| | #1 (permalink) |
| GAZNELİLER (963-1187) Gazne Devleti'nin kurucusu olan Alp Tigin, tahminen Samanoğulları Devleti'nde yetişmiş bir Türk komutandı. Cesareti ve zekâsı sayesinde Samanoğulları Devleti'nin en önemli mevkilerine kadar yükseldi. O kadar ki; istediğini hükümdar, istediğini vezir seçtirebilecek bir siyasî güce ulaştı. Onun bu gücünden çekinen Samanoğulları Hükümdarı I. Abdülmelik, onu ülkeden uzaklaştırmak amacıyla Horasan valiliğine atadı. Abdülmelik'ten sonra Samanoğulları tahtına çıkan Mansur bin Nuh, Alp Tigin'i Horasan valiliğinden azletti. Bunun üzerine Belh şehrine çekilen Alp Tigin, burada da tutunamayacağım bildiği için dört bin kadar asker ile Afganistan'a gitti. Gurluları yenerek Gazne'yi aldı (963). Alp Tigin'in temelini attığı bu devlet adını başkent olan Gazne şehrinden aldı. Alp Tigin, Samanoğullarına bağlı olarak ülkesini yönetti. Ölünce yerine geçen oğlu başarılı olamadı. Bundan sonra Gazne çevresine Alptekin’e bağlı komutanlar ve askerler hakim oldular. Daha sonra ülke yönetimi Türk komutanlarından Sebük Tigin'e geçti (977-997). O da Samanoğullarına bağlılığını sürdürdü. 1- Fetih hareketlerine girişen Sebük Tigin ülkenin sınırlarını Doğu Afganistan’a kadar genişletti 2- Özellikle güneye yaptığı seferlerle Toharistan, Zabulistan, Gür ve Belucistan'ı alarak oğlu Mahmut'a Hindistan kapılarını açtı. 3- Bu sırada güç durumda bulunan Samanoğulları, Sebük Tigin'den yardım istedi. Karahanlılarla mücadelede zor duruma düşen Samanoğullan, Sebük Tigin'in yardımları sayesinde bir müddet daha varlıklarını sürdürebildiler. Sebük Tigin 997 yılında öldü. Yönetim saltanat şekline dönüştü. İlk kez padişah unvanının kullandı. SULTAN MAHMUT (998 – 1030) VE GAZNE DEVLETİ’NİN YÜKSELİŞ DÖNEMİ Sebük Tigin ölmeden önce veliaht olarak küçük oğlu İsmail’i seçti. Fakat büyük oğlu Mahmut, İsmail’in hükümdarlığına razı olmadı. Devleti yönetme hakkının kendisine ait olduğunu öne sürerek mücadeleye girişti. Ordu da Mahmut'un tahta geçmesini istiyordu. Kuvvetleri ile Gazne üzerine yürüyen Mahmut, kardeşi İsmail’i yenerek şehri ele geçirdi ve hükümdarlığım ilân etti (998). 4- 999’da Samanoğulları Devleti üzerine bir sefer düzenleyerek Horasan’ı ele geçirdi. Karahanlılar ile anlaşarak Samanoğullarının Maveraünnehir topraklarına Karahanlılar yerleşti. Bu sefer sonunda Abbasi halifesi Kadir Billah Mahmet’un Sultanlığını tasdik etti. Ayrıca hil’at, bayrak ve tac gibi hakimiyet alametleri gönderdi. 5- Gazne’nin batısındaki Sistan’a sefer düzenledi.Sistan ,Mahmut’un hakimiyetini tanımak zorunda kaldı. 6- Karahanlılar üzerinde baskı uygulayan Sultan Mahmut, onları antlaşma yapmak zorunda bıraktı. Bu antlaşma ile Ceyhun sınır olmak üzere, yıkılan Samanoğulları Devleti'nin Horasan topraklan Gazneliler Devleti'ne bırakıldı.Kuzey sınırlarının güvenliğini sağlayan Mahmut, Hindistan üzerine seferler düzenledi. 7- Hindistan seferleri S.Mahmut Karahanlılar ile anlaşma yapıp kuzeyini emniyete alınca yönünü Hindistan’a çevirdi. 