiri üstüne gelen ve birbirlerini takib eden bu yerleşmelere ait on sekiz tabaka çıkarılmıştır. Bu tabakalarda Hitit devrinin bütün safhaları temsil edilmektedir. Friglerin geliş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Trakya'dan ve Balkan Yarımadasından buraya geldikleri farz edilir. Bu düşünce Friglerin çanak, çömlek stillerinin Makedonyalılarınkine benzemesinden ileri gelmektedir. Frigler M.Ö. 9. yüzyıl ortalarında veya daha önceki yıllarda, buraya gelip yerleşmişlerdi. Muhtemelen burası Orta ve Batı Anadolu'ya sınırları uzanan bir devletin başşehri olmuştur. Krallık, asurlulara yenilmesine rağmen istilaya uğramamış, fakat M.Ö. 7. yüzyılda Kimmerlerin istilasına uğramıştır. Kimmerler, Lidyalılarla savaşmak için buradan geçmişlerdi. Daha sonraki yıllarda Gordion dahil, bütün Anadolu Pers İmparatorluğuna dahil olmuştur. Bu devirde de Gordion, Kral Yolu üzerinde önemli bir yer, pazar şehri, konaklama yeri olarak önemini korumuştur. Şehir. M.Ö. 333'te Pers boyunduruğundan kurtulmuştur. Çeşitli mücadelelerin geçtiği bu bölgede M.Ö. 200 yıllarından sonraya ait olabilecek bir şey bulunamamıştır. Bundan sonra Gordion önemini kaybetmiş ve terk edilmiş gibi bir hale gelmiştir. Gordion'un güneydoğusunda yer alan tarihi kapısı, sur içinde yer alan sarayları ve Frig kral ailesi üyeleri ile zenginler ve soylular için yapılmış 80 kadar yığma mezar tepeleri şehrin en önemli özelliklerini yansıtmaktadır. |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Göbeklitepe Höyüğü, 1963'te fark edilen dokuz hektarlık kazı bölgesinin önemi yaklaşık 10 yıl kadar önce tarlasını karasabanla sürerken bulduğu oymalı taşı müzeye götüren Mahmut Kılıç sayesinde anlaşılabilmiştir. Şanlıurfa'ya 25 dakikalık bir mesafede yer alan ve bugüne kadar tarih kitaplarında yer alan savları çürüten bir höyüktür. Höyük, Örencik Köyü yakınlarındadır. 1995 yılında ilk kez Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müze Müdürlüğü'nün işbirliğiyle kazı çalışmalarına başlanmıştır. Kazılar Alman Arkeolog Doç. Dr. Klaus Schmidt’in başkanlığında yürütülmekte olup her yıl eylül ve ekim aylarında 10 haftalık bir süreç içinde yapılmaktadır. Günümüze kadar yapılan kazılar sonucunda bir Neolitik Çağ yerleşimi olduğu anlaşılmıştır. Tarihi M.Ö 9 bin yıllarına uzanan Neolitik Çağ’dan kalma, tapınma amaçlı törensel alanlara ait mimari kalıntılar, dikili taşlar ve üzerinde kabartmalı yabani hayvan ve bitki figürlerinin bulunduğu taşlar günyüzüne çıkartılmıştır. Bölgenin önemi ise günyüzüne çıkarılan en büyük tapınma alanını barındırmasıdır. Günümüze kadar yapılan kazılarda elde edilen bulgular çerçevesinde uzmanlar neolitik çağ insanının henüz çevresinde yer alan hayvanları evcilleştiremediğini düşünmekle birlikte şu açmazı da görmektedirler; kaya yüzeylerine işlenen hayvan figürleri tapınma törenlerinin parçası mıydı yoksa yaşamlarının içinde henüz keşfedilemeyen bir biçimde mi yer almaktaydı. |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Hashöyük, Kırşehir iline bağlı olup Kırşehir'e 35[1] kilometre uzaklıkta olan aynı isimli köydedir. Köyde 20 ev mevcut olup temel geçim kaynagı tarım ve hayvancılıktır köy hızla dışarıya göç vererek gittikçe küçülmektedir. İleride höyükle aynı kaderi paylaşması muhtemeldir. Hashöyük'te 1931 yılında Türk, İtalyan ve Fransız arkeologlar, arkeolog Louis De Laporte başkanlıgında yaklaşık dört yıl süren ilk kazılar yapılmış[kaynak belirtilmeli] bu kazı daha sonra arkeolog Halit Çamlıbel tarafından 1941'de tekrar devam ettirilmiştir. Bu kazılarda tunç dönemine ait eserler bulunmuştur. 1943 yılındaki kazılarda Tunç Çagına ait 5-6 katman bulunmustur. Delaporte Hashöyük'te bulunan kerpiç ve taş yapılaşma izlerine, astarlı çanak ve çömleklere, boynuzdan yapılmış adak ve mühürlere bakarak buranın tarihini M.