1000 yılında başladı ve hayatının sonuna kadar Hindistan’a 17 sefer düzenledi. Hindistan seferlerinin başlıca nedenleri şunlardır: 1) Hindistan'ın yer altı ve yer üstü kaynaklarının zengin, iklim özelliklerinin insana uygun bir bölge olması 2) Hindistan'da İslâmiyet'i yaymak istemesi. 3) İslamiyetin bütünlüğünü tehdit eden bölücü mezhep mensuplarının faaliyetlerine son vermek istemesi 4) Hindistan’ı ele geçirerek güçlenmek ve İslam dünyasının liderliğini ele geçirmek amacında olması Sonuçları: 1) Ülke sınırlarını Ganj nehri kıyılarına kadar (Hindistan’ın pencap , peşaver Multan ,Gücerat, Delhi ve Ganj nehrinin batı yakası) genişletti. 2) Bu seferlerde elde ettiği başarılar, Sultan Mahmut'un İslâm dünyasının kahramanı olmasını sağladı. 3) Hindistan’da İslamiyet yayıldı. 4) Hindistan'daki zengin altın ve mücevherler Gazne'ye taşınarak ülke değerli yapılarla süslendi. Gazne Devleti devrin en zengin devleti oldu. 5) Hindistan'dan getirilen filler ise Gazne ordusuna farklı ve üstün bir özellik kazandırdı. 8- Horasan’daki Faaliyetleri Sultan Mahmut Hindistan üzerinde yoğun faaliyetlerini devam ettirirken diğer işlerini de ihmal etmedi. a) 1003’te Sistan merkezini aldı. Bölgedeki hanedanı ortadan kaldırarak Sistan tamamen Gazne’ye bağlandı. b) Karahanlılar ile mücadele :Sultan Mahmut'un kuzeyde askerî ve siyasî ilişkide bulunduğu en önemli siyasî güç, Karahanlılar olmuştur. Gazne hükümdarı, başlangıçta Karahanlılarla anlaşmış ve Ceyhun nehri arada sınır kabul edilmişti. Ancak Karahanlılarla bu dostluk uzun sürmedi. Batı Karahanlı hükümdarı İlek Nasr, 1006'da Horasan'a girdi. Arkasından Mahmut da harekete geçti. Karahanlılan Buhara yakınlarından mağlûp etti ve Horasan'dan çıkardı. Daha sonraki yıllarda Karahanlı İlek Nasr, Horasan'ı alma gayesinden vazgeçmedi. Fakat her defasında, güçlü Gazneli ordusu karşısında geri çekilmek zorunda kaldı, İlek Nasr'ın ölümünden sonra Karahanlılarla Gazneliler anlaştılar. Mücadelelerini, Müslüman olmayan ülkelere yönelik yapma konusunda karar aldılar. c) Oğuzlar: Selçuklular- Arslan Yagu’nun Hapsedilmesi: Sultan Mahmut'un bir hedefi de, bölgede gitgide büyüyen ve tehlike haline gelen Selçuklular ve başlarındaki Arslan Yabgu idi. Bunun için 1025 tarihinde Sultan Mahmut'la Yusuf Han, Ali Tekin - Arslan Yabgu ittifakına karşı müşterek bir hareket gerçekleştirdiler. Bu seferde, Sultan Mahmut, Arslan Yabgu'yu yakalayarak esir etti. Siyasî aldatmayacayla elde ettiği bu kıymetli esirini Keşmir'deki Kalincar kalesine hapsettirdi. Talihsiz Selçuklu lideri ölümüne kadar bu kalede hapis kaldı. Arslan Yabgu'nun hapis edilmesinden sonra, ona bağlı 4000 çadırlık Oğuz kitlesi, onun peşinden giderek Gazne'ye yerleşti. Önceleri bu duruma müsaade edilmişti. Fakat bir müddet sonra yerli halkla Oğuzlar arasında büyük bir anlaşmazlık çıktı. Sonuçta Gazne Devleti bu Oğuz grubunu ülkeden attı. Mahmut karşısında Ali Tekin, bölgedeki çöle çekilerek kendisini kurtarabildi. Tehlike geçince de geri dönüp topraklarına yeniden yerleşti. Bundan sonra Sultan Mahmut, Ali Tekin'in dışında diğer Karahanlı idarecileriyle iyi geçindi. d) Sultan Mahmut'un önemli siyasî faaliyetlerinden birisi de, Harezm (Harzem) Devleti'nin topraklarını Gazne'ye katmak oldu. 1017 tarihinden sonra Harezm, Gazne'den gönderilen valilerce yönetilmeye başlandı. Sultan Mahmut'un askerî faaliyetleri sonucu Afganistan'daki Gür ve Belucistan bölgeleri de Gazne Devleti'nin hâkimiyetine girdi. Bu bölgeler korunmaya elverişli stratejik yerler olduğu için devletin emniyeti bakımından çok önemliydi. 9- Gazneli Mahmut'un batıdaki faaliyeti : Irak Seferi:Irak'a yönelen Gazne hükümdarı, Büveyhoğullarını yendi ve Bağdat'ta oturan Abbasî halifesini baskıdan kurtardı. Kendisine halife tarafından sultan unvanı verildi. Türk tarihinde ilk defa sultan unvanım kullanan Gazneli Mahmut oldu. Sultan Mahmut, Irak topraklarını da alarak batıda en geniş sınırlara ulaştı. Irak Seferi'nden dönerken yolda hastalandı. Gazne'ye ulaşınca da vefat etti (1030). a) Orta Çağ'da kurulan Müslüman devletlerde, Abbasî Halifeliği ile iyi ilişkiler kurmak bir gelenekti. Bunun için Sultan Mahmut'la Abbasî halifesi Kadir Billâh arasında başlangıçta iyi ilişkiler kuruldu. Saman oğullan tarafından tanınmayan halife, Mahmut tarafından hemen tanındı. Halife de onu, Hint seferleri dolayısıyla takdir ve teşvik etti. Fakat daha sonra, Karahanlılara ait Semerkant şehrinin fermanının kendisine verilmemesi dolayısıyla, Mahmut, halifeye gücendi. Nitekim gelişen olaylar sonrası halife tarafından, Fâtımîlere karşı sert tavır almadığı için itham edildi. Bütün bunlar halife ile Sultan Mahmut arasında soğukluk doğurdu. Fakat Gazneli Mahmut her şeye rağmen, görünüşte halifeye bağlılığını sürdürdü. Onun adını hutbede ve para üzerinde belirtmeye devam etti. b) Sultan Mahmut, Kirman ve Mekran bölgesindeki çeşitli mahallî idareleri kendine bağladı. c) Bunların yanında Irak'a ve İran’ın bir kısmına hâkim olan Büveyhoğulları Devleti ile de mücadele etti. Bu mücadeleler sonucunda Kirman ve Rey bölgeleri Gaznelilerin kontrolüne geçti. 10- Sultan Mahmut'un ölümü Gazneliler Devleti'nin en büyük hükümdarı olan Mahmut, son derece hareketli bir hayat geçirdi. Askerî zaferlerle devletini çok yüksek bir seviyeye çıkardı. 1030 yılında öldüğünde ülkesinin sınırlan Irak'tan Ganj deltasına kadar uzanıyordu. Bunun yanında teşkilâtı oturmuş ve genişlemiş bir devlet bırakmıştı. Özellikle adalet anlayışıyla âdeta tebaasının sevgilisi olmuştu Türk tarihinin en büyük hükümdarlarından biri olan Sultan Mahmut, Gazneliler Devleti'ni imparatorluk haline getirdi. Hindistan'ın önemli bir bölümünü fethederek burada İslâmiyet’in yayılmasını sağladı. Onun zamanında devletin sınırları batıda Irak'a, doğuda Ganj deltasına, güneyde Umman denizine, kuzeyde Aral gölü ve Hazar Denizi'ne kadar uzanıyordu. SULTAN MESUT DÖNEMİ (1030 – 1041) 1- Tahta Geçişi :Gazneli