Ö 4000 in sonu ile 3000[2] in başına kadar götürmektedir. Bazı araştırmacılar bu bulguların Kalkolitik çağa ait olduğunu iddia etmektedir. Bunun sebebi de bu bölgenin asyadan avrupaya göç yolu üzerinde olmasındandır. Hashöyük den çıkarılan eserler Kırşehir müzesinde sergilenmektedir |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Hocaçeşme, Edirne ili merkezinin güney-güneybatısında, Enez ilçe merkezinin 4 km güneydoğusunda (Hocaçeşme ile ilgili yayınlarda, Enez ilçe merkezinden bazen 3, bazen 5, bazen de 7 km uzakta olduğu yazılmaktadır) bulunan bir höyüktür. Keşan-Enez karayolu üzerinde, Yeniköy adlı köyü yaklaşık 2 km geçtikten sonra, yolun güney yanındaki Hocaçeşme veya Çobançeşme adlı çeşmenin hemen kuzeyinde, karayolunun kuzey kenarında yer almaktadır. Höyüğün ismi yanındaki çeşme isminden çıkılarak verilmiştir. İlk defa 1984 yılında Enez kazı ekibinden S. Başaran tarafından saptanan höyükte bilimsel kazı ise 1990 yılında başlamış ve dört yıl sürmüştür. Bu kazı Enez kazılarının bir parçası olarak M. Özdoğan'ın bilimsel başkanlığında gerçekleştirilmiştir Boyutlarına göre oldukça geniş bir alanda (700 metrekare) yapılan kazılar sonucunda Trakya'nın şimdilik en eski yerleşim yeri olduğu anlaşılan höyükte, yüzeyden ana kayaya kadar 7 tabaka tespit edilmiş, bu tabakalar çanak çömlek özelliklerine, 14C tarihlerine göre 4 evrede toplanmıştır. 1. tabaka : 1. evre 2-4. tabakalar : 2. evre 5-6. tabakalar : 3. evre 7. tabaka : 4. evre olarak tanımlanmıştır. Hocaçeşme'nin özellikle 4 ve 3. evreleri Marmara Bölgesi'nden Fikirtepe evresinin sonu, Yarımburgaz'ın 5. tabakası, Çoşkuntepe, belki Kumtepe Ia, Göller Bölgesi'nden Kuruçay 11-13. tabakaları, Hacılar V-I tabakaları ile benzerlikler kurulabilecek özelliklere sahip buluntular vermiştir. Bu evreleri Balkanlar ile karşılaştırıldığında Ön ve Öncü Sesklo, Nea Nikomedia, Frankti I evresi ile benzerlikler kurulabilmektedir [Karul 1994:194]. 2 evre ise Karanovo I-II evreleri ile çağdaştır. Bu alt evrelerde, ilk çiftçi toplulukların, Balkanlar'a Anadolu'dan göç ile geçtiklerinin kanıtları görülmektedir. 4 evrenin olduğu tabakadan alınan 14C örneği GÖ 7.200±180, 3. evreden alınanlar ise GÖ 7.135±270 ve 6.960±65 tarihlerini vermektedir. |
| | |
| | #10 (permalink) |
| Üye Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: ankara Yaş: 28
Mesajlar: 1,896
Tecrübe Puanı: 6 ![]() Rep Puanı : 41 Rep Derecesi :
| Kültepe, Kayseri'de bulunan ve Kaneş harabelerinin bulunduğu ören yeridir. M.Ö. 2000 yılında Anadolu'ya gelen Hitit'lerin kurduğu ilk şehirdir. Kültepe şu anki sınırlar çerçevesinde Kayseri il sınırına dahildir. Kültepe, Kayseri il merkezine 22 km uzaklıktadır. Kültepe Anadolunun en büyük höyüklerinden biridir. Kültepe’nin hemen yanında yer alan Karum’da (Pazarşehir) yapılan kazılarda bu döneme ait çivi yazısı ile çeşitli yazılı tabletler bulunmuş ve bu tabletlerden Asurlu tüccarlarla Hititli yerliler arasındaki ticari ilişkilere ait bilgiler elde edilmiştir. Kültepe, MÖ.4000 yılından Roma Devri sonuna kadar devamlı olarak yerleşme görmüştür. |
| | |
![]() |
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| türkiyedeki bitki toplulukları | tugba | Coğrafya Ders Notları | 2 | 28-02-11 19:07 |
| Türkiyedeki Bankaların BIC Kodları | YitiK | Her Telden ;) | 0 | 29-11-09 11:17 |
| Türkiyedeki Ölümlerin %43 ü Kalp Rahatsızlığından | KeNaN_47 | Sağlık | 0 | 16-01-09 14:01 |
| Türkiyedeki Eğitilebilir İş Eğitim Okulları | YitiK | Öğretim Programları | 0 | 20-08-08 21:18 |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| turkiyedeki hoyukler |
| Seçenekler | |
| |