Mahmut, öldükten sonra, yerine veliahdı ve küçük oğlu Muhammed geçti. Bu arada devletin batıbölgelerini yöneten Mesut, bunu kabul etmedi. Halifenin desteğini ve bölgedeki bazı Türkmenleri yanına aldı. Arkasından Karahanlı Ali Tekin'den yardım istedi ve kardeşi üzerine yürüdü. Bu arada Muhammed'in yanındaki bazı ordu komutanları, taraf değiştirip Mesut'un safına geçtiler. Bu durumda Muhammed, kardeşine bir şey yapamayacağım anladı ve tahtı ona terk etti. Bu taht değişikliği Sultan Mahmut'un ölümüyle aynı yıl içinde oldu. 2- İdari düzenlemeleri: Mesut, sultan olunca ülke genelinde yeni birtakım idarî uygulamalara girişti. Veziri değiştirdi. Bazı vali ve komutanları görevden aldı, yerlerine kendi adamlarını atadı. Bu arada Bağdat'ta Kadir Billâh'ın yerine halife olan Kâim Biemrillâh'ın adını hutbeye koydurdu. 3- Sultan Mesut, saltanatının ilk yıllarında Karahanlı Ali Tekin anlaşmazlığıyla karşı karşıya geldi. Mesut, daha önce, tahta çıkarken kendisine yardım etmesi karşılığında ona Huttelan otlaklarını vermeyi vadetmişti. Fakat Ali Tekin'in yardımı olmadan tahta geçince vaadini yerine getirmedi. Bunun üzerine Ali Tekin, istediğini almak için Mesut aleyhine hazırlığa başladı. Selçuklularla ve daha sonra da önce Mesut'un yanında olan Herzem hükümdarı ile anlaştı. Ancak Ali Tekin, Sultan Mesut ile savaşamadan öldü. Böylece Ali Tekin meselesini halleden Sultan Mesut, daha sonra ülkesinin ; çeşitli yörelerindeki meselelere eğildi. 4- Selçuklular ile Mücadele: Bunlardan en önemlisi Horasan ve Rey civarında ayaklanan Türkmenler meselesi idi. Mesut bu ayaklanmayı sert şekilde bastırdı. 1035 yılında Sultan Mesut, en tehlikeli rakipleriyle karşı karşıya kaldı. Bunlar Maveraünnehir bölgesinden ayrılıp, Gaznelilerin Horasan topraklarına geçen Selçuklulardı. Nesa Savaşı (1035) :Ancak, Mesut döneminde Gazneliler için en büyük tehlike Selçuklular idi. Sultan Mesut Maveraünnehir ve Horasan'a doğru ilerleyen Tuğrul ve Çağrı beylerin emrindeki Selçuklular üzerine ordu gönderdi. Nesa yakınlarında 1035 yılında yapılan savaşta Gazne ordusu yenildi. Savaşı kazanan Selçuklular Horasan bölgesinde gittikçe güçlendiler ve Belh şehrini ele geçirdiler. Bu haberi alan Sultan Mesut yeniden ordu hazırlayarak Selçukluları Horasan'dan çıkarmak istedi. Serahs Savaşı (1038) : Selçuklular Serahs yakınlarında yapılan savaşta Gaznelilere karşı ikinci defa zafer kazandı (1038). Tuğrul Bey bu başarıdan sonra Horasan'ın önemli bir şehri olan Nişabur'a girdi. Selçuklu-Gazneli üstünlük mücadelesi 1040 yılında Dandanakan Meydan Muharebesi'nde çözüldü. Dandanakan Savaşı (1040) : Sultan Mesut, Gazne Devleti için gittikçe büyük bir tehdit oluşturan Selçukluları tamamen etkisiz kılmak amacıyla güçlü bir ordu hazırlayarak tekrar harekete geçti.Fillerle güçlendirilen Gazne ordusu Dandanakan'da Tuğrul ve Çağrı beylerin komutasındaki Selçuklu ordusuyla karşılaştı. Savaş üç gün sürdü. Sultan Mesut kahramanca savaşmasına rağmen yenildi ve savaş alanından kaçarak canını kurtarabildi. 1040 Dandanakan Savaşı’nın sonuçları 1) Bütün gücüyle bu muharebeye hazırlanmış olan Sultan Mesut, mücadeleyi kaybetti. 2) Dandanakan Savaşı, hem Selçuklular hem de Gazneliler için bir dönüm noktası oldu. Bu savaşı kazanan Tuğrul ve Çağrı beyler Büyük Selçuklu Devleti'ni kurdular. Bu devlet kısa sürede güçlenerek büyük bir imparatorluk hâline gelirken, Dandanakan Savaşı'nı kaybeden Gazneliler Devleti ise hızla zayıfladı. 3) Muharebenin sonunda, Gazneliler, Horasan ve İran topraklarını kaybettiler ve büyük bir darbe yediler. 4) Dandanakan'da Selçuklulara yenilen Mesut, Gazne'ye çekildi. Fakat Selçuklulardan gözü yılmıştı. Bu bakımdan kendisini Gazne'de emniyette hissetmedi. Bütün hazinelerini toplayarak Hindistan'a gitmeye karar verdi. Yolda ordusunda isyan çıktı, isyancılar Mesut'u esir edip, hazinesini yağmaladılar. Daha sonra Hindistan'da bir kaleye hapsedilen Mesut, 1041 'de orada öldürüldü. 5) Dandanakan Meydan Muharebesi, Gazneli Devleti'nin tarihinde bir dönüm noktası oldu. Gazneliler, Hindistan dışındaki topraklarının çoğunu kaybettiler. Arkasından Mesut'un bir isyan sonunda öldürülmesi, hazinenin yağmalanması devleti yıprattı ve gerilemeyi başlattı. Sultan Mesut, daha güçlü bir ordu hazırlayıp yeniden Selçuklular üzerine yürümek amacıyla ailesini ve hazinesini alarak Gazne'den Hindistan'a hareket etti. Ancak Mesut, yolda ayaklanan askerleri tarafından öldürüldü (1041). Sultan Mesut, askerî yönü ve siyasî yeteneği düşük bir hükümdardı. Çevresine ve komutanlarına beklenen güveni verememişti. Mesut, babası Sultan Mahmut kadar başarılı bir devlet adamı değildi. Babasının başarılı komutanlarını çeşitli nedenlerle gücendirdi. Değerli devlet adamlarını görevlerinden aldı. Bu durum Sultan Mesut'un tahtta desteksiz kalmasına neden oldu. Bunun yanında, devrinin, Selçuklular gibi genç ve dinamik bir siyasî güce tesadüf etmesi onun için şanssızlık olmuştu. GAZNELİLER DEVLETİ’NİN GERİLEMESİ MEVDUD 1- Ayaklanarak Sultan Mesut'u öldüren Gazneli askerler, onun yerine kardeşi Muhammet'i tahta çıkardılar; fakat Mesut'un oğlu Mevdut amcası ile mücadeleye girerek tahtı ele geçirdi.Sonuçta 1041'de devletin başına Mevdut geçti. 2- Mevdut, kaybedilen topraklan geri almak için Selçuklularla mücadele etti. Fakat başarılı olamadı. 3- Ölümünden sonraki dönemde bir taht mücadelesi devresi yaşandı. 4- Mevdut, Selçuklular üzerine yapacağı sefere hazırlanırken öldü (1048). 5- Ülkede on yıla yakın bir süre taht kavgaları yaşandı. Bu kavgalar İbrahim'in sultan olmasıyla sona erdi (1059). 6- Sultan İbrahim Selçuklularla akrabalık kurdu ve onlarla iyi geçinmeye çalıştı. Kuzeyden gelecek saldırılardan bu şekilde kurtulan İbrahim, Hindistan seferlerine ağırlık verdi. Kırk yıllık hükümdarlığı döneminde devleti toparlayan Sultan İbrahim 1099 'da öldü. SULTAN BEHRAMŞAH Gaznelilerin son büyük hükümdarı oldu. (1117) Onun döneminde Gazne Devleti artık bağımsız bir devlet olmayıp Selçuklu hâkimiyetine girdi. 1- Behramşah, öncelikle Hindistan'da kendisine karşı çıkarılan ayaklanmayı bastırdı. 2- Daha sonra devlet işlerini düzene koydu. 3- 1134 tarihinde iyice güçlenen ve kendisine güveni artan Gazne sultanı, taht mücadeleleri sırasında girilen Selçuklu hâkimiyetinden çıktı. 4- Bunun üzerine Selçuklu sultanı Sancar, sefer yaparak Gazne'ye girdi. Behramşah, Sancar'dan özür dileyerek bağlılığını bildirdi. Sancar da onu affetti. 5- Behramşah'ın bir siyasî faaliyeti de Gür Devleti'ne yönelik oldu. Behramşah, Gur'daki iktidar mücadelesine karıştı. Bunun üzerine Gurlularla Gazneliler arasında büyük bir mücadele başladı. Bu mücadeleler sonunda Gür hükümdarı Alaeddin Hüseyin, Gazne'ye kadar geldi ve şehri yakıp yıktı. Halkı kılıçtan geçirdi. Bu arada Behramşah Hindistan'a çekilmişti. 6- 1152 yılında Gür hükümdarının Selçuklulara yenilmesi, Behramşah'a Gazne'ye yeniden hâkim olma fırsatını verdi. GAZNELİLER DEVLETİ'NİN YIKILIŞI 1- HÜSREVŞAH : Behramşah ölünce, yerine oğlu Hüsrevşah geçti. Bu arada Gurlular Gazneliler Devleti'ni sıkıştırmaya devam ettiler. Artık İslam dünyasının bu bölgesinde Gazneliler Devleti küçülmeye, yerini Gurlular almaya başlamıştı. Özellikle Selçuklu sultanı Sancar’ın ölümünden sonra bu durum daha da hızlandı. Sonuçta Hüsrevşah, Gür baskısına dayanamayarak Gazne'yi terk etmek zorunda kaldı. Başkenti Lahor'a taşıdı. 1160'da orada vefat etti. 2- Yerine geçen HÜSREV MELİK, Gazne Devleti'ni toparlayacak bilgi ve yeteneğe sahip değildi. Zaten Türk ve yerli emirler ona itaat etmeyerek kendi başlarına hareket eder olmuşlardı. Devletin kötü gidişine rağmen Hüsrev Melik, zevk ve sefaya daldı. Son anda mücadele ettiyse de devletini yıkılmaktan kurtaramadı. Yıkılışı : 1187'da Lahor'a girmeyi başaran Gurlular, Gazneliler Devleti'ne son verdiler. Gaznelilerin Tarihi Önemi Asya'nın önemli bir bölgesinde, iki yüzyıl kadar yaşayan Gazneliler hanedanı ve devleti, dünya ve İslam tarihi içinde büyük bir yer tutmuştur. 1- Sebük Tekin Padişah unvanını kullanan ilk Türk hükümdarıdır. 2- Abbasi halifesi tarafından Gazneli Mahmut’a “Sultan “ unvanı verilmiş ve bu unvanı kullanan ilk Türk hükümdarı olmuştur. 3- Hakim oldukları bölgelerdeki halk çok farklı milletlerden oluşmaktaydı. Bu durum yıkılmalarında önemli bir etken olmuştur. 4- Fars ve Arap kültürünün etkisinde kalmışlardır. 5- Çok uluslu yapıları nedeniyle milli birlik kurulamamıştır. 6- 200 yıla yakın bir dönem içerisinde, Hindistan'da İslâmiyet'in yayılıp kökleşmesinde birinci derecede etkili olan devlet Gaznelilerdir. 7- Gazneliler, Hindistan'da ileride kurulacak Türk-İslâm devletlerine temel oluşturmuştur. 8- Bununla beraber Türk kültürünün ve İslâm medeniyetinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. 9- Gazneliler, yaşadıkları dönemin bir kısmında Türk-İslâm dünyasının liderliğini yapmışlardır. | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| gazneliler |
| Seçenekler | |
| |